Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

27 Aralık 2008 Cumartesi

Dastini dastini danalı bebek elleri kolları kınalı bebek

İnsanın çocuğu olunca hayatı ne kadar değişiyormuş. Ben olmaktan çıkıp biz oluyormuş insan. O kadar küçük bedeni bir birey olarak kabul edemiyor, kendini çoğalmış gibi hissediyorsun. Ortada küçücük bir canlı var ama senden ayrı düşünemiyorsun onu. Belki de dokuz ay içinde büyüttüğün için onun senden ayrılmasını kabullenmek çok zor. Bugün uyurken seyrettim bebeğimi. Göğsümde uyuyordu öyle huzurlu öyle güzel görünüyordu ki onu gögsümden içeri sokmak geldi, onunla tekrar bütünleşmek. Bugünlerin çabuk geçeceğini bilmek beni çok üzüyor. Her anını kafama kazımak istiyorum ama şimdi bir ay önceki halini bile unuttum, sanki sadece şimdiyi yaşıyoruz, geçmişimiz geleceğimiz yok. Şu anın mutluluğu o kadar büyük ki ne geçmiş ne gelecek umurumuzda.

Bu aralar kafam karışık, artık Ahmetin kendi kendine uyumayı öğrenme vakti geldi ama o kadar şarkılı türkülü uyuyoruz ki nasıl yanlız ve sessiz uyumayı öğreteceğim bilmiyorum. Bir sürü kitap aldım düzenli uyku alışkanlıkları ile ilgili ama fırsat yok ki okumaya. Anne adaylarına şiddetli tavsiye. Hamile iken sadece hamilelik ile ilgili kitaplar okuyup doğum sonrasını ihmal etmeyin. Bebek olunca hiçbir şey okumaya fırsat olmuyor çünkü. En azından ilk altı ayı ile ilgili bilgilenin. Ben yapmadım hata ettim.

Başlıkta dedemizden inci. Hep beraberken herkese değdi bebek uyutma işi. Babam en son ninniyi 25 yıl önce söylediği için "dandini dandini dastana danalar girmiş bostana" olmuş "dasdini dasdini danalı bebek" arkasına da yıllar öncesinin meşhur şarkısı "elleri kolları kınalı bebek" eklenince tam olmuş :) Şimdi eğlence olsun diye ben bile böyle söylüyorum. Daha bir çok şarkı ile beraber, saçma sapan sözleri arka arkaya ekleyip şarkılar yapıyoruz. Dedemiz ilkokul öğretmeni olduğundan malzemesi çok. Bizde ondan ne kaptıysak artık. Listemiz çok hareketli, şimdilik Top 3 şarkımız, "Mini mini bir kuş donmuştu", "Yepyeni bir topacım var ucu süslü kırbacım var" ve "Köpek uçmak istemiş bir gün kargaya gitmiş" olarak şekilleniyor. Babamdan yenilerini öğrendikçe repertuarımı genişleteceğim. Üst kat komşumuz ne düşünüyor acaba şahane sesimle ilgili :)

Bu kadar küçük bebek bizim söylediğimiz şarkıları anlıyor mu? Bilmem ve aslında hiç sanmam ama kendisine yapıldığını kesinlikle anlıyor ve durup dinlemeye başlıyor. Keyfi yerindeyse gülücükler atıyor.

Geçen doktora gittiğimizde gaz işine yoğunlaştık yazamadık. Aylık kontrolümüzü de yaptı doktorumuz. 6300 gr ve 61 cm olmuşuz. Boyumuz genetik olarak biraz uzun. Onun haricinde gelişimimiz normal. Pazartesi verem ve karma aşılarımız vurulacak. İnşallah çok problem yaşamadan atlatırız o günü.

26 Aralık 2008 Cuma

Sepet sepet yumurta sakın beni unutma :)

Çok hareketli geçti günler Edirnede. Onun için bol resim az yazı koydum bu seferlik.

40ımızın çıkışını üç gün süren törenler ile kutladık. Önce havayı güzel bulduğumuz için 39. günde Maltepe Carrefoura gittik. Çok şükür oğluş iki saat gezmemize izin verdi. Sonra yaygarayı kopardı. Arabaya kendimizi nasıl attığımızı bilemedik. Açlığa hiç tahammülü yok bu çocuğun.


40. gün giyindik süslendik, apartmandan komşumuz Nihal ablaya gittik. Sağolsun çok güzel şeyler yapmıştı. Orada da baştan kıyameti kopartsa da sonradan uyuduğu için rahat ettik. Nihal abla çok güzel bir yelek verdi el öpme hediyesi olarak.






Sonrası malum, 41. günü Edirneye yola çıktık. Araba sarstığı için beşik gibi geldi tüm yol uyudu ama tam Edirneye girmek için gişelerden çıkmıştık ki kıyamet koptu. Eee bütün Edirne duymalıydı oğlumun geldiğini, nitekim de duydu. Sesi kısılmış ağlamaktan.
Annemle babam sağolsun Ahmete baktıkları için biz Cumartesi günü de dışarı çıkmaya fırsat bulduk. Ahmeti oyalamayı başaramadıkları noktada bizi arayıp eve çağırıyorlardı. Oğlum ikişer saatten iki defa dışarı çıkmamıza izin verdi sağolsun. Edirne acayip değişmiş güzelleşmiş ama en güzel mevsimi bahardır bi de o zaman gidip görmek lazım.

Bol bol aile fotosu çekildik onu sakin yakalayabildiğimiz zamanlarda.




Dede bir tarafa anneanne öbür tarafa. Biri sallar uyutur, diğeri bir sürü şarkı türkü söyler. Oğlumun her türlü konforunu tamam ettiler. Sırf o yüzden ilk gülümsemesini anne babasına değil de onlara gösterdi.


Sonunda bayram geldi çattı. Bende özene bezene aldığım bayramlıklarını giydirdim üstüne. Maşallah pek bi güzel durdu üstünde. Eh kıyafet bu kadar güzel olunca dededen de kocaman bi harçlık koparttık tabi..

Bayram sonrası, bayram süresince bebek görmeye gelen bazı misafirlerimize bebişi götürdük. Yumurtalarımızı topladık. 40 uçurmaya gidildiğinde yumurta verilirmiş, yeni öğrendim. Nedenini sordum, yumurta gibi olsun diye dediler. Ne alaka anlamadım. Adet işte yerini buldu.



En sonda bebek mevlüdünü yaptık. Yine özene bezene aldığım, fakat büyüme hızını hesaplayamadığım için oğluma memur ceketi gibi duran yeleği ile mevlüt kıyafetimiz. Ekruya bayılırım diye bu renk aldım çok hoşuma gide gide. Büyüğü de vardı oysa ama emanet gibi durmasın dedim yine de durdu :P Yeleğin düğmeleri öne almak zorunda kaldık yine de ancak geldi.


Bu da şakacıktan lohusa ben. 60 günlük bebeğe neden böyle yapıyoruz giyeyim üstüme güzel bir kıyafet dedim. Olmaz adet böyle illa o geceliği giyeceksin, o yatağa yatacaksın dediler. Bir önceki gece oğlum mevlüt heyecanından herhalde, hiç uyumadı. Sabah dört buçuktu anneannesi ve ben sızıp kaldığımızda. Anneanne erken kalkıp işler yapacaktı, uyanamamış. Mevlüde yapılacak pirinçleri vaktiyle ıslayamadığı için çok üzüldü ama sonrasında güzel oldu herşey. O gecenin ardından aslında hiç te fena gelmedi o yatakta oturmak, keşke baştan itiraz etmeseymişim :)


24 Aralık 2008 Çarşamba

Auvvvv

Babasıyla benim çıkardığım sesler felaket. Daha çok ta benim çıkardığım sesler :) Çevreye verdiğimiz geçici rahatsızlıktan dolayı özür dileriz.

22 Aralık 2008 Pazartesi

Evimize döndük

17 günlük Edirne tatili bitti artık evimizdeyiz. Çok hareketli günler geçirdik ama yine kuzu ile başbaşa kaldığım için şimdilik yazacak vakit yok. Ahmedim bu aralar çok çok huzursuz. Hiç uyumuyor ve sürekli ağlıyor. Doktorlar gazdır ya da kum döküyor olabilir dediler ama verdikleri ilaçta çare olmadı maalesef. Perşembe günü yine gideceğiz inşallah sadece gazdır sıkıntısı. Aşağıda en son 3 gün önce uyuduğu günlerden kalma bir resim. Keşke tekrar uyusa böyle yavrum... Elimden hiçbir şey gelmiyor sadece dua edebiliyorum. Hem kendini hem de beni o kadar üzüyor ve yoruyor ki, açıkçası çok çaresiz günler geçiriyoruz iki gündür.

2 Aralık 2008 Salı

40 ımız çıktı çıkacak

Bugün 38 günlük oldu Ahmetçik. Perşembe günü kırkımız çıkıyor. Hayatımda duymadığım kadar çok hurafe duydum kırkıyla ilgili. Hurafemi değil mi onu da bilmiyorum ya. Ama en beğendiğim kırk çıkınca bebeği ve annesini dışarı çıkarmak lazımmış. Ne kadar uzağa götürülürse o kadar uzun ömürlü olurmuş bebek. Son iki aydır evin 3-5 km uzağına gidemediğim için bunu çok beğendim. Biz de Cuma günü anneanne ve dedeye bayramı geçirmek ve bayram sonrası bebek mevlüdünü yapmak için gideceğiz. Tahminen 15-20 gün Edirnedeyiz. Bebek mevlüdü hiç görmedim ama annemin anlattığı kadarı ile enteresan bir şey. Bakalım bunu da tecrübe edeceğiz ve dönüşte başıma neler geldi yazacağım.

Dün tekrar kuzuyu oyun halısına yatırdım, oynama performansını babası beğemedi sanırım bana bunu iki-üç ay sonra çıkar dedi :( Oysa oğlum elini oyuncaklara vuruyor, babası bunun rastgele olduğunu düşünüyor ama olsun istemeden de olsa vuruyor işte.




Bizim zamanımızda yoktu böyle şeyler deyip bende yanına sığıştım.

Cicimiz babamızın arkadaşı Samir abimizin hediyesi. Kendisine çok çok teşekkür ederim bir kere daha.


Kuzunun favori uyuma pozisyonu. O ayakları poposunun altına toplayıp uyumaya bayılıyor. El kadar bebenin favori pozisyonunu nereden biliyorsun derseniz, öyle uyuduğunda uzun uyuyor. Sırt üstü yattığında daha çabuk uyanıyor oradan biliyorum :) Aslında bunun birçok sebebi var, birincisi karnının üstüne yattığı için gaz sancısı az oluyor ve yüzüstü yatarken ellerini oynatamadığı için kendini uyandıramıyor. Yine de doktorlar bu uyku pozisyonunu tavsiye etmiyorlar. Rahat etsin diye gündüzleri bu pozisyonda yatırıp sürekli kontrol ediyorum. Geceleri ise sırtüstü yatıyor.