14 Ocak 2011 Cuma

Lohusalık üzerine

Özgüranne güzel kadın lohusalık konusunda beni mimlemiş. Biraz düşünüp geçmişi deşmek gerekti. Ciddi ciddi kafa yordum hatırlamak için. Günler ne çabuk akıp geçiyor.

1- Lohusalık denen hadise sizce tam olarak nedir?

Doğum yapan kadının doğumdan sonra bedensel ve ruhsal dengeye oturması için gereken süre diye düşüniyorum. Ben lohusalığıma ne zaman başladım çok net hatırlıyorum. Doğumdan çıktım ve odama götürdüler ve bebeğimi daha getirmemişlerdi. İlk iş karnımı açıp baktığımı gördüğüm manzara sonrası dünyamın başıma yıkıldığı an başlamıştı. Hemen ardından bebeğim gelip de onu görmem ve hıçkırıklara boğularak dakikalarca ağlamam ise ikinci evresini başlatmıştı.

2- Lohusalık içinde hormon dengesizliğini de barındıran bir şeyse neden 40 gün sürer gibi bir algı var toplumda sizce? Regl olamadığın, emzirme ile birlikte hormonların dağınık kaldığı süre boyunca sürmesi makul değil mi?

Bu kırk gün ya da 6 hafta algısı sadece toplumda değil tıbbın da kabul ettiği bir şey sanıyorum ama neden 40 gündür hiçbir fikrim yok. Benim şahsi tecrübemse lohusalık psikolojisinin 40ı 50si olmaz şeklinde :)

3- Sizin lohusalığınız (Hormonal dengesizlikler ve depresif olma halini kastediyorum hep lohusa derken) ne kadar sürdü?

Güzel soru :) Hormonal kısmını pek bilemeyeeğim ama benim psikolojik lohusalığım biraz geç başladı geç bitti. İlk ayın sonunda başlayıp bir iki üç ay sürdü.

4- Nasıl geçti, hep aynı şiddette miydi? Normale yavaş yavaş mı, birden mi döndünüz? Herp depresif, sinirli olacak şekilde mi etkiledi sizi, manik, aşırı enerjik anlarınız da oldu mu?

Benimki enteresan bir lohusalık dönemiydi. İlk bir ay annem ve babam bizimleydi. İkisi de geceli gündüzlü bize baktılar. Hem bana hem kocama hem de yenidoğana. Bazen görüyorum sezeryan oldum ertesi günü kalktım misafirlerimi ağırladım diyen arkadaşlar oluyor. Ben normal doğum yaptım ve neredeyse bir ay yattım. Hiçbir işe elimi sürmediğim gibi ben dinleneyim diye bebeğin emzirilmesi hariç her işini annem yaptı. Yanımdaki bebeğin ağlamasını benden önce duyup babam koştu. Ben kocamla, kardeşimle çıkıp yürüyüşler yaptım. O zaman bu yürüyüşler temiz hava o kadar iyi geliyordu ki benden önce doğum yapan bir komşumun adetleri gereği 40 gün evden adım atmadan nasıl yaşadığını ciddi ciddi merak etmiştim. Bu durumda bana sadece hormonal dengesizliklerle başa çıkmak kaldı. İlk ayın sonunda onlar hem yorulup hem de evlerini özleyince işte o zaman lohusalığın çirkin yüzü ile tanıştım. Evin işi, yemek, bebek bakımı ve dinlenmek. Bunların dördünü maalesef bir arada götürmek imkansız. Hele de yenidoğanla. O sürekli memede durmak ister. Yarı gün kucağında bebek oturup durursun. Onun uyuduğu (ki benimki gündüz uyumayı sevmezdi o ara 45 dakika uyusun diye bir saat onu uyutmaya çalıştığımı hatırlarım) zaman da gözünü kapatıp dinleneceksin ki iyi olasın ama ne mümkün. E yemek ne olacak. Kocam yemek yapmayı sever ama yemek listesi çok kısıtlı olduğundan yardımı da sınırlı kalmıştı. Bu gidişat sebebiyle benim sütüm azaldı ve üçüncü ayda çok az kilo aldığı için Ahmed ben depresyona girmiştim. Kendimi yemeğe verip kilo alıp kendimden nefret etme noktasına gelmiştim. Benim için lohusalık dönemi o dönemdir işte. Bahar aylarının gelmesiyle biraz park bahçeye çıkmaya başlayınca hem de o altı aylık dönemi tamalayıp ek gıdalara geçince bana bağımlığı bir nebze de olsa azaldı ve ben kendimi azar azar toparladım.

5- O dönem yanınızda, sizi gerçekten anlayan, destek olan eş, dost, arkadaşınız var mıydı? Yalnız mı geçirdiniz?

Eş dost çok limitli yanımda olabilmişti. Yakın olduğum iki üç arkadaşımda benimle beraber ufak bebek büyütmeye çalıştığından destekleri daha ziyade telefonlarda sürdü. Bu dönem de arada çatışsak da (bebek çok örtülür yok az örtülür meselesi yüzünden az kırmadım kalbini) annemden başkasını diyemem. Canını dişine taktı beni ve Ahmedi iyi bakabilmek için. Zaten onun kitabında hiçbir işi kötü yapmak yazmadığından en iyisini yaptı. O gitti evine baktık olmuyor biz gittik yanına. Kaçamadı bizden :) Annemden sonra ikinci sıraya babamı koyarım. O da konuşmaları ile çok destek oldu bana. Her müsait vakti dinlenerek geçirmemi öğütledi durdu hep. Ben onlarda kalırken sabah sesi duyduğu gibi Ahmedi alıp oyalayıp benim biraz daha uyumama yardımcı oldu. Üçüncülük sırası kocamda. Gündüzleri çalışsa da her gece Ahmedle o ilgilendi. Daha evvel yazmışlığım vardır. Yatak odamız soğuk diye ben Ahmedle salonda yatıyordum. O yatak odasına kalabilecekken benimle karşılıklı koltuklarda uyudu bütün kış. Her rica ettiğimde dışarı çıktık. Bazen süt sağıp bıraktım ve çarşıya çıktım, o sırada o baktı Ahmede.

6- Eşinizle nasıl geçirdiniz bu süreci?

Eşimle çoğunlukla iyi ama arada ufak tefek kırgınlıklarla geçirdik bu dönemi. O elinden geleni yapsa da bende nedense (kedidir kedi) beni anlamıyor ühüüü psikolojisi hakimdi o ara. Ara ara ben onu zorladım o zorlamalara bazen dayandı bazen isyan etti. Duygusal olarak dalgalanmaları olan insanlarla başa çıkmak zor hele bir de bu insan bir kadınsa :) Böylece bir lohusalık macerasını tamamladık. Artık önümüzdeki lohusalıkları bekliyoruz :)

Ben de bu mimi Tunanın Hülyasına, Yelize ve İlknura pasladım gitti.

1 yorum:

yaruze... dedi ki...

merhaba,
ilk kez bugün girdim bloğunuza.Devamı gelecek.
Bizede bekleriz...