Daisypath Happy Birthday tickers
Lilypie Second Birthday tickers

15 Eylül 2009 Salı

Empati

Ne zamandır yazmak istediğim ama araya çılgın ev sahibim ve Ahmet beylerin hastalığı girdiği için yazamadığım bir şey var. Kafamı delicesine kurcalayan. Yalnızlığın bana bir faydası olduysa o da bol bol düşünmeye fırsat bulmuş olmam. Yalnız kaldığımdan beri ise damdan düşeni ancak damdan düşer anlar misali kafamda hep yalnız anneler var. Daha önce hiç bu kadar düşünmemiştim. Aynen hamile kalmadan hamileleri, doğurmadan önce de yeni doğum yapmış kadınları görmediğim gibi yalnız anneleri de hiç görememişim. Şimdi ise aklımdan çıkmıyorlar. Ben yine de ne yaparsam yapayım kendimi tam olarak onların yerine koyamam ama elden geldiğince anlamaya çalışıyorum. Ben belki de yalnız anneler için de en şanslısıyım. Buraya gelmeye zorlanmadım, düşündüm taşındım ve doğru olduğuna karar verdiğim şeyin peşinden geldim. Kocam yanımda olmasa da umudum var bir araya gelebilmek için. Haftasonu gelme ihtimali var ve beni şimdiden uyku tutmuyor onu görebilme ihtimalinin heyecanından. Bana onun gibi eli çabuk, iş bitiren, canı burnunda bir kadın olmadığım için çok kızsa da benim için düzenini evini bozup gelecek olan bir annem var. Hem bana hem de torununa yardım etmek için. Gelince nasıl da güzel olacak diye şimdiden hayaller kurduğum.


Dediğim gibi benim kocaman bir umudum var. İyi şeylere dair. Peki bu umudu bile elinden alınmış, yalnız olmak zorunda olan anneler ne yapıyorlar? Kocalarından boşanmış, kocaları vefat etmiş kadınlar. Kimi öyle boşanmalar yaşıyor ki yeni kurmaya çalıştıkları hayatlarında da peşlerini bırakmayan acılarla ayrılıyorlar kocalarından. Ya hiçbir canlı ya da cansız varlığın haketmediği şiddete maruz kalanlar, ya karşısındakini aldattığını sanarken aslında kendi deli gibi aldanan kocalarını farkedenler, ya bütün bunların üstüne ailelerinden zerre kadar destek göremeyenler, ya canı gibi sevdikleri kocalarını bir şekilde serseri bir kurşuna, bir kansıza, bir canavarın dikkatsiz bir anına teslim edenler. Bu kadınlar ne yapıyor yeni kurmaya çalıştıkları hayatlarında? Gece yastığa başlarını koyduklarında akıllarından neler geçiyor? İyi güzel anılar? Kötü karanlık sonlar? Ve bu annelerin çocukları. Onlar neler yapıyor dünyaya hangi gözlerle bakıyorlar? Düşünmeye çalışıyorum. Büyük ihtimalle bu kadınların çoğu evlilik hayatlarında evlerini de tercih etseler başlarına böyle bir şey geldikten sonra bir gelir sahibi olmak için çalışmak durumundalar. Küçükse çocuklarını çok ta ince eleyip sık dokuma şanslarının olmadığı insanlara bırakmak belki de kazandıklarının büyük çoğunu bunun için harcamak zorundalar. Kendilerine ne kadar zaman ayırır? çocuklarına ne verirler? Küçük çocuk bakımı belki daha kolay, çok soru sormuyorlar ama büyüklere ne cevap veriyor bu anneler, yeni hayatları ile ilgili? Yaşadıkları yetmezmiş gibi toplumun bir kısmında da dışlanıyor kimi zaman itilip kakılıyor bu kadınlar bu yalnızlıkları yüzünden, bir kısmı daha da iğrencine maruz kalıp kolay lokma olarak görülüyor. Yeni hayatı kurmaya çalışmak bir veya daha fazla çocuğa bakmak, onlarını geçimini sağlamak derken bir de toplumun yargılarıyla uğraşmak zorunda kalıyorlar. Ve bir çoğumuz da bu kadınlar yokmuş gibi davranıyoruz aynen benim şu geçen ayın başına kadar davrandığım gibi. Hayat bazı kadınlar için çok ama çok zor. İnsanlar nasıl depresyona giriyorlar anlayabiliyorum artık. O kadar kırılgan o kadar naif oluyor ki insan herşey yolunda gitsin istiyor. Sorunlar üst üste gelince de beyin kendini zorlamaya başlıyor ve bir noktadan sonra bu yükü çekemez hale geliyor. Ben bunu düşünüyorum günlerdir. Trende giderken yolda yürürken hiç aklımdan çıkmıyorlar. Gözleri yılgın kadınlar ve mahsun çocuklar.....

5 yorum:

a.y. dedi ki...

"hamile kalmadan hamileleri, doğurmadan önce de yeni doğum yapmış kadınları görmediğim gibi yanlız anneleri de hiç görememişim." ne kadar doğru söylemişsin insan başına gelmeden anlamaz mı hiç bir şeyi? Hep mi kördür başkasına?

Ozguranne dedi ki...

Zor gerçekten. İnsan çocuğu olana kadar duygusal ve fiziksel olarak ne kadar zor bir iş olduğunu anlayamıyor. Tek başına altından kalkmak zor. Buna rağmen ayakta duran, yalnız yaşayan annelere, kaıdnlara destek olduğumuz söylenemez . Kadının yeri zaten yüksek değil, yalnız kadın daha beter, hele çocuklu ve yalnız kadın empati bile uyandırmıyor çoğu zaman. Görmezden gelme, olmamış gibi yapma, anlamamama, dinlememe... İyi ki yazmışsın.

Adsız dedi ki...

canım ablam düşünceli ablam bu ahmedcik geldi geleli sen pek bir düşünceli oldun.anne olmak bu olsa gerek hep seninleyiz hep yanındayız.Allah tüm yalnızlara yardım etsin..

balböcükleri dedi ki...

çocuğu olunca insan ne çok şey düşünüyor değilmi

İlknur dedi ki...

Ah ah anne yazar gercekten cok seyi gormezden gelmek bize kolay geliyor. Gormuyorsun dusunmuyorsun boylece oyle bir sorun yokmus gibi davranabiliyorsun.

Ozgurcum kadin olmak her zaman cok zor annelik bunun ustune bin kat daha sorumluluk yukluyor. Keske toplum olarak daha duyarli olabilsek tek basina bu yukun altindan kalkmaya calisan kadinlara.

Oglumun teyzesi biliyorum hep yanimda oldugunuzu zaten onun icin cok sansliyim ya.

Serpilcim valla anne olmak buyutuyor insani. Eskiden de herseyi dusundugumu sanirdim ama baska baska pencerelerden bakmaya basladim sayesinde..