Dün uzaklardan gelen misafirler tüm gün Eyüpte gezdirilmiş. Ahmed beyler de bundan nasibini almış. Günün yorgunluğu ile akşam sekizde sızmış. Annenin takdirini kazanmış. Hazır tatilken laf lafı da açmışken biraz geç yatılmış. (Geç dediysem hepi topu bir ama biz de yorulmuştuk.) Veee sabah olmuş....
Sabah gözlerini yarı açabildiği için durumun vahimliğini farketmeyen canım kocamın "İlknur kalk bir, Ahmed bir şeyler yapmış galiba" cümlesi ile gözlerimi araladım. Aralamamla gözlerimin yuvalarından çıkması üstüne bir de yerinden fırlamam bir oldu. Uykusunu tastamam alan Ahmed beyler sanıyorum sabah 7 gibi uyanmış. Biraz yatakta debelendikten ve anne-baba horul horul uyurken fırsat bu fırsat deyip yatak odasında keşfe çıkmış. Her zaman kendisinden özenle sakladığım makyaj çantamı bulmuş. Aslında bundan sonrasını anlatmama lüzum var mı bilmiyorum. Hikaye klasik. Eşşek yüküyle para dökülmüş makyaj malzemeleri anneden özellikle bayram sebebiyle bol bol görüldüğü şekliyle uygulanmış. Yerlerini pek tutturamamış yalnız. Rujlar alına sürülmüş. Daha doğrusu boca edilmiş. Araya biraz da siyah göz kalemi karıştırılmış. Diğer renkli göz kalemleri ağız bölgesine uygulanmış. Artanlar yatak çarşafının aşağı kısmına uygulanmış. (Eğer gözüm dönmemiş olaydı resmini de çekerdim de, neyse başka maceralara artık)
Bu ne kötü makyaj, olmamış Ahmed bey diyerek 3 puan verdim kendisine. Yok aslında böyle de olmadı. Çığlığı bastım. Elimde ıslak mendili kaptığım gibi yüzünü temizledim, bir de sağlam azarladım. Bunların tamamını sanırım bir iki-üç dakika içinde yaptığımdan zavallı çocuğum hiç bir şey anlamadı. Boş boş bana ve yaptıklarıma bakakaldı. Annesi aynılarını yapıp sokağa çıkabiliyor ama kendi yapınca neden beğeni toplamadığını sorgulamıştır muhakkak. Ben bunları düşünüp beyin süzgecimden geçiremeyecek kadar uykusuz ve sinirli olunca olan ona oldu.
Azarlamam o kadar işe yaramış ki bu olaydan aşağı yukarı bir iki saat sonra, ben kahvaltıyı hazırlarken, babası da biraz çalışırken, ben babasının yanında babası benim yanımda sanarken, teyyyy amerikalardan getirilmiş, bugüne kadar özenle saklanmış vücut kremi de çamaşır makinasının ön yıkama gözüne boca edilmiş. Bu sefer babası benim ilk olaya verdiğim tepkiden korktuğundan aldı eline kaşığı itina ile doldurdu kremleri yerine :) ardından da Ahmed yaramazlaşmaya başladı farkında mısın dedi. Farkındayım ama yaramazlığının değil büyüdüğünün farkındayım. Ne mutlu bize büyüyor diye özlü sözler ederek sabahki kötü annelik eksi puanlarını hem oğlan hem de babasının gözünde artıya çevirmeye uğraştım bir de :P
Sabah gözlerini yarı açabildiği için durumun vahimliğini farketmeyen canım kocamın "İlknur kalk bir, Ahmed bir şeyler yapmış galiba" cümlesi ile gözlerimi araladım. Aralamamla gözlerimin yuvalarından çıkması üstüne bir de yerinden fırlamam bir oldu. Uykusunu tastamam alan Ahmed beyler sanıyorum sabah 7 gibi uyanmış. Biraz yatakta debelendikten ve anne-baba horul horul uyurken fırsat bu fırsat deyip yatak odasında keşfe çıkmış. Her zaman kendisinden özenle sakladığım makyaj çantamı bulmuş. Aslında bundan sonrasını anlatmama lüzum var mı bilmiyorum. Hikaye klasik. Eşşek yüküyle para dökülmüş makyaj malzemeleri anneden özellikle bayram sebebiyle bol bol görüldüğü şekliyle uygulanmış. Yerlerini pek tutturamamış yalnız. Rujlar alına sürülmüş. Daha doğrusu boca edilmiş. Araya biraz da siyah göz kalemi karıştırılmış. Diğer renkli göz kalemleri ağız bölgesine uygulanmış. Artanlar yatak çarşafının aşağı kısmına uygulanmış. (Eğer gözüm dönmemiş olaydı resmini de çekerdim de, neyse başka maceralara artık)
Bu ne kötü makyaj, olmamış Ahmed bey diyerek 3 puan verdim kendisine. Yok aslında böyle de olmadı. Çığlığı bastım. Elimde ıslak mendili kaptığım gibi yüzünü temizledim, bir de sağlam azarladım. Bunların tamamını sanırım bir iki-üç dakika içinde yaptığımdan zavallı çocuğum hiç bir şey anlamadı. Boş boş bana ve yaptıklarıma bakakaldı. Annesi aynılarını yapıp sokağa çıkabiliyor ama kendi yapınca neden beğeni toplamadığını sorgulamıştır muhakkak. Ben bunları düşünüp beyin süzgecimden geçiremeyecek kadar uykusuz ve sinirli olunca olan ona oldu.
Azarlamam o kadar işe yaramış ki bu olaydan aşağı yukarı bir iki saat sonra, ben kahvaltıyı hazırlarken, babası da biraz çalışırken, ben babasının yanında babası benim yanımda sanarken, teyyyy amerikalardan getirilmiş, bugüne kadar özenle saklanmış vücut kremi de çamaşır makinasının ön yıkama gözüne boca edilmiş. Bu sefer babası benim ilk olaya verdiğim tepkiden korktuğundan aldı eline kaşığı itina ile doldurdu kremleri yerine :) ardından da Ahmed yaramazlaşmaya başladı farkında mısın dedi. Farkındayım ama yaramazlığının değil büyüdüğünün farkındayım. Ne mutlu bize büyüyor diye özlü sözler ederek sabahki kötü annelik eksi puanlarını hem oğlan hem de babasının gözünde artıya çevirmeye uğraştım bir de :P

2 yorum:
Ama annesi Ahmet Bey in yerine koy kendini.
Sabah erkenden kalk Anne babaya iyi görünmek için makyaj yap. Anne kıskançlıktan kızsın. Senden iyi yapmış değil mi makyajı.
Sonra anne mutfakta yorgun bari çamaşır yıkayayım diye annesinin tenini yumuşak yapan kremle çamaşırları yıkayıp yumuşak yapmaya karar vermiş.
ee bu emek hakkını almış mı? Yok nerde. Birde blogda deşifre edilmiş:)))
Not: Ben de önlemmimi alayım. Makyaj malzemelerini kremleri saklayacağım
of of of olanlari okudum simdi de :))) keske fotografini cekseydin bee, kendi adima uzuldumm, sahneyi kacirdigim icin :P
Yorum Gönder