Efendim vaziyetler kötü. Tam iki haftadır otobüsler grevde. Grevi gayet destekler bir insan olarak nefret ettirdiler yemin ediyorum. Oturduğum yer metro-tren hattına iki kilometre uzaklıkta. İş yerime 15 km. Buraya çalışan 5 hat otobüsün tamamı çalışmamaya karar vermiş birden. Yap grev lafım sözüm yok ama bari bir hat çalıştır onu da aralıklarla çalıştır. Geç gidelim işe ama gidelim. Üçüncü gün artık kendi kendime konuşmaya başlayınca iş yerinden bana yakın oturan var mıdır diye araştırdım çok şükür birini buldum. Neyse bir kere onunla gidip geldim işe. Hafta başında da Fransanın batısında Rennes diye bir şehirde toplantılarımız vardı oraya gittik. Dönünce kesin biter grev dedim. Yok bitmemiş üstüne trenler iş yavaşlatmış onlar da grevde. Hatta hızlı tren TGVde biz Parise dönerken bizden sonraki trenleri iptal etti. İki gündür yine geçen haftaki arkaşımla gidip geliyordum. O da önümüzdeki hafta için izin almış :( Kaldım yine evde. Hep beraber olsak kesin sevinçten havalara uçardım velakin ceza gibi şimdi evde yalnız kalmak.
Ne diyeyim şuradan bir yakamı kurtarayım büyük konuşmak gibi olmasın ama bir daha Fransaya adım atacağımı sanmıyorum. Ne hayaller kuruyordum. Nisan havalar güzel bu ay artık bol bol gezerim diye. Kışın kar yağar otobüs çalışmaz bahar gelir greve girerler. Bir de gezeceğim diye bu ay yolcu kartımı ta Parise kadar gidip gelebilecek şekilde doldurtmuştum tam iki katı para vererek ona mı yanayım bu havalarda eve tıkıldığıma mı bilemiyorum. Ne diyim Allah bildiği gibi yapsın. Fransızlar pek kafaya takmıyorlar bu grev işlerine alışmışlar artık. Bir arkadaşıma sordum. Grev mi hehe ulusal sporumuz o bizim dedi. Siz anlayın ne kadar sıklıkta olduğunu.
Tam aklımdan geçiyordu yav madem işe gidemiyorum izin alıp Türkiyeye gideyim bari evaldımı göreyim diye. Canım volkan patladı hadi bu sefer uçaklar da iptal. Ben kısmeti sopayla kovalan bir bünye olduğumdan şaşırmadım.
Neyse neler yazacaktım neler yazdım. Ben aslında Rennes ve bizi orada götürdükleri Mont Saint Michel denen dünya güzeli bir yeri anlatacaktım. Bunu bitirip onu yeni yazıya saklayayım en iyisi.
Ne diyeyim şuradan bir yakamı kurtarayım büyük konuşmak gibi olmasın ama bir daha Fransaya adım atacağımı sanmıyorum. Ne hayaller kuruyordum. Nisan havalar güzel bu ay artık bol bol gezerim diye. Kışın kar yağar otobüs çalışmaz bahar gelir greve girerler. Bir de gezeceğim diye bu ay yolcu kartımı ta Parise kadar gidip gelebilecek şekilde doldurtmuştum tam iki katı para vererek ona mı yanayım bu havalarda eve tıkıldığıma mı bilemiyorum. Ne diyim Allah bildiği gibi yapsın. Fransızlar pek kafaya takmıyorlar bu grev işlerine alışmışlar artık. Bir arkadaşıma sordum. Grev mi hehe ulusal sporumuz o bizim dedi. Siz anlayın ne kadar sıklıkta olduğunu.
Tam aklımdan geçiyordu yav madem işe gidemiyorum izin alıp Türkiyeye gideyim bari evaldımı göreyim diye. Canım volkan patladı hadi bu sefer uçaklar da iptal. Ben kısmeti sopayla kovalan bir bünye olduğumdan şaşırmadım.
Neyse neler yazacaktım neler yazdım. Ben aslında Rennes ve bizi orada götürdükleri Mont Saint Michel denen dünya güzeli bir yeri anlatacaktım. Bunu bitirip onu yeni yazıya saklayayım en iyisi.


3 yorum:
Grevin uzun sürmesi ve hayatınızı zorlaştırması kötü bir şey ama en azından insanlar tepki veriyorlar.Biz de herkes herşeye susuyor.Böyle gelmiş böyle gider durumu söz konusu.Türkiyeye gelememende kötü olmuş.İnşallah en kısa zamanda gelebilirsin ve grevler biter nediyelim.
Ah o volkan o volkan , ömrümü yedin...
Sıkıntılı olmuş İlknurcum , hakkaten fırsat bu fırsat gelebilseymişsin keşke . Yarına acılır belki .( Bir umut )
Toprak buyurken aslinda ben de grevi insanlarin haklarini aramasini gercekten destekliyorum ama burada da gercekten abarti bir grev olayi var. Herseyin azi karar cogu zarar saniyorum.
Otobusler calismayinca insanlar arabalariyla cikiyorlar. Hem arabalar hem de benzin ucuz olunca arabasiz insan sayisi az. Olan benim gibi uc-bes kisiye oldu anlayacagin.
Hayat hala acmadilar di mi havaalanlarini. Bir an once kavusun babaniza insallah.
Yorum Gönder