Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

17 Şubat 2009 Salı

Bu aralar...

Bu aralar anne...

* Blogger annelerin kutsal başucu kitabı Tracy Hogglandı çok şükür. İngilizcesi Baby Whisperer solves all your problems olan kitap Bebek bakım sorunlarına mucize çözümler adı altında Türkçeleştirilmiş. Hayatı mucize diyetlerle geçen annenin kafası kitabı alır almaz mucize lafına takıldı kaldı. Tracy abla yaşarken Avrupa ve Amerika'da "imdat" diye bağıran anne ve babalara gidip işleri düzen koyarmış. Türkiye'de bir aileye geldi mi merak ediyorum.
Okuyor şimdilik okudukları aklına yatıyor, yatması mesele değil uygulamak başa bela. Bazı kısımları tatmin edici olmasa da kitabı genelinde güzel buldu.

* Sağolsun apartmanda çok yaşlı bir teyzesi var ara sıra ziyarete gelen. O gelmeden beş dakika önce emzirilmiş gazı çıkmadığı için ağlayan bebeği emzirmesi konusunda tam on defa ısrar ediyor. Anne teyzenin yaşı dolayısıyla ses çıkarmasa da on kere söylenmesi yüzünden şişiyor. Ahmedin gazı çıkmıyor ağlamaya devam ediyor teyze daha fazla dayanamayıp kaçıyor. Anneye süt fabrikası muamelesinin yapılması çok canını sıkıyor. Süt içilmiş bitirilmiş beş dakika sonra nereden süt bulacak soran yok.

* Tracy Ablanın kitabına göre Ahmet bey Nazlı bebek kategorisine giriyor. Beş kategorinin tam ortasında duruyor Ahmet Bey (Melek, Kitap, Nazlı, Hareketli, Huysuz). Buna çok seviniyor anne. Herkesin gönlünden Melek bebek geçer elbet ama daha kötüsünden Allah muhafaza. İstediğini verdiğiniz sürece Ahmet beyden iyisi yok. Yok istediğini alamazsa saatler süren ağlama krizlerine hazırlıklı olmak lazım. Aynı kitaba göre de anne kitaba göre davranan anne ile panik anne arasında bir yerde duruyor. Beklenmeyen bir durum olduğunda ya da Ahmet ağladığında annenin ilk yaptığı paniklemek hele bir de durumu bir kaç dakika içinde kontrol altına alamazsa herşey daha kötüleşiyor. Daha sonra kitabına uygun davranmaya çalışıyor.

* Ahmete uyku eğitimlerinde başarıya ulaşmış durumda. Daha doğrusu E.A.S.Y (Beslenme-Aktivite-Uyku-Size kalan zaman) işini biz biraz kendimize uydurduk. Hep 3 saatlik rutinle dönmüyoruz bazen 2 bazen 4 ama bir rutinimiz var artık. Rutin hem EASY olarak ta dönmüyor. EASY da oluyor EAESY da hangisi denk gelirse.

* Süt arttırma ayağına her gün helva yer oldu. Zaten tatlıyı hele helvayı hiççç sevmezdi, şimdi bahanesi oldu. Memleketten kilo kilo helva rica etti. Babacığın diyete gireceği tuttu. Hepsini yemeye çalışıyor anne. Zamanında çok içtiğinden midir ne Humananın Süt arttırıcı çayını bir türlü içesi gelmiyor. Onda da şeker var aslında ama hayret istemiyor ama yine de içiyor. Rezene de içiyor. Lıkır lıkır sular içiyor günde 3 olur 4 olur ne denk gelirse artık. Yer elması denedi. Süpermiş. Bulgur pilavını da bir süre yedi. Sabah kahvaltılarında maydonoz yer oldu. Umut fakirin ekmeği. Ne duyarsa yapıyor. Havuç ta yaparmış süt diye her akşam havuç salatası yapıyor. Süte bisküvi batıra batıra yemeye çalışıyor bir de.

* Geçen gelen bir hediyeyi değiştirme bahanesi ile girdiği bebek giyim dükkanında gelen hediyenin iki katı kadar daha fazladan meblağ ödemek vasıtasıyla ayrılarak babayı dumura uğrattı yine. Baba bunları 10 dakikada yapabildiği için ayrı bir tebrik etti anneyi. Deli indirim var anne napsınnn.

* Streslerden stres beğenmek kaydıyla listesinin tepesine tez yazma işini almalı. Almak yetmez yazmak lazım. Annenin herşeyden vazgeçip tez yazması lazım. Annenin annesine taşınması bir süre Ahmet beyi unutması yazması yazması lazım..

* Ahmet Beyin kaka derdine çare bulamadı. İki üç günde bir yapınca bezlerden taşma sorununun çözümünü bulamıyor. Böyle olunca kılık kıyafet değişimi ve yıkanmasının da. Her gün Kosla oxiye duacı. Bez değiştirince çaresi bulunacak sandı ama Prima ile başladı Baby Stara geçti şimdi Can Bebe kullanıyor. Hepsi de yandan taşırıyorlar, eğer zamanında farkedilmezse arkasından bile taşıyor. Anne madem Can bebe ile Prima aynı özellikte neden çöpe giden şeye iki kat para veriyoruz diye düşünüyor. Artık Can Bebe kullanacak. Yanlız Can bebenin pişik yaptığını duyduğu için temkinli şekilde pişik kremi kullandı başlardı. Çok şükür bir problem çıkmadı.




Bu aralar Ahmet Bey ...

* Çığlık atmayı öğrendi günden beri ses denemeleri yapıyor. Bazen sinir bozucu olabiliyor ses yükseldikçe.

* Oyun halısıyla ilişkiler düzeldi. Bir üst maddedeki çığlıklar genelde oyun halısının aynasına atılıyor.

* Son bir ay içinde tam dört defa yüzüstünden sırt üstüne döndü. Nedendir bilinmez bunu her seferinde yapmıyor. Çoğu zaman sıkılıp bağırmaya başlıyor. Yatağında 90 derece dönüyor. Boylamasına yatırıyoruz, uyku pozisyonunu aldığında enlemesine yatıyor yatağın içinde. Yavaş yavaş yan dönme çalışmalarına da başladı.



* Daha şimdiden anne-baba ile akşam yemeklerine iştirak ediyor. Sofrayı çok seviyor. Oto koltuğuna bağlanıp (bağlamazsam kendini atma denemeleri yapıyor sağolsun) babasıyla anne arasına kuruluyor. Onların her ağzına attığı lokmada o da ağzını açıyor. Anne çok üzülüyor sanki açlıktan yapıyormuş gibi geldiği için. Bir iki gündür de anne ya da babanın kucağında yemeğe eşlik ediyor, tabaklara saldırıyor.

* Elleri ile bilinçli tutmayı öğrendiğinden beri her yakaladığını tutmaya çalışıyor. Tuttuğu şey bazen yeleği, bazen diğer eli :) bazen de annenin saçı oluyor. Babanın da kollarındaki kıl tüy ilk hedef. (Elif Teyzesine hediyesi için çok teşekkür ederiz. Çok yakıştı eşofman üstüne.)

* Tam bir oyuncu oldu. Yanında sürekli insan istiyor. Tek istisnası oyun halısında geçirdiği bir saatlik dilim o zaman mesele yok onun haricinde yanlız kalmaya tahammülü yok. En sevdiği oyun ise anneannesinden öğrendiğim öcüböcü öcüböcü sesleri çıkararak karnından boynuna doğru ellerimi yürütüp onu gıdıklamam.

* Çok hareketli ve konuşkan bir çocuk oldu. Kime benzedi demiycem annesine benzedi konuşma konusunda. Babasının ne kadar konuştuğunu tanıyanlar biliyor zaten. Genelde annenin konuştuğunun onda biri diyelim kabaca :) (Eminim baba bunu okusa onda biri mi!!! derdi manalı manalı, tamam çok konuşuyorum yapacak bir şey yok)

* Uyku rutinine alıştı çok şükür. Genelde annenin dört bilinmeyenli denklemi tutturmasıyla rahat ve güzel uyuyabiliyor. Karnı tok, altı kuru, uyanıklık vakti 2 saati geçmemiş ve bu arada yeterince ilgi görmüşse mıkırdana mıkırdana uyuyor. Eğer saati kaçmışsa başlıyor ağlamaya o zaman da uyutmanın mümkünatı yok en az bir saat kucakta pışpışlamak icab ediyor. Kaç defa dandini dandini dasdana, danalar girmiş bostana, kov bostancı danayı, yemesin lahanayı dörtlüğünü tekrarladığını bilmiyor anne. Bildiği tek şey çocuk şarkı türkülerinden nefret ettiği neden hepsi kısa ki bozuk plak misali söyleye söyleye dili damağı kuruyor annenin. Hele pış pış ve eeee leri iki dakikadan fazla tekrarlamak ruh sağlığına hiç iyi gelmiyor :)

Cumartesi kontrolü

Merak edenler için Cumartesi kontrolümüzü yazayım kısaca. 15 gün içerisinde 250 gr alabilmiş. Yine alt limite yakın ama literatüre uygun. Mamaya başlamaya gerek yok ama 6. aya kadar anne sütüyle de olacak gibi değil. Yavaştan ek gıdalarla flörte başlayacağız. İlk deneme elma ile olacak. Suyu püresi derken armuta havuca geçeceğiz. Bakalım nasıl bir macera olacak. Paylaşmaya devam ederiz.
Ben başta çok üzüldüm ettim. Sonuç, daha da azaldı süt diye taktik değiştirdim. Süt arttırır diye duyduğum her şeyi yapmaya çalışıp kafaya takmıyorum. Ek gıdalara geçeceğiz en nihayetinde. 4. ay da ek gıdalara geçmek için çok ideal bir zaman olmasa da yeni tatları alması bakımından çok ta kötü değil.

13 Şubat 2009 Cuma

Sevgi ödülümüz ve bizim dağıttıklarımız


Blogumuza yazdığı yorum sayesinde tanıştığımız Selma bizi sevgi odülüyle ödüllendirmiş. Çok teşekkür ederiz. Biz de senin ve güzel kızımız Fatma Nazın blogunu çok seviyoruz Selmacım. Yüzüme kocaman bir gülümseme yayıldı gerçekten. Sütü de yarın göreceğiz bakalım. Ne alemdeymiş.

Tabi işimiz bununla bitmiyor. Bizde hemen seni seçtim pikaçu diyerek arkadaşlar seçiyoruz.

Hmm bakalım becerebilecek miyiz?


Öncelikle;


1) Yeni hamile Burcu'ya

2) Yeni anne Seyhan'a

3) Yeni taşınmış Nilay'a

4) Yeni tanıştığım Havvanur'a

5) Yeni dişi çıkan Vera'ya

6-7) Yeni yaşlarını kutlayan Meltem ve İlknur'a


BLOGLARINIZI SEVİYORUZ....


Seçilen pikaçuların vazifesi ne? Tabi kabul ederlerse;


1. Seni ödüllendiren blog yazarının linkini vermek.
2. Bu ödülü başka 7 blog sahibine linklerini vererek göndermek.
3. Seçilen blog yazarlarını durumdan haberdar etmek.


Bende hemen hepsini haber edeyim.


10 Şubat 2009 Salı

sadece resim...

Her daim yazı yazmak zevkli gelirdi ama nedense bu aralar yazasım yok. Bir ara kendimi toplar yazmaya başlarım diyorum. Önümüzdeki Cumartesiyi bekliyorum aslında. İkinci kilo kontrolümüz olacak. Bakalım nedir durum. Eğer kilo almışsa geçen ay benim düzensiz beslenmemden olduğu ortaya çıkacak, yok almamışsa ne yapsam olmuyor demektir ki ek gıdalara başlayacağız ay sonunda.

Yorumları ile bana destek veren tüm arkadaşlarıma da çok teşekkürler. Böyle zamanlar yanlız olmadığını bilmek insanı çok rahatlatıyor. Tüm tavsiyelerinizi yapmaya çalışıyorum. İlk önce de dinlenme ile ilgili olanını ama ilk günki gibi kafama da takmıyorum. Çok şükür sağlığı yerinde e o zaman her çocuk kadar kilo almasa da olur (mu?).



Melike teyzesi sağolsun taa Ameikonyalarda Ahmeti beyi düşünmüş e çok güzel bir tulum almış. Olmayacak diye pek korkmuştuk ama çok şükür oluyor ve ben eskiteyim diye her yere giydiriyorum. Çok teşekkür ederim, ben pek yakıştırıyorum üstünde.





Yıkanmaktan nefret ediyor(du). Yavaş yavaş düzeliyor sanırım.
















2 Şubat 2009 Pazartesi

Maalesef

Cumartesi günü tartı kontrolü için hastaneye gittik. 120 gr almış sadece. Aylık 515 gr tekabül edermiş. Literatürde alt sınır 500 gr.mış. Alt sınıra yakın ama altına düşmediği için yine de anne sütüyle devam edeceğiz ve mama vermemek için uğraşacağız. Altı ay anne sütü ile idare etmesi mümkün görünmüyor önümüzdeki ay ek gıdaya başlayacağız dedi eğer bu ayı kurtarabilirsek. 10 gün sonra tekrar tartı kontrolüne gideceğiz. Sık sık tartılacak ve ona göre dört ayı bitirmeye çalışacağız. Anne kafayı süt arttıran yiyeceklere takmış durumda. Süt arttırma çayını içip, helva ve yer elması yiyiyor. Başka metot bilen varsa ve paylaşırsa çok müteşekkir kalacağım.

Doktor bol dinlen stresten uzak dur dedi. Durumlar böyleyken stresten nasıl uzak duracaksam? Sonuç olarak bir süre burada yokuz. Yazacak hiç hevesim yok, Allah daha büyük dert vermesin ama bu durum bile beni çok üzüyor. Tekrar kilo almaya başladığı, benim yüzümün gülmeye döndüğü günlerde tekrar yazmaya resimlere geri döneriz inşallah.