Simdilik yazmaya cok vakit yok. Onun icin resimlerimizi koyuyorum ama en kisa zamanda Ahmedim ve super anne Ilknurun maceralari gelecek. 5 gunde bile iyi malzeme biriktirdim acemilik konusunda anneannemiz yanimizda olmasina ragmen. O gidince ne yapariz bilmiyorum.
30 Ekim 2008 Perşembe
28 Ekim 2008 Salı
Küçük oğlum geldiiiii teyzeleri amcaları
Oğlum çirkinim 25 Ekim günü saat 13:35' te 38+3 günlükken dünyaya gözlerini açtı. Çok şükür normal doğum yapmak kısmet oldu. İnanılmaz ve anlatılamaz bir duyguymuş normal doğum... Doğum hikayemiz ve yakışıklı oğlumun yakışıklı resimleri ile en kısa zamanda aranıza döneriz umuyorum. Şimdilik emme/emzirme ve uykusal sorunlar ile uğraştığımız için kendimizde değiliz.
23 Ekim 2008 Perşembe
yine korkuttu bizi Ahmet
38+1 olduk bugün maşallah. Doğuma 14 gün kalmış gibi görünüyor. Dün kontrolümüz vardı, oradan Maltepe Carrefoura uğrayacak akşamına da tiyatroya gidecektik. Yoğun bir gün olacaktı ama bu kadarını hiç tahmin etmemiştik..
Önce babamızın aynı zamanda bizim okulumuza uğradık biraz zaman geçirdik. Oradan doktorumuza gittik ama yine doğru düzgün bir şey göremedik. Gelmeye yakın saklıyor kendini yaramazımız. NST si güzel çıktı, çok şükür her şey yolunda. Kilo 3400 gr, boy yaklaşık 53 cm (bu kısmında yanılma payı olmasını umuyorum, yoksa 0-3 aylık hiçbir kıyafetini giydirmek mümkün olmayacak :( ) Doktorumuz normal doğum için herşeyin uygun olup olmadığına baktı herşey yolunda ama kontrole bağlı ufak bir sıkıntı olabilir dedi. Aklımdaki soru işaretlerini temizlemek için bir sürü soru sorup içim rahatlamış bir vaziyette geri döndük.
Bu arada artık insanların ikiz mi diye sormalarından baygınlık geldi. Karnım bu kadar mı büyük? ben onunla yaşamaya alıştığım için garip gelmiyor ama etraftaki tepkiler beni bitirecek. Her gören önce ikiz mi diye soruyor tek derseniz bebek iri mi diye :) Sokağa çıkasım yok bu aralar doğsa da ben de bu sorulardan kurtulsam diyeceğim ama biliyorum doğum sonrası göbek kalacak bu sefer ona hamilemisin diye soracaklar; kısmet yok ki bende. Doğuma çeyrek kala duyuruyorum bebeğim tek, iri değil, iri olan tek şey benim karnımmmmmmm........
Oradan Maltepe Carrefoura geçtik, ben kendimi gayet iyi hissediyordum aslında. Blogu takip eden hem İstanbullu hem Anadolu yakasında oturan hem de hamile olan varsa küçük bir tiyo vereyim. Maltepe Carrefourdaki Chicco ara ara timsah indirimi diye bir indirim yapıyor. İnanılmaz indirim ile her türlü bebek ihtiyaçlarını alabiliyorsunuz fakatttttttttt sabahın bir köründe gitmek, sıraya girmek, mağazada bir meydan muharebesinin ortasında kalmak gibi bir sürü şeyi göze alacaksınız. Biz bunu bir arkadaşımızdan duyup ilkine gitmiştik kalabalığı görünce dönüp geldik. Hamile hamile hiçbir şey o riske girmeye değmezdi açıkçası. Alışveriş merkezine bir başka gidişimizde bir de gördük ki bu indirimden kalan ürünleri mağazada aynı fiyata satıyorlar. Ve oğlumun ilk alışverişlerini böylece yapmıştım. 5 Ekim de bir kere daha vardı bu indirim günü. Bu hamile halim ile o kalabalığın içine hiçbir şey beni sokamayacağı için :) geçen defadan tecrübeli olan ben indiriminden sonraki ilk fırsatta oraya gitmeyi çok istiyordum belki ihtiyacımız olan bir şeyler buluruz diye. Babamız sağ olsun kırmadı götürdü bizi. Bizde gidişimizi boşa çıkarmayalım alalım bir şeyler dedik.
Oradan Maltepe Carrefoura geçtik, ben kendimi gayet iyi hissediyordum aslında. Blogu takip eden hem İstanbullu hem Anadolu yakasında oturan hem de hamile olan varsa küçük bir tiyo vereyim. Maltepe Carrefourdaki Chicco ara ara timsah indirimi diye bir indirim yapıyor. İnanılmaz indirim ile her türlü bebek ihtiyaçlarını alabiliyorsunuz fakatttttttttt sabahın bir köründe gitmek, sıraya girmek, mağazada bir meydan muharebesinin ortasında kalmak gibi bir sürü şeyi göze alacaksınız. Biz bunu bir arkadaşımızdan duyup ilkine gitmiştik kalabalığı görünce dönüp geldik. Hamile hamile hiçbir şey o riske girmeye değmezdi açıkçası. Alışveriş merkezine bir başka gidişimizde bir de gördük ki bu indirimden kalan ürünleri mağazada aynı fiyata satıyorlar. Ve oğlumun ilk alışverişlerini böylece yapmıştım. 5 Ekim de bir kere daha vardı bu indirim günü. Bu hamile halim ile o kalabalığın içine hiçbir şey beni sokamayacağı için :) geçen defadan tecrübeli olan ben indiriminden sonraki ilk fırsatta oraya gitmeyi çok istiyordum belki ihtiyacımız olan bir şeyler buluruz diye. Babamız sağ olsun kırmadı götürdü bizi. Bizde gidişimizi boşa çıkarmayalım alalım bir şeyler dedik.
Bornoz ne zamandır arıyordum ama havlumuz çok var diye yaşına göre aldım bornozunu.
Biberon daha önce bir tane almıştım ama dün haberleri duyunca polikarbon bile olsa kullanıp kullanmamakta kararsız kaldım. Cam biberon görünce kaçırmayayım dedim.
Oradan tekrar okula geçtik, tiyatroyu beklemeye başladık ki bende gariplikler başladı. Sabırla geçmesini bekledim ama durum benim açımdan ciddileşmeye başlayınca doktorumuzu aradık o da bir şeyden şüphelenmediğini ama içimiz rahat etsin diye hastaneye gitmemizi söyledi. Biz tekrar yollarda hastaneye geri döndük. (Allahtan valizim arabaya inmişti bir gün önce, buna rağmen babamız fotoğraf makinası ve bebek şekerleri yok diye dalga geçti benimle) Tekrar NST ve kontrol ile ciddi bir sıkıntımızın olmadığını söyleyip geri gönderdiler bizi.
Yarım saat gecikme ile tiyatromuza da gittik :) Hiçbir şeyden geri kalmayalım diye.. 39 Basamak isimli bir oyundu. Oyunun ilk kısmını göremeyince ilk perdede çok duruma hakim olamasak ta dekoru açısından çok çok güzel bir oyundu. Oyunculuklar çok iyiydi ve harcadıkları çaba gerçekten takdir edilesiydi.
Bugün de bebek şekerlerinin geri kalan işlerini tamamladım, ütüleri halletmeye çalıştım, kuzunun yastıklarını hallettim. Şekerler için yazı da yazıldı, şekerlere konuldu ama bir kısmı daha devam ettiği için sepetteki halini en son görüntüleyeceğim. İşte son hali ile şekercikler.... İçi pek görünmüyor ama bir büyük mavi 3 küçük beyaz badem şekeri ile süsledim.
Bu arada anneannenin getirdikleri ve buradan aldıklarını paylaşayım. Bu tüm çarşıyı ve dört tuhafiyeyi gezdikten sonra bulabildiğimiz sarı tülbentimiz (insan hurafe yapacağım diye bu kadar kasar mı kasarmış...)
Bu da teyzemizin hediyesi..
Annemle beraber çarşıya çıkıp dayanamayıp aldık. Babanın hala haberi yok bunlardan. Eh blogu da okumadığı için rahatlıkla yazayım :)
Bu da babacığın ve benim bir arkadaşımızın daha doğrusu evlenirken davetiyelerimiz için tanıştığımız matbaacımız sonradan arkadaşımız tarafından hediye gönderilmiş. Çiçeklere bayılırım hem de bu kadar güzeline daha da bayılırım çok saolsun...
21 Ekim 2008 Salı
son günler
Son günlerimiz yaklaşıyor. Takvimler 37+6 sınız ve tahminen doğumunuza 15 gün kaldı diyor. Kafalar karışık (en azından benimki), bir sürü soru işareti ile cebelleşip duruyorum. Özlemişim bloga yazmayı ama anneannemiz geldiğinden beri günler öyle dolu geçiyor ki yazmaya fırsat bulamıyorum bir türlü. Artık ağırdan ağır olduk. 14. kilomuzu aldık ve bu kilo ile doğuma gidebilmeyi çok istiyoruz. Evin etrafında kısa yürüyüşler haricinde bu aralar çok dışarı çıkamadık ama hergün yürüyüş yapmaya gayret ediyoruz. Bir de doğumu kolaylaştırdığı için merdiven inip çıkıyoruz.
Ayın 20 si ile doğum dönemine girdik. Doktorumuz da 10 kasıma kadar bekleyebiliriz dedi. Ben bunu herkese anlatmıştım, canım arkadaşlarımdan biri doğumu 20 si sanmış ve dün acayip bir telefon trafiği yaşandı. Kızlar (altın kızlar da olur, bermuda şeytan üçgeni de ama ben olmayınca çok ta şeytanlıkları kalmıyor onların) panik içinde doğurdun mu diye aradılar. Bu aralar zaten o kadar çok arayanımız var ki, çok seviniyorum arkadaşlarım beni hatırlayıp düşündüğü için, doğumu yaklaşan arkadaşlarımı sık sık arardım bir ses duymaya ihtiyaçları vardır diye. Şimdi sağolsunlar arkadaşlarım da beni yanlız bırakmıyorlar..
Son on günde neler oldu kısaca not düşeyim; (Fotoğraflar çok yakında......)
* Ev temizliği başladı. Yavaş yavaş yapıyoruz yoksa çok yorucu oluyor. Benim bir şey yaptığım da yok zaten, annemi seyrediyorum çoklukla.
* Bebek şekerleri keselere kondu. Sadece bebek şekerlerinin yazısı kaldı ona da karar verdik te bir tek basılması kaldı.
* Bebek dolabı yerleşti
* Hastane valizimiz ve oto koltuğu arabaya indi
* Dolabı için güzel bir kumaştan perde yapılıyor (dolap kapakları ile başımız belada da)
* Son posta eşyalar yıkanacak ütülenecek bir iki gün içinde. Annem sağ olsun yine ciciler getirmiş oğluma, eh bir iki de biz aldık buradan :)
* Lohusa yatağı için saklanan uyku seti çıkarıldı, bir güzel ütülendi. İçinde keyifle yatılmayı bekliyor. (Sanırım keyfini benden çok babacık yapacak)
* İş güç bitti hurafeleri tamamlıyoruz, al basmaması için kırmızı kurdela, bebek sarılık olmasın diye sarı tülbent aldık (öyle kolay bulunmuyor sarı tülbent bütün çarşıyı gezdik.)
* Kordon kanı araştırmasını yaptık. 15 yıl saklanabiliyormuş sadece ve çok ta kanıtlanmış bir kullanımı yok diye vazgeçtik
* Normal doğum için epiduralli mi yoksa doğal doğum mu olsun diye kafa yorduk epey. Aslında hastanede yapılmıyor ama anestezi uzmanı dışarıdan gelebiliyormuş ama sanırım en doğalını tercih edeceğim.
* Normal doğum videosu seyretmemek için hala büyük çaba sarf ediyorum. Umarım doğuma kadar kendime yenik düşmem :) Normal doğum hikayeleri okumaya tam gaz devam, onlar motive edici oluyor. Ne de olsa kucağına bebeğini almış bir anne her acıyı unuttuğundan genel de pozitif yazılar oluyor normal doğum yazıları..
* Bugün doğum öncesi son süt kuponlarımızı aldık, bir güzel oğluma süt ziyafeti çektim. Dünden beri bel ağrısı vardı çok. Yanına bir de bulanık görme eklenince korkup tansiyon ölçtürmeye gittik. 9/6 çıktı. Zaten hamileliğim boyunca 10/7 nin üstüne çıkmamıştı ama yine de gebelik zehirlenmesi belirtisi olabileceği için korkuyor insan.
* Kuzu yerim çok dar demeden maşallah hareket ediyor. Hatta bazen eskisinden de hareketli oluyor ama her zaman değil tabi ama anneyi korkutmayacak kadar işte.
Doktora pazartesi gitmemiz gerekiyordu ama çok yoğun olduğu için ertesi güne kaldık. İnşallah babamız işlerini ayarlayabilirse bizi kısa süreliğine de olsa alışveriş merkezine götürecek. Akşama da 39 Basamak isimli bir oyuna gideceğiz. Herşey yolunda giderse tabi. Çok merak ediyorum kuzucuk kaç kilo olmuş, suyu nasıl? Doğumun başlaması ile ilgili herhangi bir belirti var mı? Bakalım yarın sorularımıza cevaplar almış olarak geliriz inşallah. Ya da belki gelemeden doğururuz belli mi olur :P Artık herşey mümkün. Bizi izlemeye devam edinn...
11 Ekim 2008 Cumartesi
en sıcak haberler
Bugün doktora gittik biz. 36+2 haftalık kontrolümüzde güzel geçti. Oğlum kuzum 3 kilo 49 cm olmuş maşallah. (Artık minik kurbağam desem ayıp edeceğim ona) Doktorumuz doğum kilosunu 3300-3500 arası bekliyor. Çok şükür herşey yolunda gelişimi güzel. Bu sefer haftası ile 2 gün farkı çıktı. Pek bakamamışım galiba, 10 günlük arayı kapamışız :) Kilosunun böyle olmasına sevindim aslında, normal doğum istediğim için 4 kilonun üzerine çıkar ise doktorumuz sezeryan önerecekti çünkü. Bugün ilk defa NST ye bağlandık. Eğlenceli imiş, babamızı almadılar içeriye onun için sıkıldık biraz ama kalp atışlarını gümbür gümbür duymak çok güzeldi. Kan sayımı da yaptırdık onunla ilgili de bir problem yokmuş. Artık haftada bir gideceğiz doktora daha sık görüşeceğiz oğlumla bu da güzel oldu. Doğuma yaklaşık 3 haftamız kaldı, heyecan bugün doğumhane katını gezmemiz ile birlikte tavan yaptı. Sanırım günler yaklaştıkça daha da artacak.
Ben de kendimi oyalamak için bir sürü plan yapmaya çalışıyorum, dün tiyatrodaydık, Kaygan Zemin isimli bir oyun seyrettik. 21 ve 30 una da bir tiyatro ve konser bileti aldım (hem eve hem hastaneye yakın yerdeyiz:) ) Pazartesi annecim geliyor onunla beraber yapacak bir sürü şey buluruz herhalde onun için zaman daha hızlı geçecek inşallah.
Bu arada babamıza doğum gününde yapamadığımız süprizi yaptık. Sevdiğimiz arkadaşlarımız ile küçük bir kutlama yaptık. Onun da hoşuna gitti. Tekrar doğum günün kutlu olsun tazecik baba adayımız...
6 Ekim 2008 Pazartesi
babamız doğum günün kutlu olsun ...
Geçen gün yazmak isteyip te yazamadığım bayram tatilimizi şimdi yazayım. Benim artık son haftalara yaklaşmış olmam yüzünden memlekete gidemeden evimizde karı-koca beraber geçirdik bu bayramı. İki kişi olunca bayram olarak biraz sönük geçse de Yasserin evde olması ve Ramazan ayında neredeyse hiç dışarı çıkamadığımız için bol bol gezdik beraber. Açık hava çok iyi geldi. Havalar da kısmetimize çok güzel gitti. Bayramın ilk günü telefonlar ile bayramlaştıktan sonra evimize yakın yeni açılmış olan Viaporta gidip gezdik biraz. Bayramın ilk günü bir alışveriş merkezi nasıl bu kadar kalabalık olur şaşarak..
İkinci gün bu sefer Tuzlaya gittik yürüyüşe. Resim 1a Şekil 5'te de görüldüğü üzere oğlum büyüyor da büyüyor maşallah. Ben hergün karnıma bakıp bu karın daha da büyümez artık dedikçe inadına büyüyor :) Önümüzde daha 4 hafta gibi bir zaman var bakalım daha ne kadar büyüyecek :) Onun sağlıklı olduğunu bilmek bile yetiyor aslında, karnımın bu kadar büyük olması sadece hareketlerimin kısıtlanması yüzünden yorucu oluyor başka bir sıkıntı yok.
Bayramın son günü teyzemiz geldi bizi ziyarete. Oğlum hiç kimseye yapmadığı kadar şov yaptı teyzesine. Kaydı, tekme attı, şekilden şekile girdi. Anneanneye bile üç gün sonra göstermişti kendini. Babasına yaptığını anlatmıştım zaten, haftlarca uğraştım gösterebilmek için hareketlerini. Geleceğe yatırım dedikleri bu olsa gerek :) Doğumdan sonra onu en çok eğlendirebilecek insanı buldu akıllı evlat.
Teyzemiz yine çok uzun kalamasa da onunla da gezdik biraz. Yine yakın mesafe ve kısa süre olmak kaydıyla. Bu sefer Ikea'ya gittik. Meydanda çocuklara eğlence diye konan sulara ben de atladım hemen:) Eh kalbimde bir çocuk karnımda bir çocuk hakkımdı yani. Sanırım oğlum doğunca böyle şeyleri yapmak daha kolaylaşacak, ne de olsa çocuğumla ilgileneceğim bu yüzden de aslında çok keyif aldığım ama yaşım başım yüzünden yapamadığım bir çok şeyi tekrar yapabileceğim :) Sinemada çizgi filme gidince kimse karı-koca bunlar ne arıyorlar burada diye bakamayacak bundan sonra :P
Cumartesi günü hafta boyunca gezmekten mi bilmem ama ağrım ve sürekli sancım oldu. Doğum sancısı gibi değildi tabi de rahat hareket etmemi engelledi. O yüzden gündüz evimizde takıldık, tabi bir gece önce sabah 4'e kadar muhabbet edip geç kalktığımız için vakit te olmadı gezmeye. Akşam kendimizi iyi hissedince çok yakın bir arkadaşımın kardeşi evleniyordu kınasına gittik onun. Kınada sürekli oturmak zorunda kalsam da değişiklik oldu. Oturduğumuz yerin adetlerine göre kınayı ile defa gördüm. Bizim oralarınkinden çok ta farkı yokmuş. Kına dönüşü hazır süs püs yerindeyken fotoğraflar da çekildik. Karı-koca beyazlar da açmış ikimizi de.
Pazar günü teyzemizin son günüydü, canım kocamın ise doğum günü. Teyzemizi dönüş yolu kalabalık olur diye erkenden göndereceğiz diye sabah erken kalkıp dışarıda kahvaltı yapalım diye hazırlık yaptık. Aksilik oldu ve hayal ettiğim gibi hiç olmadı kahvaltmız oysa canım kocama tek hediyem buydu. Artık kocacım bir ay sonra oğlumuzu hediye olarak almayı bekleyecek. Önümüzdeki doğum gününde inşallah çok daha güzelini yaparız ona.
Teyzemizi göndermek için çarşıya çıktık, camide şehidimizin defni için kalabalıklar toplanmaya başlamıştı. Bütün çarşı bu cenazenin ağırlığı ile sessiz sakindi. Biz şehidimize rahmet eylesin derken hava birden değişti ve şiddetli yağmur göklerden de rahmet indirdi şehidin üzerine. Mekanları cennet olsun herbirinin.
4 Ekim 2008 Cumartesi
hepimizin başı sağolsun !!!!!!!!!!
35. haftamız bitti çok şükür. 36. haftayı da ortaladık sayılırız. Oğlum kuzum büyüyor maşallah. Yeri darlaşmasına rağmen düzenli hareketler yapıyor. Önümüzdeki hafta doktor kontrolümüz var. İnşallah doktorumuzdan hayırlı haberler ile dönebiliriz. Gece uyanmaları çok arttı. Bu gecede öyle bir gece idi. Geç uyudum buna rağmen sık sık uyandım. En sonunda uyumaya çalışmaktan vazgeçip bilgisayarımın başına oturdum. Amacım bayram tatilimizde yaptıklarımızı yazmak, güzel güzel resimlerimizi paylaşmak, oğlumun şovlarını anlatmaktı.
Haberleri açmam ile birlikte keyfim de kaçtı, ne yazmaya heves kaldı ne de başka bir şeye. Bugüne yine de not düşmek istedim. Dün gece 15 asker şehit vermişiz, Şemdilli Aktütün'de. İnanmak istemiyor insan, o kadar evlada ne uğurda kıyılır, inanmak istemiyor. Bilmiyorum belki doğumu çok yaklaşmış bir kadın psikolojisi benimki ama dünyada hiçbir şey bir tek insanın canından kıymetli olamaz, olmamalı. Bugün biz 15 ini birden vereceğiz toprağa. İnsan hiç kolay yetişmiyor, daha anne karnındaki serüveni bitmemiş oğluma bağlılığımı düşününce 20 yaşında gencecik bedenlerin toprağa verilişine isyan etmesem de sebeb olanlara sonuna kadar lanet ediyorum. Allah hepsinin cezasını versin hem de bu dünyada tez zamanda, o annelerin yüreği asla rahatlamaz ama cezasız kalmadığı için isyan etmezler en azından.
Bir erkek bebek beklerken onu bu düzene, bu dünyaya getirmekten korkuyorum. Erkek annesi olmaktan korkuyorum, alıp kendimi dünyanın öbür ucuna kaçasım geliyor. Beni böyle korkutanlara da lanet olsun.
Biz bugün 15 beden gömmeyceğiz toprağa, onlarla beraber 15 anne, 15 baba, sayısını bilmediğim kadar eş ve çocuk ta gömeceğiz hem de toprağın altına girmelerine gerek kalmadan canlı canlı gömeceğiz onları. Sebep olanlar iki dünyada da cezalarını en ağır şekilde çeksinler inşallah.
Haberleri açmam ile birlikte keyfim de kaçtı, ne yazmaya heves kaldı ne de başka bir şeye. Bugüne yine de not düşmek istedim. Dün gece 15 asker şehit vermişiz, Şemdilli Aktütün'de. İnanmak istemiyor insan, o kadar evlada ne uğurda kıyılır, inanmak istemiyor. Bilmiyorum belki doğumu çok yaklaşmış bir kadın psikolojisi benimki ama dünyada hiçbir şey bir tek insanın canından kıymetli olamaz, olmamalı. Bugün biz 15 ini birden vereceğiz toprağa. İnsan hiç kolay yetişmiyor, daha anne karnındaki serüveni bitmemiş oğluma bağlılığımı düşününce 20 yaşında gencecik bedenlerin toprağa verilişine isyan etmesem de sebeb olanlara sonuna kadar lanet ediyorum. Allah hepsinin cezasını versin hem de bu dünyada tez zamanda, o annelerin yüreği asla rahatlamaz ama cezasız kalmadığı için isyan etmezler en azından.
Bir erkek bebek beklerken onu bu düzene, bu dünyaya getirmekten korkuyorum. Erkek annesi olmaktan korkuyorum, alıp kendimi dünyanın öbür ucuna kaçasım geliyor. Beni böyle korkutanlara da lanet olsun.
Biz bugün 15 beden gömmeyceğiz toprağa, onlarla beraber 15 anne, 15 baba, sayısını bilmediğim kadar eş ve çocuk ta gömeceğiz hem de toprağın altına girmelerine gerek kalmadan canlı canlı gömeceğiz onları. Sebep olanlar iki dünyada da cezalarını en ağır şekilde çeksinler inşallah.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






