Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

27 Mayıs 2009 Çarşamba

Yumurtanın sarısı nereye de gitti yarısı?

Uzuunn zaman olmuş yazmayalı, daha doğrusu yazamayalı. İşler güçler derken vakitler yetmez oldu. Evde anneanne olduğu halde böyleyiz bir de o olmasa halimiz içler acısı olacakmış haberimiz yok.
Yoğun geçti zaman hemen kısa kısa yazalım.

1) Ahmet beyleri düşürdük. Nasıl olduğunu bilen yok. Anneannesinin geldiği günün ertesinde, sanki kadının kalbine indirmek istermişcesine düştü. Her zamanki gibi babasının yanına yatağa bırakmıştım ben mutfağa kahvaltısını hazırlamaya gittim, babası uyuyakalmış, birden çığlıklar derken avaz avaz ağlama sesi. Aldık doktora götürdük. Şükür bir şeyi yok, Allah korumuş kötüsünden. Böyle durumlarda burun kıkırdağının kan toplamaması önemliymiş. İlk önce ona dikkat etmek lazımmış.


2) Anne sonunda bitmek bilmez tezinin ilk halini danışmanına göndermeyi başardı. On gün boyunca Ahmet beye anneannesi baktı ben okula gittim geldim. Çalışmayı evden işe gitmek için çıkmayı özlemişim. Ahmet beylerin güvenli ellerde olduğunu bildiğimden de gözüm hiç arkada kalmadı. Hain evlat benden yediğinin iki katını yiyiyormuş anneannesinden. Sebze çorbası yediremezdim yalana yalana yiyiyor inanamıyorum. Annesine naz mı yapar azap mı çektirir ben mi çok beceriksizim bilmiyorum.

3) Tezden kurtulmanın sevincini yaşayamadan, ev toplamayla uğraşıyorum. Taşınıyoruz ama nasıl olacak fikrim yok. Biz eve nasıl bir yayılmışsak, nasıl bir eşya yığmışsak topla topla bitecek gibi durmuyor. Delirmeden atlatmak lazım bugünleri...


4) Yine anne taa bir yıl önce başvurduğu bir makalesinin kabul edildiğini öğrendi. Çooook sevindi velhasılı, taşınma+savunma+ahmet beyler ile düzeltmeler nasıl yapılacak hiç bir fikrim yok. Anneannesi sanırım bize yerleşecek ki ben bu işleri halledeyim. Of of...

5) Ve son olarak en güncel bombamız. Oldu da bitti maşallah nazar değmez inşallah. Sünnet oldu benim küçük kurbağam. Babası uzun zamandır istiyordu, ben tezi vereyim diye öteleyip duruyor, kaçmaya çalışıyordum. Babası baskın çıktı. Sonunda tam 7. ayını bitirdiği gün 25 Mayısta kuzuyu kestiler :( Babasına bol bol söylensem de sinirlensem de ameliyat sonrası 4-5 saat sonra normal hayatımıza geri döndük. İyi ki de şimdi yaptırmışız dedim sonunda (Özür diliyorum kocacığım dün o kadar söylendiğim için :((). Sünnet ile ilgili uzun bir yazı yazarım bir ara. Erkek annelerinin kabusu çünkü biraz iç rahatlatan yazılara ihtiyaç var. Hem de ne yaptık ne ettik diye anlatmalı tecrübelerimizi...

Vee sünnet manzaraları.....

Paşazadenin sünnet öncesi görüntüsü. Elinde damar yolu açılmış, onunla oynamaya çalışıyor. Ayakta hiç sallamazdım ama hemşire ablaları rahat vermediği için :) Uyku düzeni saptı ben de sakinleştirmek için hem salladım hem de normalde emzik emmeyen çocuğa emzik verdim. Sallanarak uyumayı bilmediğinden uyumadı ama huysuzlanmadı da. Emzirmek yassak onun için açlıktan emziği süper emdi :(


Sünnetten 4 saat sonrası. Biaz yorgun, biraz bitkin ama sakin...



Bu da bugünün resmi. Sünneti sanki ben olmuşum dün o kadar yaygarayı ben koparmışım gibi :( Doktorun verdiği ağrı kesici de her ne varsa bir enerji, bir hareket akıllara zarar. Altını ancak iki kişi alabiliyoruz. İnşallah geçici bir şeydir diye dua edip duruyorum.

16 Mayıs 2009 Cumartesi

Park sezonunu açtık





Ve takriben 8-10 yaşına kadar da kapatamayacağız sanırım. Bi de şu salıncak demirlerini, plastiklerini yalamaya çalışmasa tadından yenmeyecek ama ilk iş dilini çıkartıp onlara yöneliyor :(

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Pınar çocuk sayesinde reklam yıldızı da olduk

Pınar çocuk kendi reklamınızı yapın diye gaza getirmiş tüm anneleri. Ben de yapıverdim. Yanlız kendilerine çemkiresim var. Birrrrr, bizim o canımm makinamızın resimlerinin boyutu büyük mü gelir ne onları almadı. İkiiii, iki de bir kilitlenip durduğu için şu el kadar şeyi yapana kadar kaç dakika harcadım. Üçççç çok işim var ve ben bununla niye vakit kaybettim bilmiyorum. Reklam yıldızı olma fikri cazip geldi. Velakin yine acı bir şekilde farkettim ki kuzuyla bizim hiç küçük boyutlu yan yana çekilmiş resmimiz yok. Büyük boyutlu da olduğu çok söylenemez ya. Evin foto şipşağı ben olduğum için. Bi tek hamile halim. Ben de iyice yanlız kalmasın deyip teyzesiyle olan resimlerini koydum.

http://www.pinarcocuk.com.tr/index.php?id=20bd92d00294780ca1aa5dcbb4474e36

Oyuncular: Bir adet kuzu, bir adet anne, bir adet anne yarısı.

9 Mayıs 2009 Cumartesi

Benim annem hem doktor hem öğretmen hem şaklaban hem maymun

Anneler günü geldi çattı... İçim içime sığmıyor anneler günü yazısını yazarken. Bu yıla kadar Anneler günü anneme ne hediye alsam günüymüş benim için. Kara kara oturup onu düşünürmüşüm de günün manası ne diye bir kere de kafa yormamışım. Bugün ise Anneler günü benim kendi kendime sürekli "Ben bir anneyim" tekrar ettiğim gün. Her bebek doğduğunda bir anne doğarmış diye bir söz vardır. Ne kadar da doğru bir söz. O yüzden düşündüm de evlatlarımızın bize değil de bizim onlara hediye vermemiz lazım bizleri anne yaptıkları için. Bizim hediyemiz zaten gözümüzün önünde büyüyüşüne şahit olduğumuz kuzucuklar. Bir gülüşten, bir sarılıştan daha kıymetli hediye mi var? Yine de bugün babasıyla pazar dönüşü bir demet çiçekle geldiler eve. Oğlumun adına babası verdi çiçekleri ama ikisine de çok teşekkür ettik biz..

Anneler günü için bu yıl mı çok güzel reklamlar var yoksa reklamların bu kadar güzel olduğunu ancak bu yıl mı keşfettim ben?(bkz. Algıda seçicilik) Hangisini saysam ki, pınarın reklamda güzel, arzumunki de ama en hoşuma gideni sigorta reklamı. Bu aralar tam da o reklamdaki gibi takılıyorum. Hem doktor, hem öğretmen, hem aşçı, hem temizlikçi, hem doktora öğrencisi ama hepsinden mühimi hem ŞAKLABAN, hem MAYMUN... Ahmet beyler diş mi çıkaracak, nazar mı değdi nedir anlamadım huysuzluk top yaptı, hiç yere koymaya gelmiyor. Bir ağlama ama çığlık çığlığa. Hep kucakta geziyoruz o da yetmiyor, hep oyun oynayacağız, oyunu mümkünse birkaç dakika sonra değiştireceğiz, bin tane maymunluk yapıyoruz. Evin içinde Ahmet beyi güldürmek için şuh kahkahalar atan, elinde top çeviren, suratını şekilden şekilde sokan abuk subuk bi kadın oldum. Allahtan bebek oyunları diye bir kitap almıştım oradan bakıp bakıp oynuyoruz yoksa bu kadar oyunu ben nereden bulacaktım.

Son söz: önce kendi annemin, ardından tüm arkadaş-annelerin, sonra blog-annelerin anneler gününü çok çok kutlarız hem kuzucuk hem ben. Ve küçük bir dua, Allah bugünü hasta bebek/çocuklarının başında geçiren annelere dayanma gücü ve bebek/çocuklarına bir an önce sağlık versin. Bebek sahibi olmak isteyen herkese en kısa zamanda bu duyguları yaşatsın. Gerçekten kelimelerle anlatmak mümkün değilmiş anne olmanın güzelliğini, keyfini ve bir o kadar da kederini, hüznünü.

5 Mayıs 2009 Salı

Seninle benim aramda irice bi fark varrrr!!!yow yow yow

Efenim anne tez yetiştirme dertlerinden muzdarip olduğundan bloga vakit ayıramıyor. Bırakın blogu Ahmet beylere bile doğru düzgün vakit ayırdığı söylenemez. Bir sürü kitaplar sipariş etti hepsi masa süslüyorlar. Oğlan büyüyecek, anne bebek gelişim kitaplarını okuyana kadar. Yani vahim haldeyim ama yine de ayağınız kesilmesin üç beş resim koyayım. Son pozlardan.
Artık ayak parmağı başarı ile ağıza sokulup emilebiliyor. Sağ el baş parmağına rakip mi geldi arkadaş mı bilmiyorum..


Burcu teyzesinin annesinin ellerine sağlık. Çok güzel bir hırka göndermiş Ahmet beylere. Mevsim müsait sürekli giydiriyorum vallahi. Hiç te yoktu böyle bir hırkası acayip makbule geçti.

Haftasonu aile gezmesi. Başlığın birinci manası.

Gün sonunda yorgun yaka paça dağınık Ahmet beyler.


Başlığın ikinci manası. Eli tam görüntüleyememişim ama Ceza titre ve kendine gel, oğlum geliyor peşinden.