Çok hareketli geçti günler Edirnede. Onun için bol resim az yazı koydum bu seferlik.
40ımızın çıkışını üç gün süren törenler ile kutladık. Önce havayı güzel bulduğumuz için 39. günde Maltepe Carrefoura gittik. Çok şükür oğluş iki saat gezmemize izin verdi. Sonra yaygarayı kopardı. Arabaya kendimizi nasıl attığımızı bilemedik. Açlığa hiç tahammülü yok bu çocuğun.
40. gün giyindik süslendik, apartmandan komşumuz Nihal ablaya gittik. Sağolsun çok güzel şeyler yapmıştı. Orada da baştan kıyameti kopartsa da sonradan uyuduğu için rahat ettik. Nihal abla çok güzel bir yelek verdi el öpme hediyesi olarak.
Sonrası malum, 41. günü Edirneye yola çıktık. Araba sarstığı için beşik gibi geldi tüm yol uyudu ama tam Edirneye girmek için gişelerden çıkmıştık ki kıyamet koptu. Eee bütün Edirne duymalıydı oğlumun geldiğini, nitekim de duydu. Sesi kısılmış ağlamaktan.
Annemle babam sağolsun Ahmete baktıkları için biz Cumartesi günü de dışarı çıkmaya fırsat bulduk. Ahmeti oyalamayı başaramadıkları noktada bizi arayıp eve çağırıyorlardı. Oğlum ikişer saatten iki defa dışarı çıkmamıza izin verdi sağolsun. Edirne acayip değişmiş güzelleşmiş ama en güzel mevsimi bahardır bi de o zaman gidip görmek lazım.
Bol bol aile fotosu çekildik onu sakin yakalayabildiğimiz zamanlarda.Dede bir tarafa anneanne öbür tarafa. Biri sallar uyutur, diğeri bir sürü şarkı türkü söyler. Oğlumun her türlü konforunu tamam ettiler. Sırf o yüzden ilk gülümsemesini anne babasına değil de onlara gösterdi.
Sonunda bayram geldi çattı. Bende özene bezene aldığım bayramlıklarını giydirdim üstüne. Maşallah pek bi güzel durdu üstünde. Eh kıyafet bu kadar güzel olunca dededen de kocaman bi harçlık koparttık tabi..
Bayram sonrası, bayram süresince bebek görmeye gelen bazı misafirlerimize bebişi götürdük. Yumurtalarımızı topladık. 40 uçurmaya gidildiğinde yumurta verilirmiş, yeni öğrendim. Nedenini sordum, yumurta gibi olsun diye dediler. Ne alaka anlamadım. Adet işte yerini buldu.
En sonda bebek mevlüdünü yaptık. Yine özene bezene aldığım, fakat büyüme hızını hesaplayamadığım için oğluma memur ceketi gibi duran yeleği ile mevlüt kıyafetimiz. Ekruya bayılırım diye bu renk aldım çok hoşuma gide gide. Büyüğü de vardı oysa ama emanet gibi durmasın dedim yine de durdu :P Yeleğin düğmeleri öne almak zorunda kaldık yine de ancak geldi.
Bu da şakacıktan lohusa ben. 60 günlük bebeğe neden böyle yapıyoruz giyeyim üstüme güzel bir kıyafet dedim. Olmaz adet böyle illa o geceliği giyeceksin, o yatağa yatacaksın dediler. Bir önceki gece oğlum mevlüt heyecanından herhalde, hiç uyumadı. Sabah dört buçuktu anneannesi ve ben sızıp kaldığımızda. Anneanne erken kalkıp işler yapacaktı, uyanamamış. Mevlüde yapılacak pirinçleri vaktiyle ıslayamadığı için çok üzüldü ama sonrasında güzel oldu herşey. O gecenin ardından aslında hiç te fena gelmedi o yatakta oturmak, keşke baştan itiraz etmeseymişim :)


1 yorum:
Maşallah Ahmet bebeğe,dahada şirinleşmiş sanki.İlk günlerdeki kırmızılık gitmiş.Mevlüdünüzde hayırlı olsun canım.Allahım İLK'lerini beraber yaşamanızı nasip etsin İnşallah...
Yorum Gönder