Geçen gün yazmak isteyip te yazamadığım bayram tatilimizi şimdi yazayım. Benim artık son haftalara yaklaşmış olmam yüzünden memlekete gidemeden evimizde karı-koca beraber geçirdik bu bayramı. İki kişi olunca bayram olarak biraz sönük geçse de Yasserin evde olması ve Ramazan ayında neredeyse hiç dışarı çıkamadığımız için bol bol gezdik beraber. Açık hava çok iyi geldi. Havalar da kısmetimize çok güzel gitti. Bayramın ilk günü telefonlar ile bayramlaştıktan sonra evimize yakın yeni açılmış olan Viaporta gidip gezdik biraz. Bayramın ilk günü bir alışveriş merkezi nasıl bu kadar kalabalık olur şaşarak..
İkinci gün bu sefer Tuzlaya gittik yürüyüşe. Resim 1a Şekil 5'te de görüldüğü üzere oğlum büyüyor da büyüyor maşallah. Ben hergün karnıma bakıp bu karın daha da büyümez artık dedikçe inadına büyüyor :) Önümüzde daha 4 hafta gibi bir zaman var bakalım daha ne kadar büyüyecek :) Onun sağlıklı olduğunu bilmek bile yetiyor aslında, karnımın bu kadar büyük olması sadece hareketlerimin kısıtlanması yüzünden yorucu oluyor başka bir sıkıntı yok.
Bayramın son günü teyzemiz geldi bizi ziyarete. Oğlum hiç kimseye yapmadığı kadar şov yaptı teyzesine. Kaydı, tekme attı, şekilden şekile girdi. Anneanneye bile üç gün sonra göstermişti kendini. Babasına yaptığını anlatmıştım zaten, haftlarca uğraştım gösterebilmek için hareketlerini. Geleceğe yatırım dedikleri bu olsa gerek :) Doğumdan sonra onu en çok eğlendirebilecek insanı buldu akıllı evlat.
Teyzemiz yine çok uzun kalamasa da onunla da gezdik biraz. Yine yakın mesafe ve kısa süre olmak kaydıyla. Bu sefer Ikea'ya gittik. Meydanda çocuklara eğlence diye konan sulara ben de atladım hemen:) Eh kalbimde bir çocuk karnımda bir çocuk hakkımdı yani. Sanırım oğlum doğunca böyle şeyleri yapmak daha kolaylaşacak, ne de olsa çocuğumla ilgileneceğim bu yüzden de aslında çok keyif aldığım ama yaşım başım yüzünden yapamadığım bir çok şeyi tekrar yapabileceğim :) Sinemada çizgi filme gidince kimse karı-koca bunlar ne arıyorlar burada diye bakamayacak bundan sonra :P
Cumartesi günü hafta boyunca gezmekten mi bilmem ama ağrım ve sürekli sancım oldu. Doğum sancısı gibi değildi tabi de rahat hareket etmemi engelledi. O yüzden gündüz evimizde takıldık, tabi bir gece önce sabah 4'e kadar muhabbet edip geç kalktığımız için vakit te olmadı gezmeye. Akşam kendimizi iyi hissedince çok yakın bir arkadaşımın kardeşi evleniyordu kınasına gittik onun. Kınada sürekli oturmak zorunda kalsam da değişiklik oldu. Oturduğumuz yerin adetlerine göre kınayı ile defa gördüm. Bizim oralarınkinden çok ta farkı yokmuş. Kına dönüşü hazır süs püs yerindeyken fotoğraflar da çekildik. Karı-koca beyazlar da açmış ikimizi de.
Pazar günü teyzemizin son günüydü, canım kocamın ise doğum günü. Teyzemizi dönüş yolu kalabalık olur diye erkenden göndereceğiz diye sabah erken kalkıp dışarıda kahvaltı yapalım diye hazırlık yaptık. Aksilik oldu ve hayal ettiğim gibi hiç olmadı kahvaltmız oysa canım kocama tek hediyem buydu. Artık kocacım bir ay sonra oğlumuzu hediye olarak almayı bekleyecek. Önümüzdeki doğum gününde inşallah çok daha güzelini yaparız ona.
Teyzemizi göndermek için çarşıya çıktık, camide şehidimizin defni için kalabalıklar toplanmaya başlamıştı. Bütün çarşı bu cenazenin ağırlığı ile sessiz sakindi. Biz şehidimize rahmet eylesin derken hava birden değişti ve şiddetli yağmur göklerden de rahmet indirdi şehidin üzerine. Mekanları cennet olsun herbirinin.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder