Bu haftasonu tatilinin de bahanesiyle Özlem taa İrlandalardan gezmeye geldi. Aslında bu ikinci gelişi ama ilk sefer maceralarımızı yazmaya fırsat olmadı. Aslında ben İrlandaya gidecektim, vize engeline takıldım. Sonra başka bir yerlere gidelim derken gözümüz kesmedi. En son plan, tekrar Pariste buluşup çocukluk hayalimiz Disneylandı görmek oldu. İlk alırken biletler pahalı geliyor ama içeride herşeyden yararlanırım derseniz bu fiyat az bile.
Paris Disneyland iki ana parktan oluşuyor. Biri stüdyolar diğeri bildiğimiz oyunlar-oyuncaklar kısmı sanıyordum ki biraz sonra detaylı anlatacağım üzere stüdyolar kısmı şahsıma tokat gibi çarptı.
Hava soğuk bir de yağmurluydu. Üşüdük ettik ama elden geldiğince de eğlendik. Her yerini dolaşmak kısmet olmadı. Hele çoluk çocukla geleceğim diyene tavsiye, şöyle güzel ve yakın bir otel buluverin ve en az üç gün kalın yoksa o kadar yolu teptiğinize yazık. Havanın soğuk olmasının tek iyi tarafı park çok çok kalabalık değildi. Bu yüzden yaz zamanı bir şeyin sırasında iki saat kuyruk beklemek icap ederken biz en çok beklediğimizde sadece yarım saat bekledik. Bazılarında Fast Pass denen bir uygulama var. Bu bileti alıp size verilen saatte gidince hiç sıra beklemeye gerek kalmıyordu.
30 yaşında gidince tabi bana hitap etmesi gerekenler büyük oyuncaları olan roller coasterlardı. Amma velakin ben eskiden böyle şeylere bayılırken hayatımın bir kısmında bana bir korku geldi ve binemez oldum. İnsan arkadaşını tatilde tanırmış derler. Biz Özlemle dört-beş yıllık arkadaşlığın üzerine bir kere daha tanışmış olduk. Ben onun adrenalin sevdalısı olduğunu o da benim ödleğin en önde koşanı olduğumu bu sayede öğrendi. Zavallı arkadaşım iki kuruş eğlenecekse bile İlknurun kalbine indi mi acep diye tasalanmaktan başaramamıştır. Onun verdiği gaz da olmasa ben hiçbir adam akıllı şeye binmeden geri dönerdim kesin. En son bu kadar duayı doğumumda ettim sanıyorum.
Paris Disneyland iki ana parktan oluşuyor. Biri stüdyolar diğeri bildiğimiz oyunlar-oyuncaklar kısmı sanıyordum ki biraz sonra detaylı anlatacağım üzere stüdyolar kısmı şahsıma tokat gibi çarptı.
Hava soğuk bir de yağmurluydu. Üşüdük ettik ama elden geldiğince de eğlendik. Her yerini dolaşmak kısmet olmadı. Hele çoluk çocukla geleceğim diyene tavsiye, şöyle güzel ve yakın bir otel buluverin ve en az üç gün kalın yoksa o kadar yolu teptiğinize yazık. Havanın soğuk olmasının tek iyi tarafı park çok çok kalabalık değildi. Bu yüzden yaz zamanı bir şeyin sırasında iki saat kuyruk beklemek icap ederken biz en çok beklediğimizde sadece yarım saat bekledik. Bazılarında Fast Pass denen bir uygulama var. Bu bileti alıp size verilen saatte gidince hiç sıra beklemeye gerek kalmıyordu.
30 yaşında gidince tabi bana hitap etmesi gerekenler büyük oyuncaları olan roller coasterlardı. Amma velakin ben eskiden böyle şeylere bayılırken hayatımın bir kısmında bana bir korku geldi ve binemez oldum. İnsan arkadaşını tatilde tanırmış derler. Biz Özlemle dört-beş yıllık arkadaşlığın üzerine bir kere daha tanışmış olduk. Ben onun adrenalin sevdalısı olduğunu o da benim ödleğin en önde koşanı olduğumu bu sayede öğrendi. Zavallı arkadaşım iki kuruş eğlenecekse bile İlknurun kalbine indi mi acep diye tasalanmaktan başaramamıştır. Onun verdiği gaz da olmasa ben hiçbir adam akıllı şeye binmeden geri dönerdim kesin. En son bu kadar duayı doğumumda ettim sanıyorum.
Disneyland dört farklı temadan oluşuyormuş. Toplamda ikisini hakkıyla gezebildik. Diğer ikisinde bir sürü şeyi erkenden kapattıkları için göremedik. Genelde bütün atraksyonlar da sizi tren gibi bir şeye bindirip kah raylarda kah sularda kah havada gezdiriyorlar.
Parka girişte yapılacak aktivitelerin programının olduğu broşürler vardı. Geçit töreni ne zaman yapılacak, hangi karakter nerede olacak gibi. Bu da yeni nesil oyuncakların tanıtım gösterisiydi.
Saat 17.00de geçit töreni vardı. Tamamı diyemeyeceğim ama bir çok Disney karakterini gördüm. Mutlu mesut oldum. Şahsıma en hitap eden olay buydu galiba :)
Bunu seyredip erken kapanacağı için stüdyo kısmına geçtik. Orada Tower of Horror denen bir meret var. Biz bir gece öncesi internetten bakıp kurcalamıştık. Youtubedan vıdeosunu seyretmiştim. Ben artık neyime güvenmişsem bu merete binerim dedim. Özlemin garip bakışlarını hiçe sayarak yok canım nesi var. En nihayetinde oturuyoruz. Çok tehlike bir şey olsa bi tek kemerle neden güvenlik sağlasınlar ki dedim. Ona o gün bir sürü tekrarladığım üzere cehalet mutlulukmuş bilememişim. Bu korku kulesi 13 kattan oluşuyor. Önce sizi alıp abuk subuk videolar izletiyorlar. Her taraf bu iş için özel eğitim almış manyak bakışlı belboylar ile dolu. En son asansörlere gönderirken bizi bu abilerden biri "Enjoy your stay in our hotel" dedi arkasına da "If you cannn" şeklinde de devam etti. Ben biraz gerginlikten biraz böyle abukluklardan korkmamaktan grup içindeki en sırıtkan insandım. Kikiri kiriri takıldım durdum. Hatta aşağıdaki abi benim gülmemle dalga bile geçti derken... Bizi bindirdiler bir asansöre ilk iki katı insan gibi çıkıp yine kendi çapında korkutma manalı şeyler yaptılar ve olay ondan sonra başladı. Ani bir hızla 13ç kata çıkartıldık. Hop önümüzdeki kapılar açıldı. Şahane Disneyland manzarası ani spotların gözümüze patlaması ve bende filmin kopması. O noktadan hızla aşağıya düşmeye başladık. Ben Allaha bir an önce bu rezillik bitsin diye dua ederken diğer yandan da kafamı montumun içine gömdüm. Bir ara Özlemden İlknur iyimisin diye bir soru geldi. Beni o halde görünce korkmuş ama cevap verecek mecalim yoktu. Çok şükür ki bunların hepsi 2-3 dakikada bitti. İndiğimde midem kafam gözüm kalbim nerede bi kontrol etmek zorunda kaldım. Bi daha mı asla demek istiyorum ama yanımızdaki Hintli olduğunu tahmin ettiğim bir çiftin bir metrelik (büyük ihtimal üç yaşından büyük değildi) kızlarını bile bindirdiklerini görünce acaba ilerde fikrim değişir mi diye de düşünmüyor değilim.


12 yorum:
Havanin guzel oldugu bir zamanda tekrar gidersiniz insallah.Ben cok seviyorum Dosneyland'i , kendimi 5 yasinda hissediyorum orda , tam anlamiyla fanatigiyim , hatta bi Japonyada ki kaldi gormedigim , o da kismet olur insallah.
Bu arada o mavi canavar'i (Sulley)oglum gorse cildirirdi heralde , onun hayattaki en yakin dostu o AMA 21 aylik cocuk icin cok erken , di mi ?
Belki o da benim gibi 5 oldugunda gideriz :)
NOT Irlanda eskiden de sinirdi vize konusunda , sorun mi cikardilar , cok mu evrak istediler ? (merak ettim )
sevgiler
Bende 5 yas grubu aktivitelerine bayildim. Geri kalani yazdigim gibi Allah korusun bir daha :)
Bana sorarsan 21 ay cok erken. Bir seylerden keyif alir hale gelmesi icin en az 5-6 yas. Hatta bir cok seye binebilmesi icin 8-10 yas araligi bana cok daha uygun geldi. Hem hatirlarda ileride.
Sulley benim de favorimdir. Hastasiyim kendisinin :)
Irlanda soyle bir sey yapti. Haftasonu tatili icin gidecektim. Illa isyerim su tarihte gidecek su tarihte donecek diye yazi yazacakmis. Haftasonunu nerede gecirdigime is yerim ne karissin. Son alti aylik bordrom ve hesap hareketlerimi istediler. Hepsi orjinal olacakmis ki bende bunlarin bir kismi adres hatasi yuzunden kayip. Arkadasima gidiyordum ve acele vize almam lazimdi. Hic yazmadim arkadasima gidiyorum diye bir de onu arastiracaklar bir suru vakit alacak diye. Bir otelden rezervasyon yaptirdim. Efendim illa otel ile irtibata gececekmisim. Bana mektup ile gondereceklermis belge. Fax, fotokopi, e-mail, scan edilmis dosya asla kabul edemezmisler. Sonuc olarak bir kere daha ugrasmadim bende.
Sen yeni post geçmişsin yorum yazmamak olur mu? :) Ah bak yine Paris'im geldi :)) Mavi canavarın fotoyu görür görmez benim de İlyas aklıma geldi valaa:) Ha ha İlyas'ı o canavarı görmüşken düşünemiyorum , tüm tüylerini yolardı herhalde :)) Öptüm çok güzel bi post olmuş içim açıldı:) Bir de biraz daha az korksaydın daha iyi olurdu tabi :))
disneyland'a gidelim fikri ilknur'undu, iyi ki aklina gelmis :) hava sevimsizdi bizim de keyfimizi biraz aldi ama roller coasterlar benim nesemi yerine getirdi, ilknurcum hic olmazsa gecit torenleri, atli karinca ve donen fincanlar vardi degil mi?
ilknur kendisine odlek filan demis ama bi tane roller coaster'a bindigini yazmayi unutmus! hem o tower of terror da az buz bi sey degil, ona binen hepsine biner ;) yalniz hizla asagi duserken falan degil de ilknur'un basini one dusmus gorunce omrumden omur gitti onu soyleyeyim :) adrenalinin boylesi! kazasiz belasiz atlattik cok sukur :)
Anneyazar son dort ay. Teklifim hala acik :)
Ben bile yakalayip yolacaktim tuylerini :) ki Ilyas gibi uyku arkadasligi gibi ozel bir bagimiz olmamasina ragmen :)
Ozlemcim oyle bir yer oldugunu bileydim ben gidelim dermiydim :) Ha bi de senin adrenalin tutkunlugunu da bilsem gidelim demezdim :) Ben Donald duckla sarilisip opusecegiz lay lay lom cayir cimende hoplayip ziplayacagiz sanmistim :) Yazilacak hikaye cokta hangi birini yazayim. Bak korku evinden hic bahsetmedim :)
Merhaba Yeliz abla , 1 ay önce tüm maddi sıkıntıları göze alıp gidicektik annemle.Otel tur vs bile baktık .Ama şu Allahın belası vize olayı yokmu .Gözümüzün önünde daha önce turla gidenlere verilmemişti.Ve o zaman annemin yeşil pasaportuda yoktu caydık.Birincisi vize ikincisi para durumundan dolayı gidemedik.En büyük hayalim benim oraya gitmek ve disneyland stüdyolarında çizgi film yapımcısı olmak.Ne güzel eğlenmişsiniz , umarım bende gidebilirim birgün.Siz nasıl vize aldınz abla sorabilirmiyim ? Şimdiden sağol cvbın için
merak ettim iyice böyle bir tanıtımdan sonra:)
nasılsın ilknur, bende çok ödleğim,yine iyi yırtmışsın, bi de ben korkuyorum ya korkmayanları anlayamıyorum ,ama diğer yerler güzel sanırım, nasip olur mu bir gün acaba, ufkumuz açılır fena mı olur:)sevgiler
Asley Fransada vizede bize epey sorun cikarmisti zamaninda. bir ayda cikar dedikleri sey dort ayda, on gunde cikar dedikleri sey bir ayda cikti. Sabir testi gibiler. Siyasi siginmaciyim ulkemde zulum goruyorum de daha kolay vize alip iceri girersin. Bu vize konusu basli basina bir yazi olur vallahi.
Ben bir suredir is yuzunden burada oldugum icin vize derdim yoktu. Insallah siz de gonlunuze gore denk getirip gelebilirsiniz.
Serra var ya ayni durumdayiz. Insanlar nasil korkmuyor ben de anlamiyorum ama korkmayana da acayip ozeniyorum. Belki denk gelir iki kizi kapar gidersin belki de o sizin ayaginiza gelir :) Ankaraya da yapacaklarmis diye bir seyler okudum ama tarihi mechul...
Ryanair'i biliyor musunuz? Benim kardesim de Avrupa'da okuyor, cok kullaniyor, bayagi uygun fiyatlara bulunuyormus biletler.
Güzel haberler duyduğuma çok sevindim. İnşallah oğlunla da gidersin oralara.
Rynairi ben de duydum Ayse ama hic kullanmadim. Cok uyguna fiyatlarin bulundugunu duymustum. Tek kotu tarafi bilinmedik uzak havalimanlarina inmesi. Pariste cok enteresan bir havalimanini kullandigi icin de tercih edemiyorum ben onu.
doğrusu hep hayallerimi süsler, bakarsın bir gün bize de kızmet olur İlknur, belli mi olur:)) harika vakit geçirmişsin, sevgiler...
Yorum Gönder