Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

22 Ocak 2010 Cuma

İşte geldim buradayım...

Anneyazar dön demiş döndüm :) Hemen yazayım son zamanlar neler oldu neler bitti. Louvre un laneti bırakmadı peşimi son kısmın resimleri tamam yazıları duruyor. İlk fırsatta bitirmeliyim o işi.

Bu aralar ben de ne var ne yok...

- Öncelikle ödülüm var. Hem Anneyazardan hem içimdeki yolculuktan. İkisine de çok teşekkür ederim. Ne zamandır ödül yüzü görmemiş blogumu şenlendireyim. Belki baharı daha çabuk getirebiliriz bu güzel çiçekler sayesinde.. (Resmi yükleyemedim bir sorun çıktı :( Eğer problemi halletmeye çalışsam kesin bir üç hafta daha yazmayacaktım.)

- Günlerdir yazasım yok yine. Elim kolum kalkmıyor bu aralar. Ruhum bir geliyor bir gidiyor. Planladığım tarihte Türkiyeye gitme hayallerim suya düştü ondan mutsuzum. Yedi hafta olmuş geleli. Sanırsın ki yedi ay geçti. Kuzucan o kadar büyüdü ki bu yedi haftada inanamıyorum. Emekler bırakmıştım şimdi bırak yürümeyi koşuyor. Herşeyi anlar hale gelmiş. Köpeğini göster deyince gidip bir sürü hayvan arasından bulup çıkaracak gösterecek hale gelmiş. İnanamıyorum gelişimine. Anne nerede deyince bilgisayar ekranını gösteriyor canımın içi. Bazen öpmeye çalışıyor ki kuş olup uçasım yanına gidesim geliyor, yazmayı bırakmam da bunu ilk yaptığı güne denk geliyor.

- Bunun haricinde ne var yok derseniz, trajikomik hayat peşimi bırakmıyor. Buraya bir kar yağdı üzerinize afiyet hayat durdu. Avrupanın merkezinde duy da inanma. Bir karış kar yok yerde otobüsler çalışmıyor. Sabah çalışsa akşam çalışmıyor. Deli olacaktım. Kimi diyor hazırlıksız yakalanmışlar, yıllardır böyle kar yağmıyordu (sanki ekvator ülkesi nesine hazırlıksız yakalanmışlarsa) kimi diyor özellikle tuzlamıyorlar sonra bu tuzlu su nehirlere karışıp kirletiyormuş, kimi diyor otobüslere bahane olsun çalışmamak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Bunun ceremesini de biz çekiyoruz. Neyse aşağı yukarı bir aya yakındır işe 2kmlik bir yolu çoğunlukla yürüyerek gittim ve ısrarla yolları temizlemediler. Yol da acayip bir yokuş evde internet yok diye bir de sırtımda bilgisayarım işe gidene kadar pestilim çıkıyordu. Biz böyle sürüne duralım geçen hafta bir ödül bahanesiyle çalıştığım alana Sarkozy gelecek diye onun geçeceği tüm yolları tertemiz etmişler. Bizim binaların orası yine rezillik o gün bile yürümek zorunda kaldık işe. Sayelerinde hayatımda şenlenmiyor değil. Hergün acaba bugün işe gidebilecek miyim? Gidebilirsem kaç saatimi alacak? İyi gittim de dönebilecek miyim bakalım? soruları ile maceradan maceraya koşuyorum.

- İyi şeyler olmuyor mu olmaz mı? 6 Ocak itibari ile indirimler başladı. Tabiri caiz ise Gap ve H&M i talan ettim. Bedenen ısrarla hala mağaza standartlarına uymadığımdan evladımı ihya ettim. Tabi alışveriş sibobum sevgili kocamın benden kilometrelerce uzakta olması, eve geldiğimde poşetlerin hesabını vermeyecek olmam da ekmeğime yağ sürdü. Bir konuşmamızda ona gösterince mesafenin verdiği sevimlilikten yuh diyemese de bana sakın bir daha bu çocuğa bir şey almıyor deme, fırsat bırakmıyorsun diyebildi sadece... Buraya geleceğimiz kesinleşince, gideceğiz zaten yanımızda ne kadar eşya götüreceğiz diye kaç indirim kaçırtmıştı bana.. Yaşasın intikam..

- Alışveriş çılgınlığımın bir kısmında getirdiğim kitaplar suyunu çekmek üzere olduğundan kitapçılara bakınmaya başladım. Tüm kitapçılarda Fransızcadan başka kitap satılmıyor vesselam. Birinde diğer diller başlığı altında kitapları görünce atladım resmen. Hemen arkasını önünü okuyup üç kitap alıverdim. İlki beyaz seri çıktı. Hayatımda hiç okumamışım beyaz seri kitabı. Aslında daha yazarın adından kıllanmalıydım ama soğuk beynimi uyuşturdu. Su katılmadık aşk romanı. Fakir, gururlu ama kör olmak üzere olan bir kız ile yakışıklı, serseri ama bir o kadar da gerektiğinde sorumluluk sahibi (ne ironi ama) bir oğlanın aşk hikayesini soluksuz okumuşum. Bir iki yerinde gözlerim bile doldu da kitabı göremem diye daha fazla ağlayamadım. Sonra baktım ki ablanın Türkçeye çevrilmiş hiç kitabı yok. Oysa abla maşallah beyaz seri olayını aşmış. Tonlarca kitabı varmış ve bu oğlanın ait olduğu ailenin her bireyine bir kitap yazmış. Aynı aile ile ilgili dokuz kitap dile kolay. Ne büyük kayıp demek istiyorum Türk gençliği adına:) Neyse diğer ikisi daha aklı selim kitaplar çıktılar.
- Haftasonları Paris turlarına devam. Paris gezmekle bitirilecek bir şehir değil ama bazen sırf sokaklarında dolaşmak için bile gittiğim oluyor. Neresine aşık olayım, neresine vurulayım şaşırıyorum. Hayatımda gördüğüm en zarif şehir ve yaşadığım hiçbir aksaklık nedense soğutamıyor beni bu şehirden.
- Ayrıca bugün itibari ile (kırk günlük uğraşın ardından) evime internet bağlatmanın haklı gururunu yaşayarak bundan sonra daha çok yazmaya çalışacağıma söz veriyorum(vermeye çalışayım ya da )

8 yorum:

Adsız dedi ki...

doğrumu anladım oğlunuz yanınızda değil mi değilse neden .Çok üzüldüm çok
fatoş

İlknur dedi ki...

Merhaba Fatos, daha onceki yazilarimda yazmistim bir suredir ayri oldugumuzu. Bircok sebepten ayri kalmak zorunda kaldik maalesef. Ben de cok cok uzuluyorum ama hicbir derdime derman olmuyor ne yazik ki.

SERRA dedi ki...

Oralarda Allah'a emanet ol İlknur'cum , ciğerine bir an kavuşman dileğiyle .Toprak altında değil şükür dağ ardında...Sevgilerle

İlknur dedi ki...

Amin Serracim. Dedigin cok dogru gececek elbet. Allah kimsesi o yazdigin durumla sinamasin. Her gun goruyorum yine de zor dayaniyorum..

Yasemin Aktuğ dedi ki...

ya ilknur bende çok üzülüyorum durumunuza ve yazılarını okuyunca boğazım düğümleniyor. bu arada seni takdir ediyorum. sabrın sonu selamettir.
sen yine içinden gelmesede yaz. farkında olmadan rahatlatıyor yazmak.
bu arada bende eşimden gizli gizli çok alışveriş poşeti sokmuşumdur eve sanki bişey diyecekmiş gibi. sen şimdi tadını çıkar.
sevgiler

ilknur malcı dedi ki...

canım hissettiklerin çok normal Allah Ahmedine bir an önce kavuştursun.

rnt dedi ki...

Ilknur'cum,

Allah bir an once kavustursun sizleri insallah.
Sabir arkadasim sabir. Ben de dusunmuyor degilim Vera'yi anneannesine birakmayi...

balböcükleri dedi ki...

ilknurcuğum bazen benimde yazasım gelmiyor ama oğluşundan ayrı olmana çok üzüldüm umarım bu süreç çabucak geçer