(Dünki teknik arıza için özür diler, bir anlık gafletle yayınla tuşana basmamın kurbanı olduğumu arz ederim :) )
Aslında bu bir yeni evli/hamile/anne ile konuşma kılavuzu. Hadi çok iddialı olmasın. İlk kısmını saymazsak bir daha hamile kalırsam eş dost akrabaya el kitapçığı olarak dağıtmayı planladığım benimle konuşma kılavuzu diyelim adına.
Yeni evli ile nasıl konuşulmaz ?
Bizim memlekete kafamın en basmadığı şeyi evlendikten sonra öğrendim ben. Birincisi bizim toplumun genelinde bazı konular hassastır. Bu konular özeldir, mahremdir falandır filandır. Velakin evlenince ne oluyorsa hele bir de yeni evliyseniz birden sizin mahreminiz olan konu birden orta malı haline geliyor. Geldiği yetmiyor bir de alalen dillendiriliyor. Bu dillendirmenin en naif yolu "torun istiyoruz biz" ile başlıyor "hmm çocuk yapmayı düşünmüyor musunuz?"a kadar gidiyor. Evlendim evleneli cevap vermekten en nefret ettiğim soru bu oldu. Hayır size ne benim özelimden. Benim kocamla oturup düşünüp karar vereceğim bir konunun on-yirmi kadın arasında konuşulması gerekli mi?
Evliliğinin ilk yıllarını benim gibi biraz da kapalı bir yerde geçirdiyseniz bu soruyu duyma sıklığınız ortalama iki günde bir. Abartmıyorum. Hele bir de eşinizle konuşup doktoralarımız bitene kadar düşünmeyelim dediğiniz ve kapattığınız bir konunun her yeni tanıştığınız insanla tekrar tekrar açılması beni acayip germişti.
En son yaşadığım bir olayda artık yuh dediğimi hatırlıyorum ama içimden tabi :) Bir komşu oturmasına davet edilmiş ve abuk bir hata yaparak kabul etmişim. Komşunun bilmem nereden hayatımda ilk defa gördüğüm bir daha da göreceğimi sanmadığım bir arkadaşının yanına düşmüşüm. Sorular tam sırasıyla şu sıra ile soruldu. Adınız ne? İlknur Evli misiniz? Evet. Çocuk var mı? Yok. Kaç yıllık evlisiniz? Üç. Aaaa istemiyor musunuz yoksa olmuyor mu? (İlknur kısa devre) Hayır böyle aptal bir soruyu sorarken aklından ne geçiyordu merak ediyorum. Benim çocuğum olmadığını bilip bilmemek senin neyine yarayacak. Onu da geçtim. Ben bakalım bu konuyu seninle paylaşmak istiyor muyum? Milletin karşısına geçip kaç para maaş alıyorsun diye soramazken bu konuyu sorma cesaretini nereden alıyorsun? De ki çocuğum olmuyor ve sen bu soruyu sorarak beni yaralıyorsun, üstüne böyle bir şey varsa bile yeni tanıştığım bir kadınla paylaşacağımı nereden çıkardın?
Sonunda çok şükür hamilelik haberini verince konu komşu bir sürelik rahatladı. Şimdi dönünce biliyorum "ikinciyi düşünüyor musunuz? Aa bir kardeş şart" mafyası beni bekliyor. Ki en son tatilimde bile atağa geçtiler. Ne de olsa bizimki bir yaşını geçti ya. Kilo almışsın diyemeyen hamile misin? diye soruyor. Birini baktım ikinci kusur kaldı demek istiyorum çoğuna. Son Türkiye ziyaretimde sırf bu yüzden bir teyzeyi terslemek zorunda kaldım. Bundan sonra soracaklara da direk soracağım. "Gelip sen mi bakacaksın?" ya da "bebek olursa kapıdan bir kap yemek mi uzatacaksın?" diye. Geçen seferden tecrübe ettim. Bu soruyu en çok soranlar evine en uğramazlar oluyorlar. Bu soruyu asla sormayan zavallı anneannelere çıkıyor piyango genelde.
Sonuç, çocuk sahibi olma konusu iki insanın karar vereceği gayet özel bir konu. Parkta, bahçede tanıştığınız insanlara pat diye sormayın. Her evlinin illa çocuğu olmalıymış gibi evli misin sorusunun arkasına çocuk sorularını eklemeyin. Bırakın insanlar böyle güzel bir haber aldıklarında sizinle paylaşsınlar. Bu bilgiyi önceden öğrenmenin size zerre kadar faydası yok nasılsa. Çocuk düşünmüyoruz diyene, ama çocuk sahibi olmak öyle süper, böyle şahane diye tencere pazarlar gibi çocuğu pazarlamayın. Millet sizin lafınızla çocuk sahibi olacak değil ya. Boşuna nefesinizi tüketip bir de kendinizden nefret ettirmeyin. En azından bana. Ha dayanamam illa soracağım diyorsanız da şu salak "çocuk yapma" fiilini kullanmayın iyice germeyin beni.
Aslında bu bir yeni evli/hamile/anne ile konuşma kılavuzu. Hadi çok iddialı olmasın. İlk kısmını saymazsak bir daha hamile kalırsam eş dost akrabaya el kitapçığı olarak dağıtmayı planladığım benimle konuşma kılavuzu diyelim adına.
Yeni evli ile nasıl konuşulmaz ?
Bizim memlekete kafamın en basmadığı şeyi evlendikten sonra öğrendim ben. Birincisi bizim toplumun genelinde bazı konular hassastır. Bu konular özeldir, mahremdir falandır filandır. Velakin evlenince ne oluyorsa hele bir de yeni evliyseniz birden sizin mahreminiz olan konu birden orta malı haline geliyor. Geldiği yetmiyor bir de alalen dillendiriliyor. Bu dillendirmenin en naif yolu "torun istiyoruz biz" ile başlıyor "hmm çocuk yapmayı düşünmüyor musunuz?"a kadar gidiyor. Evlendim evleneli cevap vermekten en nefret ettiğim soru bu oldu. Hayır size ne benim özelimden. Benim kocamla oturup düşünüp karar vereceğim bir konunun on-yirmi kadın arasında konuşulması gerekli mi?
Evliliğinin ilk yıllarını benim gibi biraz da kapalı bir yerde geçirdiyseniz bu soruyu duyma sıklığınız ortalama iki günde bir. Abartmıyorum. Hele bir de eşinizle konuşup doktoralarımız bitene kadar düşünmeyelim dediğiniz ve kapattığınız bir konunun her yeni tanıştığınız insanla tekrar tekrar açılması beni acayip germişti.
En son yaşadığım bir olayda artık yuh dediğimi hatırlıyorum ama içimden tabi :) Bir komşu oturmasına davet edilmiş ve abuk bir hata yaparak kabul etmişim. Komşunun bilmem nereden hayatımda ilk defa gördüğüm bir daha da göreceğimi sanmadığım bir arkadaşının yanına düşmüşüm. Sorular tam sırasıyla şu sıra ile soruldu. Adınız ne? İlknur Evli misiniz? Evet. Çocuk var mı? Yok. Kaç yıllık evlisiniz? Üç. Aaaa istemiyor musunuz yoksa olmuyor mu? (İlknur kısa devre) Hayır böyle aptal bir soruyu sorarken aklından ne geçiyordu merak ediyorum. Benim çocuğum olmadığını bilip bilmemek senin neyine yarayacak. Onu da geçtim. Ben bakalım bu konuyu seninle paylaşmak istiyor muyum? Milletin karşısına geçip kaç para maaş alıyorsun diye soramazken bu konuyu sorma cesaretini nereden alıyorsun? De ki çocuğum olmuyor ve sen bu soruyu sorarak beni yaralıyorsun, üstüne böyle bir şey varsa bile yeni tanıştığım bir kadınla paylaşacağımı nereden çıkardın?
Sonunda çok şükür hamilelik haberini verince konu komşu bir sürelik rahatladı. Şimdi dönünce biliyorum "ikinciyi düşünüyor musunuz? Aa bir kardeş şart" mafyası beni bekliyor. Ki en son tatilimde bile atağa geçtiler. Ne de olsa bizimki bir yaşını geçti ya. Kilo almışsın diyemeyen hamile misin? diye soruyor. Birini baktım ikinci kusur kaldı demek istiyorum çoğuna. Son Türkiye ziyaretimde sırf bu yüzden bir teyzeyi terslemek zorunda kaldım. Bundan sonra soracaklara da direk soracağım. "Gelip sen mi bakacaksın?" ya da "bebek olursa kapıdan bir kap yemek mi uzatacaksın?" diye. Geçen seferden tecrübe ettim. Bu soruyu en çok soranlar evine en uğramazlar oluyorlar. Bu soruyu asla sormayan zavallı anneannelere çıkıyor piyango genelde.
Sonuç, çocuk sahibi olma konusu iki insanın karar vereceği gayet özel bir konu. Parkta, bahçede tanıştığınız insanlara pat diye sormayın. Her evlinin illa çocuğu olmalıymış gibi evli misin sorusunun arkasına çocuk sorularını eklemeyin. Bırakın insanlar böyle güzel bir haber aldıklarında sizinle paylaşsınlar. Bu bilgiyi önceden öğrenmenin size zerre kadar faydası yok nasılsa. Çocuk düşünmüyoruz diyene, ama çocuk sahibi olmak öyle süper, böyle şahane diye tencere pazarlar gibi çocuğu pazarlamayın. Millet sizin lafınızla çocuk sahibi olacak değil ya. Boşuna nefesinizi tüketip bir de kendinizden nefret ettirmeyin. En azından bana. Ha dayanamam illa soracağım diyorsanız da şu salak "çocuk yapma" fiilini kullanmayın iyice germeyin beni.


4 yorum:
butun bu dediklerine katiliyorum. Fakat ben su ev oturmasi saldirisina takildim.
Demek ki bi kadini tanimlayan seyler: 1. Adi, 2. medeni hali 3. evliyse cocugunun olup olmadigi 4. kac yillik evli oldugu 5. cocugu yoksa neden olmadigi.
Is, egitim durumu, son 21 senedir durmadan okuyor olmasi (benim durumumda), hic farketmiyor yani... :()
ahh ilknurcum senin bu yazın bana cok lüks kaçtı desem alınmazsın di mi?
daha 3 günlük evli iken kocamın anasının arayıp oğlum cocuk yapma onun niyeti ev aldırıp cocuk yapıp bosanıp nafaka yemek dediği ve sonrasında sel olup akan göz yaşlarım geliyor aklıma.Bundan gayrısınden gam yemem ben.
Ayse aslinda dustugun ortama gore degisiyor diyecegim ama sanirim o da degil. Bir sure seni oku meslegini eline al diye gaza getirenler bir yerden sonra ee vakti geldi hala evli degil mi hala cocugu yok mu derdine dusuyorlar.
Ilknurcum Allah seni oyle bir sinavdan geciriyor ki ne diyeyim bilmiyorum. Agzim dilim lal. Cocuguyla tek basina kalmayi kac kadin goze alabilir ki, sirf uc kurus alip alamayacaginin garantisi bile olmayan bir nafaka parasiyla. Zihniyete sasmamak elde degil inan ki.
Bu negatif konuşmaların asla sonu gelmeyecek İklknurcum biliyorsun değil mi? hele hele bizim buralarda çenesini tutamayan bir dolu insan varken çoook zor çok
Yorum Gönder