Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

5 Haziran 2010 Cumartesi

Fotoroman - Tuna öper de ...

Tuna Tülin Su'yu öper de benim paşazadem geri kalır mı? Kalmaz. Geçen hafta bahar aylarının sonuncusunda Ahmed beyler de ilk aşkını yaşar.



İlk tanışma. Top renklerine azami dikkat :)



İlk flört :)


İlk öpücük


İlk çekişme


Hanım hanım bu ayakkabı yeni mi? (Aşkın evlilik hali)

Bakmayın böyle laylaylom resimler koyduğuma, içim öfke dolu günlerdir. Türkiye'ye gittim. Kuzumu gördüm neşelendim. Kavuşmamıza az kaldı diye daha az içim acıyarak geri döndüm. Neşeli neşeli neler paylaşacaktım. Döndüğüm gün haberleri okurken midem bulandı.

Bir ülke insanına bu kadar mı sahip çıkmaz çıkamaz anlamıyorum. Olaylar herkesin takip ettiği olaylar. Aynı gecede Türk bayrağı çekilmiş, uluslararası sularda seyreden bir gemiye teröristin önde gideni saldırıyor. Hükümetin yaptırımlarına gülüp geçmek bir yana, haberlerde öyle yorumlar okuyorum ki aynı ülkenin vatandaşı yeri geldiğinde açık açık oh olsun demeye getiriyor. Kaşındılar, gitmeselerdi. Kendi içimizdeki fikirler yetmezmiş gibi bir de taaa Pensilvalyalardan görüş geliyor bu yönde. Bu Filistin meselesi bizim ailenin doğal olarak yumuşak karnı. Çok yazmak, bu blogu bunun tartışma platformu olarak kullanmak istemiyorum. Yazsam aslında, işin içini dışını biraz daha bilen biri olarak ama bu olayda sinirlendiğim, takıldığım kısım zaten Filistin meselesi değil onun için başka zaman yazarım belki.

Diğer olayda yine o gece olan beni sonunda isyan ettiren İskenderunda saldırıya uğrayan birliğimiz. Yeter gerçekten yeter. Yıllardır bu adamları kaale almadık ama belli ki bizim düşündüğümüzden daha güçlüler, bahar aylarının gelmesi ile birlikte yine saldırılarını arttırdılar. Yirmi yılda bu Allahın belaları ile başa çıkılmadıysa artık tedbir almanın zamanı gelmedi mi? Orada ölenler ana-baba evladı. Neden bu kadar tehlikeli insanların karşısına sadece askerliğini yapmaya gitmiş, gidenlerin söylediklerine göre acemi birliklerinde sadece üç kurşun atarak oralara gönderilmiş gencecik cocukları sürüyoruz? Ordumuzun yıllarca eğitimini almış, savaşmayı bilen, silah tutmayı bilen az mı mensubu var? Neden o bölgede sadece eğitimli, deneyimli askerleri tutmuyoruz? Yazıktır, gerçekten yazık. Günah. Çocuk kolay mı yetişiyor? Ahmedle yaşıt blog annelerini hep okuyorum. Bir yıllık anneliklerimizde bile yıldığımız, gücümüzün tükendiği günler oldu. Bu kadar zamanda ne emekler verdik, yirmi yaşında çocuğa verilen emeği düşünemiyorum bile. Hiç kimsenin canı acımaz mı bu çocukların annelerini, babalarını, eşlerini ya da çocuklarını televizyonda feryat ederken görünce? Yeter gerçekten yeter. Paraysa para, techizatsa techizat, silahsa silah, askerse asker var. Ne eksikte yıllardır savaştaymışcasına verilen bu kayıplar, giden bu canlar.

Dedim ya çok öfkeleyim. Aslında bu konularda yazılacak daha çoook şey var da tutayım kendimi.

4 yorum:

Hülya Cinsçiçekçi dedi ki...

anam ahmet nasıl öptürmüş kendini. maço erkek seniii...
fotoğraf altında yazdıklarını da tam okumadım ama tahmin ediyorum. üzüldük ülkecek.

Hilal dedi ki...

çocuklar güzel vakit geçirmişler ve toplarına bayıldım İlknur. Bir de ben yazacaklarını gerçekten merak ettim.
ilk zamanlar hükümetin yaklaşımını anlamadım alttan alıyorlar sandım kızdım. ama baktım insanlarımızın hepsi geldi ve Türkiye'nin gücü hissedildi sevindim hakkaten. Dün ise pensilvanya haberi ile nasıl yani dedim. Bu ülkenin hiçbir ferdinin bu olaya "giderlerse bu olur işte oh olsun" tarzı yaklaşımını kafam almaz. anlayamam bunu.. kaldı ki sonra yalanlama geldi pensilvanyadan. malum medyanın her zamanki oyunlarından biriymiş nette okudum haberlerde. neyse dedim ok. ama biraz evvel yine üzüldüm ki insanlar buradaki açları doyurduk da filistin mi kaldı gitmeselerdi işte böyle olur tarzı yazmışlar. anlayamadım ve anlayamayacağım. bloğumda da yazdım hep, oradaki müslüman olsun hristiyan olsun vs vs her ne olursa olsun, zulüm varsa ortada karşılarında olunmalı. kimlik gözetmeksizin. Filistin meselesi de herşeyden önce insanlık meselesi. ama malesef zaman zaman çarpıtılmaya çalışıldı.

biraz uzun oldu kısa keseyim artık kusura bakma:) sevgiler

yeliz dedi ki...

çok tatlı yaa. itiraf ediyorum ilknur, ben senin kuzudan ayrıyken yazdığın postlarını okuyamıyorum ayrılığınız dokunuyor bana ama bir yandan da senin ne kadar güçlü olduğunu görüp takdir ediyorum. burdan size sevgiler

İlknur dedi ki...

Hiç sorma öptürmüş kendini :) Ben görmedim bu halleri başka şeylerle igileniyordum. Resimlerden yakalım.
Olaylar da üzülünmeyecek gibi değil hakkatten. Neyse inşallah başkası yaşanmasın diyelim.

Hilal aslında konu çok derin konu. Çok yazılacak çizilecek şey var da, konuşmaktan öte gidemiyoruz işte. Aslına bakarsan insanlarımızı geri getirmeyi ben marifet olarak göremedim. Zaten haksızca alıkonulmuş insanları kurtarmışsın kaç yazar.

Yelizcim az kaldı. 8 hafta sonra gönül rahatlığıyla blogu okumaya devam edebilirsin :) Tabi Arcanın energizer halleri fırsat verirse :) Sevgilerimle.