Evde kalıp bütün gün Ahmedle ilgilenince onun ne kadar da büyüdüğünü fark ettim. Günaydınnn anne. Şimdiye kadar iyi annelik-ebeveynlik kriterlerim beslenmesi, uyuması, yıkanması gibi şeylerin düzene konması etrafında dönerken fark ettim ki artık çocuk terbiyesi kısmına gelmişiz. Ahmed çok hareketlenmiş te her yerleri kurcalamak istermiş. Kendi kendine çok tehlikeli bir çocuk haline gelmiş. Kafam karışık. Biraz sonra alıntılar yapacağım kitaba göre onun bir şeyleri kurcalamasına sürekli hayır diye müdahale etmemeliymişim ama aynı zamanda da onu kendine zarar vermesinden korumam lazım. Nasıl olacak diye aldı beni bir korku. Televizyona tırmanmak isteyen çocuğuma nasıl hem engel olmayacağım hem keşfetmesine yardımcı olacağım hem de tehlikeden uzak tutacağım hiç bilmiyorum. Evi ona göre düzenleyin diyor kitap. Dolapları nereye saklayayım ki ben?
Çocuk büyütmek hiç kolay değil. Bunu herkes gibi ben de biliyorum. Her dönemin de kendince bir zorluğu var bunu da biliyorum ama şimdiki geçiş dönemi beni çok korkutuyor. Ne bizim nesilin yetiştiriliş tarzı aşırı disiplini ne de bizimkilerden bir önceki nesilin çocuktur her şeyi yapar aman engel olmayalım rahat olsun felsefesini benimsemiyorum. Ne çok katı kurallarla yetişsin ne de her istediği yapılan şımarık bir çocuk olsun istemiyorum. Ne çocuğu kendi haline bırakmaya ne de onu hayatın merkezi yapmaya, dünyanın sekizinci harikası yerine koymaya razı değilim. Büyük ihtimalle de benimle aynı nesil annelerin hepsinin benzer kaygıları var. "utangaç" çocukla "utanmaz" çocuk arasında bir yerde bir çocuk eğitimi felsefesi belirlemem lazım geliyor (Bu terimleri aşağıda alıntı yaptığım kitapta kullanmışlar oradan aldım). Aslında orta yolu tutturmak sanırım diğer iki yoldan da daha zor. Davranışlarında tutarlı olmak icap ediyor ama ben daha hangi konuda nasıl davranacağımı bilmediğimden tutarlı bir yolum yok. Çok geçe kaldım belki de bunları düşünmek için. Daha bebek sahibi olmadan çok konuda fikrim olmalıydı. Bazı konularda elbet var ama elbet hepsinde yok.
Bu karmaşıklık içinde yeni bir kitaba başladım. Epey oluyor aldığım. Alkım kitapevinde gezinirken eskaza bulmuştum bu kitabı. Babam hastanedeyken vakit geçirsin diye ona götürmüştüm. Beğenmesi üzerine artık vampir kitaplarından kurtulup ben de başladım. Kitabı okuması kolay ama uygulaması zor. Daha doğrusu doğrunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz da doğruyu hayata geçirmek o kadar kolay değil. Neyse kitabın adı "Ailede Ahlak Eğitimi" Timaş yayınlarından Prof. Dr. Mehmet Zeki Aydın tarafından yazılmış bir kitap. İlk sayfalarında kaynak belirtilerek alıntılar yapılabilir dediği için bazı bölümlerini buraya da koyacağım.
"Anne babalar, çocuklara karşı disiplini uygun şekilde kullanmalı, kişilik gelişimini engelleyecek katı uygulamalardan, onu şımartacak aşırı hoşgörüden uzak durmalıdır. Evde, ailenin tüm bireylerinin kişisel haklarını koruyan bir disiplin bulunmalıdır. Yanlış türden bir disiplin altında yetişen çocuklar hayatları boyunca bu yalanı yaşarlar. Hiçbir zaman kendileri olmayı göze alamazlar.
.......................
Anne babanın, onun özelliklerini ve isteklerini hiç dikkate almadan oluşturmak istedikleri ortam ve kuralları, çocuğun bozması çoğu zaman çocuk için bir disiplinsizlik sorunu değildir. Bir düzenden mahrum kısıtlamalar da disiplin olarak görülemez. Evden dışarı çıkmama uyarısı yapılan çocuğun, evdeki zamanı ve ev ortamı planlanmış ve düzenlenmiş değilse çocuk buna uymakta zorlanabilir. Evde ne yapacağını bilmeyen veya ona yapılacak iş sunulmayan çocuk için evden çıkmama bir disiplin kuralı değil bir yasaklamadır.
............................
Bebek yürümeyi öğrenir öğrenmez, yeni bir gelişim dönemine girer. Bu dönem, onun çevresini etkin bir biçimde tanıyacağı, kendi kendine keşifler yapacağı ve kendine güvenini geliştireceği bir dönemdir. Ne var ki, çevresini incelemek için yürüyüp durmasına kızdığınız, onu cezalandırdığınız, yaptığının kötü bir şey olduğu izlenimini uyandırdığınız takdirde, bu süreç kendine güven yerine güvensizlik oluşturur.
...........
İşte, çevreyi keşfetmeye çalışan çocuk nereye gider, neye dokunursa, "Oraya gitme! Ona dokunma!" diyen anne babanın yaptığı da yanlıştır. Böyle bir anne baba çocuğa yavaş yavaş güvensizliği öğretmektedir. Bu çağda yapılacak şey, evi çocuğa göre düzenlemekten ibarettir. "
Böyle böyle devam ediyor kitap. Daha 80 sayfasını okuyabildim. Okudukça beğendiğim yerleri paylaşmaya çalışırım. Bu dönemi aşmış annelerden de yardım bekliyorum aslında. Kitaba güvensizlik konusunda katılıyorum ve yapmak istediğim bu değil ama çocuğumun her gittiği yerde her şeyi elleyip durması karıştırmaya çalışması da hoş olmayacak. E peki ne olacak....


7 yorum:
ben de bugün aynı şeyi düşünüyordum. yedirdik içirdik mis gibi emzirdik o dönem kapandı şimdi sıra terbiyeye geldi. ben dersimi yuumurta kapıya dayanınca çalıştığım içi buraları hala bilmiyorum, okumak öğrenmek lazım...
canım mesela benim salonda konsolum vardır.içinde kulanmadığım bardaklar ve yemak takımım olduğundan oraya kilit vurdum.mutfakta lavabo altındaki dolabımda deterjanlar var mecburen orayada vurdum.4 katlı şekmece var yine mutfak dolabında.en alt katına fırın eldveni,mutfak poşeti,yağlı kağıt v.s gibi şeyler koydum.hep oarası ile oynardıibende izin verirdim.benim yatak odama pek sokmadım açıkçası.yani ela olmadan öncede hep odanın kapısı kapalı idi.ben ahmedin dönmelerini böyle aştım ama iş o zamanla bitmiyor ki.şimdi dah bi meraklı.portmantodan ayakkabılar yere iniyor.bazen salona geliyor.diğer mutfak çekmecelerime karışıyor.herşeyi ben yaaprım sen bırak diyor bi de.ben şimdi küçüklüğünden daha kısıtlayıcıyım.doğru mu yanlış mı bende bilmiyorum vallahi.çok zor çocuk büyütmek
İlknurcum herkes aynı dertten muzdarip.
Genelde kendimizi onun yerine koymak lazım sanırım.Biz sıkılınca ne yaparız?Kendimizi oyalayacak şeyler buluruz.Bizi oyalayacak şeyler kitap,tv,müzik,hobi falan değil mi?İşte onların da hayatına bunları sokacağız.(TV azami miktarda)
Yasak koyarak onu sadece daha da meraklandırmış oluruz.Saçma sapan şeyler yapmak isteyecekler,biz onları doğru düzgün şeyler yapmaya o kadar isteklendireceğiz ki,yapacağı saçma şeyi unutacak.Mesela,cam bardaklarla oynamak istiyorsa,elindeki 3 cam bardağı alıp yerine 2 plastik bardak 1 de cam bardak vereceğiz.O onlarla oynarken tek kalan cam bardağı da çaktırmadan alıp yerine bir plastik bardak daha koyacağız.Onunla inatlaşmadan,kızdırmadan doğru olana kaydıracağız algısını.Şuan "yapma,yanlış,hayır" kelimelerimizi duyuyor,bazen anlamıyor bazen de anlasa da işine gelmiyor.İçindeki meraka engel olamıyor garibim ne yapsın..
Of post yazdım valla...Kelin merhemi olsa başına sürer.Söylemesi kolay:)
Bunları iyice konuşmak lazım...Kitap paylaşımın için teşekkürler..
Esra aslinda son sekiz senedir Gebzede yasiyorum. Tam tasinamadigimizdan buradaki evde esim kaliyordu. Simdi ben de kurkcu dukkanina geri dondum :)
Kürkçü dükkanı meselesine sevindim desem yeridir,bu kadar yakın olduğumuza göre,kimbilir belki de görüşebiliriz seninle.
Post konusuna gelince gerçekten çetrefilli bir mesele bu;hani hazırlıksız yakalandım anlamına gelecek bir şey yazmışsın ya,emin ol praqtiğe dökülmeden asla hazır olunmuyor aslında.Yaşayarak öğreniyoruz bence bazı şeyleri,2,5 yaşındaki oğlumda bunu çok bariz görüyorum,kızımda okuduğum ya da uyguladığım stratejiler pek kesmiyor onu:)) Bir de bu aralar gördüğüm çocukların sorunlarının yaşadıkları otorite boşluğundan kaynaklandığını düşünmüyor değilim,yaşlandım mı ne:)))
Sevgiler.
Yeliz aslinda kim hazir ki. Birak bizim gibi ilk cocuk deneyimi yasayanlari uc cocuk buyutsen de dorduncu de bocalar insan. Ben de yumurt kapiya coktan dayanmis ta ben calisirken farketmemisim. Okuyup ogrenecegiz yavas yavas.
Zehra ben de bir iki dolabi kilitlemeyi dusunuyorum ama dedigin gibi ayakkabiliktan ayakkabilari indirmesine de mani olamiyorum. O kismin da hiyjen sorunu var. Gercekten her yasi her donemi ayri zor cocuklarin. Allah hepimize yardim etsin.
Birbencim oyalamayi dikkatini cekmeyi de denedim ama bizimki bunu yemedi. Bir aglamasi var pardon aglayan cocuklara haksizlik olmasin bogurmesi var evlere senlik. Senin bir iki ay once koydugun video donemindeyiz biz simdi :)
Esra ben bir sure daha buralardayim. Eger mailini atarsan oradan haberlesip gorusebiliriz. Benim mail adresim idurgar@gmail.com oradan haberlesebiliriz.
ilknurcum cok guzel konuya degınmıssın ellerıne saglık :) taze anne adayı olaraktan bunları bende merak edıyorum ve senı takıp edıyorum paylasımlara devam ;) ahmet beylerın bögürmesınıde merak ettım bı ara vıdeolada bakalım :))
Burcucum siz gercekten cok tazesiniz. Keyfini cikarin simdilik :) Bogururken aklina kamera geliyor mu diye sorsana :) ama bak bundan sonraki ilk bogurmesini kayit altina almaya calisirim.
Yorum Gönder