15 Aralık 2010 Çarşamba

Paris Aktivitesi - Center Georges Pompidou

Ne zamandır yazamaz oldum yine. Sebebi malum Ahmed beyler tüm dikkatleri her an üzerlerinde isterler. Sanıyorum benim gibi çocuk kurbanı çok blog var. Bebeler hareketlendi annelerin vakti azaldı :) Bari epey zaman önce yazdığım ama bir türlü koyamadığım bir yazıyı paylaşayım. Tam sayılmaz ama bilgi arayana kafi şey var gibi.

-----------------------------------

Center Georges Pompidou aslında bir kültür merkeziymiş. Ben sadece modern sanat müzesi kısmını gezdim. Tam bilet fiyatlarını hatırlamamakla beraber, tüm geçici sergi ve müzeye giriş ve çatıya çıkma 12 euroydu. Ayın ilk pazarı ücretsiz olan müzeler kapsamında değil bu müze.

1977 yılında kullanıma açılan bu binanın tasarımı Renzo Piano ve Rıchard Rogers isimli iki mimara ait. Açılan yarışmada birinci olmalarının bir sebebi bina tasarımıysa diğer sebebi de kullanmaları gereken alanın yarısını kültür merkezi olarak kullanmaları ve diğer alanı boş olarak bırakmaları. Binayı yaparken bir çok boruyu içeriden değil de dışarıdan geçirerek binanın iç hacminden yememeleri. Alanın boş kalan diğer yarısında ise merkezin önünde insanların oturması, dinlenmesi, sokak sanatçılarının performanslarını görmelerine olanak sağlayacak bir kısım oluşturmaları.

Bir şeyi takdir etmeden geçemeyeceğim. Fransada devlet başkanlarının topluma kalıcı bir eser bırakması önemli bir gelenekmiş. Kültür merkezi de o dönemin devlet başkanının ismi o yüzden.

Tabi modern sanat müzesini barındıracak olan binanın da modern yapılanması beklenir ama tasarım halk tarafından pek yadırganmış, beğenilmemiş ve çokça eleştirilmiş. Parisin tarihi dokusuyla hiçbir şekilde örtüşmediği söylenmiş. Doğru mu doğru.




Mavi borular hava, yeşil borular su, sarı borular elektirik ve kırmızı borular da asansör sistemi içinmiş. Mekanın içinden tasarruf sağlamak adına yürüyen merdivenler bile binanın dışında. Düşünce olarak süper ama görüntü kötü bence.




Müze Avrupanın en büyük modern sanat müzesi. Binanın 4. ve 5. katlarında bulunuyor. 4. katta girer girmez bu afişlerle karşılaştım. Yazılanları okuyunca biraz şaşırdım, biraz üzüldüm. Kadının toplumdaki konumu üç aşşağı beş yukarı dünyanın her yerinde maalesef aynı. İster Avrupada ol, ister sanatçı ol yine de kendine yer edinebilmek için karşı cinsinden daha çok çabalamak zorundasın.




"Kadınlar modern sanat müzesine girebilmek için illa çıplak mı olmalılar?"

"Modern sanat bölümlerindeki sanatçıların %3ten daha azı kadın fakat (eserlerdeki) nü çalışmaların %83 kadın."




Bu afiş de Oscar kazananlarına bir eleştiri. Oscar heykelciğinin beyaz ve erkek olması gerektiğini yazmışlar. Sebep; çok açık. Şimdiye kadar en iyi yönetmen ödülünü alabilmiş bir kadın yok(muş). Senaryo ödülleri %92.8 gibi bir oranla hep erkeklere gitmiş ve şimdiye kadar (bu çalışma hazırlandığında diyeyim- son yıllarda siyahi sanatçıların daha çok ödül aldığını gözlemledim ben) beyaz tenli olmayan ödül alan sanatçıların oranı sadece %5.5.

















Müze iki kat dört bölümden oluşuyordu. Modern Sanat Müzesinde kadınlar, modern tasarımcılardan biri için ayrılmış bir bölüm, 1950ler öncesi modern sanat ve iki de geçici serginin olduğu bir bölüm. 1950 öncesi bölümde Picasso ve Matissein bir çok eseri var.



Modern tasarım örnekleri





















Müzenin en üst katından aşağıya bakış


2 yorum:

KUZEY TAN dedi ki...

en son resimde insanlar bir mesaj mı vermeye çabalıyor Yoksa o kadar sanat foto görünce ben sapıttımmı sadece kuyruk mu??

İlknur dedi ki...

Yok kuzeytanannem. O bahcede sanatcilar sanat icra ediyor. Toplanan insanlar da onlari seyrediyor :) ama muze onunde kuyruk pek normaldi pariste. Cok beklemisligim vardir :)