Tarkanın Annesi `ne güzel işleri oralarda yola koymuşsunuz biz burada zorlanıyoruz` diye yazınca yazdığım yazıyı bir kere daha okudum. Ahmedin düzeni kısmında herşey ne kadar tozpembe görünüyor. Bunun sebebi kesinlikle ben olmasam da seviniyorum tabi. Düzene girmesinin tek sebebi kendisi. Ahmed düzenini öyle yüksek sesle istiyor ki vermemek elde değil. Vermezsek kafamızı şişirene kadar ağlıyor. Yemekse yemek onun istediği saatte uykuysa uyku. İkisinin de gecikmesine tahammülü yok. Ama maalesef onun dışındaki işler hemencecik yoluna girdi denemez.
Ben bu işi kabul ettim edeli herkesin ilk sorusu "peki Ahmed ne olacak?"tı. Aslında bu soru benim de en çok kafamı kurcalayan soruydu. Yasserin bu konuda epey destek vermesi içimi rahatlatmıştı. Bir yolunu bulacaktık. Herkes nasıl başa çıkıyorsa biz de öyle yapacaktık. En nihayetinde ne ben çalışan ilk anneydim ne de Ahmed annesi çalışırken başkası tarafından bakılacak ilk çocuk. Durumumuzu zorlaştıran tek konu ise Yasserin hala Fransada bir işinin olmaması ve Türkiyedeki işine geri dönecek olması. Şimdilik babası bizimle olduğu için babası ilgileniyor ama o gidince ne yapacağımız biraz muallaktaydı.
Veee sayılı gün çabuk geçermiş babası bu Çarşamba gidiyor hiç gitmesini istemesek te. Bari Ramazana beraber başlayalım dedim ama orada ki işleri geçiktikçe gecikiyor diye gitmesi gerek. Gönlümün bir yanı onu anlıyor diğer yanı ise bizi bıraktığı için çok mutsuz. Geldiğimden beri neredeyse hergün işe geldim ve oğlum babasıyla kaldığı için bir gün bile gözüm arkada kalmadı. Aynen anneannesi ile kaldığı zamanlarda olduğu gibi kafam çok rahattı. Arayıp nasıl diye sorma gereği bile duymadım çünkü çok iyi bakıldığından emindim.
Şimdi ise onu tanımadığım bir ülkede tanımadığım birine emanet etme durumum var. Bu çok zorlu bir şey. Dilini bildiği kendi ülkesinde bile evladını emanet edecek birini bulmak ne kadar zor çalışan annelerin hepsinin bildiği bir konu. Anneanne babaanne gibi alternatifi olanlar en şanslılar.
Sonuç olarak buraya gelir gelmez bakıcı araştırmaya başladık. Kime nasıl güveniriz derken birçok çocukla beraber bir kreş te olması bana en mantıklısı gibi gelmişti. Fakat durum şu ki Fransada kiminle konuşursak konuşalım aynı cevabı aldık. Fransa da kreş bulmak mı çooook zor. Anneler genelde hamile kaldıklarında gidip başvuruyorlarmış ve bebek doğduğunda tekrar gidip bebeğin doğduğunu bildiriyorlarmış buna rağmen 6-7 ay bekliyorlarmış. Biz de gidip başvuru yaptık ama Ekim 2010 a kadar dolu olduklarını buna rağmen sık sık kontrol etmemizi bir yer boşalırsa belki bir şansımız olacağını söylediler. Özel kreşler ise sadece yarım gün kabul edebiliyorlarmış. Elimize özel bakıcıların olduğu koca bir liste verip gönderdiler bizi sonuç olarak.
Yüzümüzü güldüren ise burada bakıcı işinin devlet güvencesinde olması. Birincisi bakıcılık yapmak isteyen kadın öncelikle bir sertifika ardından da doktordan sağlık raporu alıyormuş. Kapı gibi bir kontrat imzalıyorsunuz. Bebeğin yatacağı kalkacağı saat, televizyon izleyip izlemeyeceği izlerse hangi programları izleyeceği gibi her türlü şeyi tek tek yazıyorsunuz. Bakıcı bebeği kütüphaneye ve yaşına göre aktivitelere götürmekle yükümlü ve hepsi mutlaka ilk yardım kursu almış oluyorlar. Bebekleri evlerinde bakıyorlar ve genelde birden fazla çocuk bakılıyor aynı anda.
Liste kocaman dedim ya saydım bizim bölgede tam 172 kişi var. Ben iki günde kusana kadar google map ta hangisi yakın diye araştırdım. Artık sonlara doğru tüm bölge sokaklarını ezberledim diyebilirim. Şu google map hastane gibi bir şey oldu benim için. Allah ne eksikliğini göstersin ne de eline düşürsün denen cinsten.
Araya trajikomik not: Ben bu işi yaparken kocacağızım dediki "ben cuma namazına gitmek istiyorum yakın bir cami araştırır mısın?". Liste yetmezmiş gibi bir ona 20-30 tane cami aradım hangisi yakındır diye. Sonunda bir tane bulup haber verdiğim de adamcağızım bombayı patlattı. "Hmm peki orada cuma kılınıyormuymuş " diye. Ona o anda demedim ama içimden "be adam ben ne bilirim, google map ne bilir orada kılınıp kılınmadığını" dedim. Sonunda da Ahmed çok huysuzlandı diye gitmekten vazgeçti. Beni benden aldı.
Neyse herşey yine fena görünmüyor değil mi? Ama benim çilem biter mi hayırrrr.... Listede 30dan fazla kadın eve maximum 700 metre uzaklıkta görünüyor. Aldım yanıma Fransızca bilen birini başladık aramaya. Fakatt Ağustos buranın resmi tatil ayıymış. Hiç kimse yok. Herkes tatilde. Millet dükkanını kapatıp tatile gitmiş. (İlk başta patronuma beni niye her işin zor yürüdüğü bu ayda buraya çağırdı diye bol bol küfretsem de sonradan bunun buraya adaptasyon için en uygun olan ay olduğuna karar verdim. Affettim gitti.) Tek tük telefonu açanlar da ya dolular ya da Ekimden sonra müsait olacaklar ya da İngilizce bilmiyorlar derken. Elimizde bir tek kişi kaldı. Listeden Faslı bir kadın yeni sertifikasını almış o yüzden sadece bir çocuk bakabilmesine izin veriyorlarmış. Arap olması bizim açımızdan iyi en azından Yasser ile zor da olsa anlaşabiliyorlar. Evini gittik gördük. Yaşam tarzı az çok benziyor. Tek çocuk bakacak olması Ahmed açısından süper. Yeni olduğu için daha çok özen göstereceği açık. Fakat çok arayanı soranı varmış ondan karar vermesi gerekecekmiş. (Bakıcının çocuk seçtiği ülkelerde varmış vesselam) Çok şükür Ahmedi almak istedi ve yarın ya da öbür gün başlıyoruz. Yemeğini ben hazırlayıp götüreceğim. Fiyatlarını hiç yazmamayayım yanlız. Bu paraya ben Türkiyede bu çocuğu baktırır, evin her işini yaptırır, bir de baklava börek açtırabilirim eve gelecek yardımcıya. Bizde annelerin isteği üzerine yapılan adaptasyon süresi burada mecburi. Yani ilk gün ben de bütün gün onlarla olacağım. İkinci gün bir saat kaybolacağım ortalıktan falan derken bir haftada Ahmedi tam anlamıyla bırakabileceğim. İnşallah bizim için Ahmed için hayırlısı olacak.
Zaten annem gelip Ahmede bakmayı çok istiyor. Yasser dönünce annemin işlemlerini başlatacaklar hemen. Artık o gelene kadar Ahmed ilk bakıcı deneyimini de yaşamış olacak.
Bi daha not: Fotoğraf koyasım var çok ama elim bir türlü değmiyor. Kuzusunun şahane fotolarıyla en kısa zamanda döneceğim...


12 yorum:
Kolay gelsin diyeyim :)) Insallah hersey kolayca yoluna girer. Cocuklar buyuklerden daha kolay adapte oluyor :) Bakicisina alisirsa almaya gittiginde gelmeyecegim, burda kalacagim diye agladigini bile gorursun :))
Tekrar iyi sanslar :))
Kolay gelsin bacı, başka memlekette zordur mutlaka. Ama zaman içinde memnun olacaksınız. Şimdiden bakıcı bulunmuş. İyi düşün, iyi olsun. Ahmet farklı kültürleri tanıyarak büyyüecek, gepgeniş açılardan bakacak dünyaya. Bu arada koca camiye gitmişken, sosyalleşsin belki başka Türkler bulursunuz?
sevgiler.
herşey zamanla düzelir merak etme.umarım ahmedin yeni bakıcısından memnun kalırsın.
Anne ve Bebisi valla alissin da aglasin gelmeyecegim diye :)) Insallah yoluna girecek herşey.
Ozgurcum dediğin gibi iyi düşünmeye çalışıyorum iyisi bizi bulsun diye ama kocanın iş durumunda iyi düşünme işi bizi kesmedi :(( Umarım başka konularda şansımız iyi gider.
Zehracım inşallah en çok istediğim şey bakıcısı ile bir sorun yaşamamak. Umuyorum Ahmed sevecek o da Ahmedi sevecek.
Ozgurcum bir de Turk demişken vallahi hiç Turk yok buralarda deli olacağım. Başta biraz geniştim bu konularda Turk arayacaksak Fransada işimiz ne olmazsa olmasındı ama gitgide aramaya başladım. Velakin Fransa acayip bir Fas Tunus Afrika kökenlilerin istilası altında. Türk varsa da bizden çok uzak yerlerdeler sanırım.
canım allah kolaylık versin, bir an önce herşey yoluna girer inşallah. Umarım bakıcı da çok iyidir..
Kolay gelsin İlknur , merakla okuyorum Fransa postlarını.
durum çok daa kötü görünmüyor babanın yokluğu dışında insallah hersey daha da iyi olur.öptüm
İlknur'cuğum,
sizin oralarda bakıcı bulmanız, hem de bunu devlet eliyle yapmanız, eğitimli bir bakıcıya denk gelmeniz felan çok şaşırarak okudum. Yollar merdivenler kötü ama şu bakıcı olayları iyi demek ki. Burada insanlar aylarca iyi bir bakıcı bulamıyorlar. Her yerde farklı dertler, farklı sistemler var ve biz her yere ayak uyduruyoruz ne kadar ilginç...
Dilerim temiz, dürüst, sevgi dolu bir bakıcı olur ablanız. Ahmet'cik de çok sevsin bakıcısını...
Öperiz,
Kolaylıklar diliyorum...
Çok kolaylıklar diliyorum. Anlattıklarını okumak bile yordu.
Sana "super mario" modu diliyorum.Aslında o modda gibisin.
Allah yardimcin olsun Ilknur'cum. Yasser'e de hayirli is kapilari acilir insaallah. Sabretmek lazim.
İlknurcum , yeni gelişmeleri okuyup okuyup yorum yazamıyorum.. yeni başlangıçlar iyidir ve hayırlım olur umarım, bakıcı olayıda bu devlet tarafından güzevcesi olan ve bilıumum eğitim almış bakıcı iyi valla umarım ahmed'de çabuk alışır bu duruma ....sevgiler
Yorum Gönder