Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Şubat 2013 Perşembe

Gazze'de bayram


Gazze'ye yıllar sonra geliyorsanız, hele bu gelişiniz bayram ve kayınvalidelerin yeni eve taşınması ile birleşiyorsa Gazze'de bayram demek kocam okursa kızacak ama zebil gibi misafir demek :) Ben böyle kalabalık sülale ne gördüm, ne duydum. Bir günde bir evde 50 misafir ağırlanır mı ağırladık. İlk misafirlerimiz arife gecesi gelen kocanın teyzelerinden biriydi. (İlk gece gelen amcaları saymıyorum çünkü sızıp kaldığımdan göremedim kendilerini) Dedi ki teyzemler geliyor. Ben de yaşını başını almış iki insan bekliyorum. Yok öyle değilmiş.

Gazze'de adettenmiş (belki başka arap ülkelerinde de) herkes bir arazi alır evini yaparmış, sonra olan her erkek çocuk için bir kat çıkarlarmış. Teyzeler de böyle bir yapıda yaşıyorlar. Kendileri 6 çocukları, gelinleri, gelinlerin görece küçük çocukları derken o gece toplam 12-14 yetişkin, minimum 5-6 da çocuk misafirimiz oldu. Buna evin nüfusu (6 yetişkin, 5 çocuk), havanın sıcaklığı, bir de günün neredeyse 12 saati kesik elektirikler yüzünden çalışmayan vantilatörler eklenince çekirdek aile, çekirdek sülale ekolünden gelen ben neye uğradığımı şaşırdım. Şaşkınlığım bir kaç güne geçti hatta bir evde aynı anda 20-25 kişi olma fikrine alıştım bile.

Ertesi gün bayram oldu. Erkekler  bayram namazına gittiler. Yine Gazze'de (bilmiyorum ama belki başka arap ülkelerinde) bayram namazı camilerde değil büyük geniş alanlarda kılınırmış hava müsait oldukça. Gazze'de bunun yeri de kayınvalidelerin evin çaprazındaki stadyum (ki son olaylarda orası da yerle bir edilmiş.) Tüm yorgunlukların üzerine sabah uykumdan mikrofondan konuşan bir adamın sesiyle uyanabildim ancak. İsmail Haniye'ymiş. O da bayram namazı için oradaymış.

Gazze'de bayramlaşma şu şekilde, ilk gün ailenin erkekleri toplanıyorlar, kadınlar evlerde. Erkekler tüm sülalenin kadınlarını ziyaret edip bayramlaşıyorlar.  Böylece falancaya gittik bulamadık derdi yok :) O günün gecesi ve devamındaki bayram günlerinde ise ailece ya da sadece erkek/kadın grupları halinde bayramlaşma devam ediyor. Bayram ikramları salonda aşağıdaki resimde olduğu gibi ortaya konuyor ve misafirlere ikram ediliyor. İkramlar genelde, çikolata, bizim kuru baklava dediğimiz buraların baklavası ve ismi mamoul olan benim hurmalı kurabiye isimlendirdiğim tatlı, kuruyemiş ve arap kahvesi. Bizim evde evin starı bendim. Genellikle akraba evliliği yapılan bir sülalede değil başka soyadından, başka bir milletten bir gelin. Hatta on yıllık evliliğe rağmen Arapça öğrenememiş gelin!!! İngilizce bilenler çoktu da çevirmenler vasıtasıyla bol bol muhabbet ettik yine de. Her konuşmanın sonu bir dahaki gelişinde Arapça öğren gel şeklinde bittiği için bir daha Gazze'ye ne zaman gidebilirim meçhul :P

Gazze'nin bayram adetlerinden bir diğeri de erkekler eşlerine, kızlarına, kızkardeşlerine bayram hediyesi veriyorlar. Bu genellikle kendi zevklerine göre alsınlar diye para oluyor.  Aslında ben bu işin dışında kalmama rağmen kayınpederim bana da bayram hediyesi verince hem çok sevindim, hem de duygulandım. Bunu gören, Türkiye adetlerine uymuş kocam da babamdan aşağı mı kalacağım gazıyla o da kesenin ağzını açtı. Havadan gelen para kadar güzeli var mı? Sonra evin kadınları olarak bu harçlıkları elbise, gömlek, ve ben kayınpederimden hatıra kalsın diye bir fincan takımı olarak değerlendirdik hemen :)



27 Şubat 2013 Çarşamba

Gazze'ye yolculuk

Eh artık her aralıklı yazdığım yazıda adet edindim, bu sefer de vakitsizliğim ile başlıyayım. Vakit yok, bende heves yok derken bir yıla yakın zamanı hadi yarın, yok yok ertesi gün diye diye geçirdim. Belki bu yazıdan sonra yine epey bir süre yazmam ama bunu yazmam lazım, unutmamak için elimden geleni yapıyorum ama insan zihni hele de ömrün ortasına gelmişse çabuk unutuyor. 
 
En son Nisan'da yazmışım bir şeyler. O zamandan beri leyleği havada görmüşçesine sürekli bir yollarda durumu vardı bende. Kah tek başıma, kah iş arkadaşlarımla, kah kocamla. Son 10 aya 5 yolculuk sığdırmışım amma içlerinde en özeli, yaz tatilimiz, aile ziyaretimiz olan Gazze seyahati.  
 
Olayın belki biraz da geçmişini anlatmak gerek. Koca tam 14 yıldır ablasını yüz yüze göremiyor. O giremiyor, ablası çıkamıyor Gazze'den. Hep gönlündeydi Gazze'ye gitmek. Bu yıl kayınvalidemler de Gazze'ye taşınınca bir gitme sebebi daha çıktı. Tabi gitme işi bir tek bizim isteğimizle olsa bu kadar uzamazdı ama eski Mısır hükümeti maalesef ziyaret maksatlı bile olsa girişlere izin vermiyordu. Yeni hükümetin Filistinlilere daha yakın duruşu bizi cesaretlendirdi. Mısır'daki Türk büyükelçiliği ile irtibata geçip izinlerimizi aldık. Aldık almasına da tam biz yolculuk hazırlıklarına başlayacakken Mısır'ın bir başka sınır kapısında olan olaylar yüzünden bizim giriş yapacağımız Refah sınır kapısı da kapatıldı. Bu arada elçilikten de kapı ile ilgili sıkıntılar olduğu ve kendimizi riske atmamamız konusunda mail aldık. Arkasından kapının bizim içinde olduğumuz gün de dahil olmak üzere sadece üç gün açık olacağı, Ramazan bayramı arifesinde kapatılacağı ve ondan sonra ne zaman açılacağının belli olmadığı da basın açıklamalarına çıktı.
 
Baştan beri gönlüm hep gitmek istese de can kıymetli, inanılmaz korkuyordum açıkçası. Hatta gitmemek için kocamı ikna etmeye bile çok çalıştım. İkna etmek bir yana kırılmasına sebep oldum. Korkum kendime birse Ahmed'e on kattı. Sonuç olarak yola çıkmamızdan hepi topu bir-iki hafta önce olan olayları bir işaret saydım, ama kocam işin peşini bırakmadı, bırakamadı. Yıllardır görmediği ablası, ülkesi vardı işin ucunda ve en sonunda kendinin gidip deneyeceğini, beni zorlamayacağını kararın benim olduğunu söyledi söylemesine ama işte bırakamadım. Üç hafta boyunca aklım onda olup, aldığım nefesten bile keyif almamaktansa Gazze'de başımıza ne gelirse gelsin dedim ve kocanın peşinde Gazze yollarına düştük. Her şey ama her şey son dakikada hazır oldu. Sadece 14 saat önce uçak biletimizi aldık. Yolculuktan 10 saat önce valizimizi hazırladık sadece iki saatte. Tüm gece üçümüzde hiç uyumadan havalimanında sabahladık. Ve yolculuğun ilk ayağı Mısır'a vardık.