Evet kabus geri döndü. Şu gaz meselesi ne lanet bir şeymiş te ben bilmezmişim. 100 günün dolmasına bir şey kalmadı ama bende sabır sınırları zorlanıyor. Tam altı gün süründürdü bizi son kriz dalgası. Rusya ile Ukrayna arasındaki doğalgaz kavgası ne ki:) Bir de gelip bizim evdeki doğalgaz faciasını görsünler. Akşam altıda başlıyor en erken gece on iki bilemedin birde bitiyor. Sürekli ağlama sızlama. Acı içinde hem kendi kıvrandı hem beni kıvrandırdı evladım. Çok karşı olduğum halde ayakta salladım bile susturabilmek/uyutabilmek için ama nafile. Asıl gönlümden geçen koyayım bir yere uyusun ama ne mümkün yatırıyorsun basıyor yaygarayı. Sakinleşir diye beklemeye kalkarsam da ağlamanın şiddeti artıyor. Geceleri 3 saat elde kolda ayakta nerede denk gelirse sallıyorum ama yine de uyumuyor. Annem bizim çocuklarımız sallamadan uyumaz uğraşma dese de çözeceğim bu işi diye giriştim bir güzel araştırmaya.
Ben elde kitaplar uyku meselesine nasıl çözüm bulabiliriz diye okurken bir yazı dikkatimi çekti. Bebek bakıcılığı yapan bir hemşireye kolikli bebeklerde nasıl bir düzen kurdunuz diye sorduklarında "baktığım hiçbir bebekte kolik sorunu yaşamadım. Düzgün uyuyan bir bebeğin bu sorunu en aza iniyor" demiş. Yani gaz meselesinin çözümü de uykudan geçiyormuş. O zaman önümüzde iki ciddi problem var bir bebeğe bir uyku düzeni kuracağız ve iki kendi başına uyumasını sağlayacağız. Bebeğe uyku alışkanlığı kazandırmak başlı başına bir tez konusu. Bununla ilgili birçok kitap var ve bir çok metot anlatıyor. Kimisi efenim yatırın çocuğu ağlasın ağlayabildiği kadar en nihayetinde uyur siz yeterki sabırlı olun diyor , kimisi öyle olunca bebek uyumayı değil susmayı öğrenir, ileride çok ciddi psikolojik sorunlara yol açar yapmayın diyor. Kimi daha bir orta yolcu, uyku sinyallerini alınca (ben hala bebeğimde uyku sinyali nedir anlamıyorum o ayrı) yatağına yatırın sakin yatarsa kendi kendine uyur diyor.
Sonunda hala okuduğum kitapları bitirememiş olsam da aklıma yatan şeyleri uygulamaya başladım. Aslında çok uzun zamandır başlamak istiyordum ama Pratik Anne'nin bu konudaki yazıları beni motive etti diyebilirim. Blogunda çok güzel paylaşımları var. Benim gibi acemi ötesi annelere çok yardımcı olacak yazılar hatta yazı dizilerinden faydalanmak mümkün. Böylece bugün başlamış olduk uyku eğitimlerine.
Dün gece ikide uyumasına rağmen sabah yedide uyanınca oğlum tamam dedim sisteme bu gün başlıyoruz. Uyku sistemi şu, gündüz kısa şekerlemeler yapılıyor, uyusa bile uyandırıp belirli bir saat düzenine uyularak akşamı ediyoruz ondan sonra deliksiz süper bir akşam uykusu bizi bekliyor. Kısaca düzen şöyle;
07:00 Uyanma, Beslenme
09:00-10:00 Kısa uyku
10:00 Uyanma Beslenme
11:30-14:00 Öğle uykusu
14:00 Uyanma Beslenme
16:00-17:00 Kısa Uyku
17:00 Uyanma Beslenme
18:00 Banyo ve yatışa hazırlık
19:00-23:00 Gece Uykusu
23:00 Beslenme
23:00-03:00 Gece Uykusu
03:00 Beslenme
03:00-07:00 Gece Uykusu
Şimdilik iyi gidiyor gece üç beslenmesine gelmemiştik bu yazıyı yazarken ama onun haricinde plana tam anlamıyla uyduk diyebilirim. Daha ilk gün olduğu için bir şey söylemek çok zor ama bu şekilde beslenmede gayet güzel düzenli oluyor. En zor bebek bile bir hafta-on günde bu sisteme uyuyormuş. Uykuya geçiş ise, bebeğin uzun uyumasına izin vermediğim için çok kolay oldu. Yine kendi kendine uyumadı ama bende kesinlikle sallamadım. Odada turlar atıp ona çok yumuşak sesle hikayeler anlattım. Öylelikle iyice uykusu basınca yatırdım, bir iki keresinde ağlayınca hiç ağlamasına izin vermeden tekrar kucağıma alıp odada turladım. En uzun uyutma süresi 15 dk oldu. Üç saate göre büyük başarı tabi.
Kendileri banyoyu hiç sevmedikleri için ve babamız altıda evde olmadığı için önce bir bekleyeyim dedim ama sonra olmaz bu iş bugün düzenli gidecek deyip yıkamaya kalktım. Tabi kural bozulmadı canı çıkana kadar ağladı. Bende başını yıkamadan sırf gövdesini yıkamış olarak sudan aldım ve yine uyuttum. Arada bir kere uyanmasına rağmen yine kolaylıkla daldı uykuya.
Şimdilik durum bu. Günler neleri getirecek bilmiyorum.
Bu düzende tek kafamı kurcalayan herşey iki-üç saatlik periyotlar halinde olduğu için hiç bir gezmeye gitme gibi bir şans yok. İlla ya uyku ve beslenmeye denk geliyor ya da banyoya. Mevsimin kış oluşu büyük avantaj tabi. Şimdilik gezmeklere son verdik diyebilirim. En azından düzen oturana kadar ya da anneanne yardıma gelirse onun evde kaldığı zamanlarda biz kocişle başbaşa çıkacağız ki bu çok daha romantik geliyor kulağa. Yaz mevsiminde akşamın daha geç olduğu zamanlarda gece uykusuna saat yedide nasıl yatırırım onu da bilmiyorum. Şu an tek derdim günü kurtarmak. Şu anın düzenini kurabilmek onun için ilerisini çok hesaplamadım.
Buyrun Ahmet beyin son zaman resimlerine.
Yeni bir huy geliştirdi. Ellerini emiyor hem de ne emmek. Şapur şupur sesler çıkara çıkara :) Bazen gögsümü bırakıp elini emmeye başlıyor :)
Artık başımızı daha bir sağlam tutabiliyoruz. Ayrıca bugün yüzüstü yatarken hafif eğimden de yararlanarak ters döndü. Üçüncü ayımızı bitirmeye 5 gün kala en büyük başarımız bu şimdilik.
Bu aralar babamız fotoğraf çekmeyi bıraktı, daha çok ben onları resmediyorum. Genelde televizyon karşısında iki baygın takılıyorlar. (Bu tabi uyku eğitimlerine başlamadan önceydi.)
Yine cep telefonunun kamerası, yine gülümseme. Fotoğraf makinasına ya ciddi ciddi bakar ya da ağlar. Böylece en güzel fotoğraflarının çözünülürlüğü berbat çıkıyor.
Bu resmin hikayesi ayrı. O ayağında bir çorap vardı. Debelene debelene ayağından çorabı çıkarmış. O da yetmemiş uzun uğraşlar sonucu bir de ayağını tulumdan çıkarıvermiş :)
Bu arada haftasonu teyzoşlar geldi. Aşağı yukarı iki aydır planlanan bir buluşmaydı bu. Yinede bir fire vermeyi başardık. Okeyin dördüncüsü yine işleri yüzünden aramızda yoktu. Hepsi harika hediyeler getirmişler acayip beğendim en kısa zamanda konu mankenimizin üzerinde resimlerini koyacağım.
Oğlum bol bol huysuzluk yaptı. Yakın gelecekte evlenecek olan Işıl ve Ulaş'ı umarım korkutmamıştır. Korkmayın bir süre sonra o ağlama seslerini duymazdan gelmeyi başarıyor insan.


2 yorum:
İlknur gözüm korktu ya gaz meselesinden , uyku düzeni kurmak ve gaz aynı anda nasıl olacak bakalım sana kolay gelsin çokta yakışıklı olmuş maşallah
Seyhan inşallah sizde böyle bir sorun olmaz ama bildiğim kız bebeklerde gaz sorununun erkeklere göre çok daha az olduğu.
İyi haber gaz sorunu başlasa bile 2-3 haftadan sonra başlıyor :) Sen o zamana kadar kontrolü biraz olsun ele almış oluyorsun.
Yorum Gönder