4 Ekim 2010 Pazartesi

Hayvan sevgisi ama nereye kadar?

Bende günlük yaşantımı ciddi anlamda etkileyen bir hayvan fobisi var. Çok ama çok korkuyorum hayvanlardan. Hem de hepsinden. Ne zaman köpek görsem yolumu değiştiririm. Yanından geçmek zorunda kalıyorsam ecel terleri dökerim o kadar.

Diğer yandan hayvan sever miyim? Sonuna kadar. Şimdiye kadar zarar verdiğim hayvanlar sadece sivrisineklerdir sanırım. Hayvan belgeselleri delisiyimdir falan ama teorideki sevgi, pratikte bir işe yaramıyor vesselam.

Sonuç olarak bizim kuzu benim gibi olmasındı tüm istediğim. Becerebildiğim kadar hayvanlarla haşır neşir olsun diye uğraşırım. O da hayvanları pek sever. Sitemizin ufak havuzunda üç ördek var. Her akşam onları besleriz. Kendilerine her market alışverişinde hususi kraker alınır. Çünkü bizim ördekler ekmeği sevmezler. Kuzusu onlara "bıhbıh" der. Bir bıhlara kraker atar, bir kendi yer. Hatta bir keresinde çok yakına gelmişler, oğlanın elinden almaya çalışırken göstermesine bakılırsa parmağını kapmışlar :) Sevgi ilgi tüm hayvanlar için geçerli aslında ama geçen hafta başımıza öyle bir iş geldi ki sanırım bir daha Ahmed beyler hayvanlara çok yaklaşamayacaklar benim yüzümden.



Sultanahmete götürdük onu. Daha meydana yeni adım atmıştık ki bir büfenin yanında kediler. Ben acayip iştahla "Ahmed bak miyam var burada" dedim. Kuzum sevindi. Yaklaştı yanına bakmaya başladı. Kedi Ahmede Ahmed kediye derken, hiç bir şeyde yokken, aniden kedi olduğu yerden sıçrayıp Ahmedi tırmaladı. Evladımın çığlığı hala kulaklarımda. Eline baktık hemen. Çok ince bir çizik var. Biri kolonyalı mendil verdi, ben çiziği sıktım. Biraz kan çıktı. Temizledik ettik ama benim dünyam yıkıldı. Hemen kuduz aşısı yapılacak diye düşündüm. Çocuk doktoru diye hemen kayınpederi aradık. Kedi ısırmadıysa sadece tırmaladıysa temizleyin aşıya gerek yok dedi. İçim biraz rahatladı ama yine de kurt kemiriyor içimi.


İki gün sonra dayanamadım sağlık ocağına götürdüm. Götürürken apartmandan bir amca bizi bıraktı. Kedi tırmığı deyince önce bir güldü sonra başladı azarlamaya. "Bunun için doktora gidilir mi? Başkasının sırasını gasp edeceksin, doktorun vaktini çalacaksın. Bizim zamanımızda götürenle dalga geçerlerdi" diye. Üstüne de nasihat etti. Biraz mikroplara açık yetiştirmeliymişim oğlanı :)

Gittik doktora. Dedim üç gün önce ısırdı. Bu sefer doktordan işittim azarı (O gün benim ayar günümmüş sanırım). "E pek erken gelmişsiniz" dedi doktor da. Durun dedim anlatayım neden gelmedim. Kayınpederin anlattıklarını duyunca bu sefer yumuşadı doktor. Kendinden detaylı bilgi alabildik. Kedi tırmalamasında (büyük ihtimalle köpek için de geçerlidir) iki risk varmış. Biri tetanoz, diğeri kuduz (düşman başına).



Yaşı gereği Ahmed bütün aşıları olduğu için tetanoza gerek yokmuş. Koruyuculuğu devam ediyormuş. Kuduz içinse yaraya baktı. Çok yüzeysel dedi. Kedilerde kuduz çok nadirdir ve ısırma ile risk artar dedi. Yine de yara derin olsa, tırmalamadan önce patisini yalamış olması riskini gözden kaçırmayacaktık. Sonuç olarak iki doktor görüşü, türlü internet makalesi okuması sonucu biraz içim rahat etti (İçim rahat etti dediğime bakmayın, okurken kedi tırmığı hastalığı diye bir hastalık bile buldum, oğlanda belirtilerini aradım bir süre).

Doktorumuz ayrıca kuduz aşısının sağlık ocaklarında yapılmadığını, sadece belirli merkezlerde yapıldığını söyledi. Bize yakın olarak önerdiği yer Hasekiydi.

Bu olaydan bir hafta sonra Ahmedim grip oldu. Dannn.. Bu adını bile anmak istemediğim o hastalığın ilk belirtisi üst solunum yolları rahatsızlıkları. Benim içimin rahatlığı kayboldu gitti. Koştuk hemen doktora. Dayanamadım yine sordum. Elinde yaranın izi zar zor görünüyordu. o sırada. Doktor yine aynı şeyi söyledi. Bu kadar yüzeysel sıyrık yapmaz.

İçimiz tamamen rahatlasın diye bir de gittik kediyi bulduk. On gün sonra. Çok şükür yaşıyor. Sapasağlam.

Ahmed beyler için hayvan sevgisi bir süre anne engeline takılacak maalesef. Ne zamanki tüm hayvanların aşılı olduğunu bileceğim o zaman haşır neşir olmak serbest.

7 yorum:

SERRA dedi ki...

GEÇMİŞ OLSUN iLKNUR
okurken hem güldüm hem endişelendim kedinin yaşadığına sevindim:)

İlknur dedi ki...

Çok teşekkürler Serracım. Ah ah çok üzüldük ama inşallah geride kaldı.

Tekir dedi ki...

dün gece sana kuduz ve aşı tecrübelerimi anlattığım upuzuuuun bi yazı yazmıştım sonra bi şey oldu ve gönderemedim :( neyse sözün özü şu, kuduz tırmık da olsa ısırıkta olsa riskli... dr. bu konuda farklı anlayışları var ben en çok aşıya güvenirim, neyse ki kedi yaşıyormuş :) eğer ahmed'e kedi sevgisi aşılamak istiyorsan :)) bizim evdeki aşılı kedilere bir ziyaret ayarlayabiliriz İlknur'cuğum. Bu vesile ile hem hasret gidermiş oluruz :) öperiiiiimmmmm

Axius dedi ki...

İlknur sen sen ol, sokak kedisinden, köpeğinden uzak tut çocuğu.Geçmiş olsun.

yeliz dedi ki...

ben de çok korkuyorum hayvanlardan özellikle köpeklerden:(

Adsız dedi ki...

çok geçmiş olsun ilknurcum.bende hayvanlardan çok korkarım.ve aynen kendi korkunu anlatırken resmne beni anlatmışsın.bende köpek görsem hemen yolumu değiştiririm.kuştan bilekorkarım.hangi hayvanı görsüsem göreyim sanki birdenüstüme atlayacak gibi gelir.
elada tam aksi.pek sever hayvanları.ama sokak hayvanlarını sevdirmiyrum ben...
zehra eroğlu

İlknur dedi ki...

Tekircim cok saol canim. Hmm teklif super super olmasina da oglani size getirip biraksam :) Zira kedilerden tirstigima once bana bir kediler adam yemez dersi lazim :)

Axius ah ogrendim uzak tutmam gerektigini ama biraz acili oldu :(

Yeliz biliyorum senin de blogda anlatmisligin var. Hayat ne kadar zor bizim icin.

Zehra cok tesekkur ederim. Bizimki de sevmiyordu aralari yarim metreden fazlaydi ama nasil oldu biz bile anlamadan oldu. Bundan sonra dikkat edecegiz ama olan oldu bi kere.