Özgür bizi toptan mimlemiş. Annelik sözlüğü diyerekten… Acayip ilginç geldi. Bir de bu aralar yazasım yok başka şeyler. Ruhi durumum bir gelip bir gidiyor. Bir kendimi iyi hissediyorum. Herşey süper olacak diyorum. Bir benim ne işim var buralarda diyorum. Bu çocuğa annelik yapamıyorum adamakıllı diye kendimi sorgularken şimdi babalık ta yapmaya çalışmak yoruyor beni. Düşersem elimden tutup kaldıran olmayacak diye tökezlemeye bile korkuyorum bazen. Ağlamaya korkuyorum durduran çıkmayacak diye. Gündüzler öyle ya da böyle geçiyor da geceler katran karası geceler tadında... On günde çok ta yol katetmiş sayılmam. Biraz toparlansam yazacak ne çok ta şey var.
Oğlan epey yol katetti benim aksime. Çocuğun canı Avrupa görmek, Fransız mürebbiyelerde yetişmek istermiş :) Benim aylarca beceremediğim şeyler oldu bir haftada.İkinci diş te göründü. Emeklemeye başladı. Tutunup kalkmalar sağlamlaştı. Gaza geldim yürüme yardımcısı aldım ama pek sevmedi. Oyuncakları ile oynamayı tercih ediyor şimdilik. Uykusunu akşam 19.00 çekti kendi arzusuyla. Bu biraz iyi biraz kötü oldu. Gece onunla hiç vakit geçiremiyorum. Sabah beşte hortlayıveriyor.
Neyse dağıttım konuyu. Gelelim annelik sözlüğüne..
A Ahmet Ahmet Ahmetttt ve Aşk. Karşılıksız katıksız aşk.
B Blog, anne olmasaydım yazacak bu kadar şey bulurmuydum acep. Bu kadar çok anne ile tanışıp tecrübelerinden istifade edebilir miydim?
C Cee-e.
Ç Çalışma hayatı. Üzerine bol bol düşündüğüm mesele. Hala da düşünmüyor değilim. Bir yanım defet bırak herşeyi diyor. Sen doğurdun neden eller bakıp büyütsün diyor. Her sabah benim arkamdan akıttığı göz yaşlarına değer mi ki? Diğer yanım çalış sen seviyorsun bu işi bak itemedin elinin tersiyle diyor. Konu karışık ama diğer yanım önde şimdilik.
D Dede. Oğlumun yüzüne baka baka dedede diye tekrarlaması ve babamın yüzündeki tarif edilemez mutluluk.
Bir de Devran var. Doğum sonrası ebe hemşirem göbek adını koyayım mı dedi. Doğumdan yeni çıkmışım eşin doğmasını bekliyoruz. Bütün ağrılar (en azından çoğu diyeyim de gerçekçi olsun) bitmiş gitmiş. Yanda kuzucuğum ağlıyor. Senden kıymetli mi koy gitsin dedim. Devran olsun erkek arkadaşımın ismi dedi. Peki dedim.
E Evlilik. Bu konuda da kafam pek karışıktı. Ah çocuk oldu. Artık eskisi gibi zaman geçiremeyeceğiz. Aynı evde birbirimize yabancı olacağız ah vah falan diye derin korkularım vardı. Hiç te öyle değilmiş. Öyle olmak zorunda değilmiş. Ayrı bir güzelleşti evlilik. Artık boş zamanlarda dışarı çıkalım koşalım evde sıkılırız durumları yok. Ahmet var onunla oynamak var. Hep beraber gülmek eğlenmek var. (Tabi şu anda geçiçi bir süre askıya alındı o ayrı)
F Fransa. Annelikle ne ilgilisi var ama anneliğin yanında bana babalık misyonunu da yükleyen yer olarak tarih kitaplarında yerini alacak kendileri.
G Gaz meselesi. Mühim bir şey olduğunu Ahmet beyler sayesinde öğrendik. O gaz ya çıkacak ya çıkacak yoksa sonrası azap.
H Hamilelik. Kocamın eşsiz katkılarıyla hayatımın en güzel dönemlerinden biri. İnsanın 80 kiloyu aşmasına, kocaman karnına rağmen kendini acayip güzel bulabilmesi.
I Ilık kavramı. Ahmetin banyo suyu ılık mı? Muhallebisi yemeği ılık mı? Sorularında bolca kullanılan sıfat.
İ İlaçlar. 24 günlükken tanıştığımız çok şükür bir daha da yüzünü görmediğimiz, hiç te göresimiz olmayan, hiç bir annenin bebeğinin hastalığı ile imtihan edilmemesini dilediğimiz şeyler.
J Jel. Çocuğun dişi çıkacak sanarak 5 aydır ara ara çok huysuzlandığında sürdüğümüz arkasında da psikolojik olarak işte rahatladı bak dediğimiz şey. Bir kaç defadan sonra kullanmadım içime de sinmiyordu zaten.
K Kilolar kilolar......... Hamilelikte başarı ile sınırlar içinde kalan, doğum sonrası evde tatlı krizine girmem sayesinde üstüne tonlarca alınan kilolar. (İyi haber yanlız annelik bana yarıyor kilo veriyorum bir şekilde. Anlamadan diyet J)
L Lansinoh. Her derde deva kremimiz. Göğüs ucu çatlaklarına da pişiğe dönmeye çalışan kızarıklıklara da birebir.
M mamma mamma Ahmet beylerin bu aralar pek te sık söylediği şey.
N Nedense aklıma doğumu getiriyor. Her şey N ile başlıyordu. Hastane Nene hatun Hastanesi. Hamileliğimin ortasında tanıştığım Dr. Neslihan Şeker ve doğumumu yapan ömrüm boyunca ona duacı olduğum olacağım Dr. Neslihan Alan.
Bi de alınca sapıttığım Narkoz var tabi. Doğumdan çıkar çıkmaz annem nasıl olduğunu bilmezmiş gibi kocam da çok merak edermiş gibi tek tek doğumu anlatmak. Hiç susmamak.
O Organik besin. Ek gıdalarla hayatıma giren kavram. Kendi yediğine içtiğine hamileliğine kadar pek te dikkat etmeyen bünyenin çocukla beraber birden doğal yaşamcı olması.
Ö Özlem. Yanında da uyuyor olsa, gece uykusunda onu özlemek hem de çok özlemek. Oğlanı uyutup babasıyla başbaşa verip çekilmiş resimlerini seyretmek.
P Pırasa. Babasının oğlu çocuğumun yemediği tek yemek.
Paranoyaklık. Yanyana doğum yaptığım kendisini göremesem de sesini bol bol duduğum kızın bebeği ile benimkinin karışacağını sanmak. Kocamın merak etme karışacak gibi değillerdi bizimki onun iki katıydı demesine rağmen Ahmeti ilk görünce bana benzer taraflarını aramak. Çocuk uyumaz bir dert uyur ayrı dert. Nefes alıyor mu diye uykundan uyanıp kontrol etmek. Bakıcısı telefonun bir rakkamını yanlış yazdığı için bir bütün gün boyunca ulaşamayıp gittiğinde oğlumu orada bulacakmıyım diye dertlenmek.
R Raslantı (Sarı Çizmeliden kopya çektim) 25 Ekim günü doğarak annesi ile aynı gün babası ile aynı ayda doğmuş Ahmet beylerin bize hediyesi. İkimizin gönlünü de yaptı böylece.
S Sindrella sendromu. Lohusalık sonrası hele de sosyeteden annelerin doğum yapıp ertesi güne bikini ile gezdiğini görünce yaşanan sendrom. E ben hamileliğimde pek güzeldim şekerdim saçlarım harikaydı cildim ışıl ışıldı, nereden çıktı şimdi bu beden sendromu da denilebilir.
T Tracy Hogg tabiki. Bazıları kitapla çocuk mu büyütülürmüş diye burun kıvırsa da çok şey öğrendim ben oradan. Her çocuğa uymaz o ayrı ama bizimki pek bir istekli çıktı düzen konusunda. Ben biraz geç farkettim bu kitabı. O zamana kadar 2 aylık bebeğin sekiz saat nasıl uyanık durduğuna şaşıp kalırdım. Uyutulmayı beklermiş te haberim yokmuş. Yani bize pek uydu bu kitap çok faydalandım çok rahmet okuyorum kendilerine...
U Uyku. Derin uyuması ile bilinen annenin uyku ile sınavı. Annem sen nasıl uyuyorsun böyle çocuk olunca onun sesini nasıl duyacaksın diye hem içten hem dıştan yaşadığı tedirginlik ve benim mucizevi bir şekilde top patlasan bölünmeyen uykumun Ahmetin hık demesiyle açılması. Algıda seçiciliğin yeni boyutu.
Ü Üüürü...Ali Baba ve Çiftliğindeki horozun anne tarafından canlandırılması.
V Vak vak vak bu da. Baba söylediğinde Ahmetin sakinleştiği keşfedildikten sonra bin defa tekrarlanan sayesinde annenin öğrendiği yegane Arapça şarkıdaki “bit ul vak vak vak” şeklindeki söz dizisi.
Y Yaramazlık. Elin veletleri yapınca çık çık nasıl anne baba bunlar diye kınanan ama seninki kabloları terlikleri ısırmaya çalıştığında “ay büyüdün de yaramazlık ta mı yapıyorsun” şeklinde sevinen anne.
Z Zaman, zaman ne kıymetliymiş. Ahmetten önce ne çok zamanım varmış ve ben bu zamanı nasıl da boşu boşuna harcarmışım diye hayıflanmak.
Oğlan epey yol katetti benim aksime. Çocuğun canı Avrupa görmek, Fransız mürebbiyelerde yetişmek istermiş :) Benim aylarca beceremediğim şeyler oldu bir haftada.İkinci diş te göründü. Emeklemeye başladı. Tutunup kalkmalar sağlamlaştı. Gaza geldim yürüme yardımcısı aldım ama pek sevmedi. Oyuncakları ile oynamayı tercih ediyor şimdilik. Uykusunu akşam 19.00 çekti kendi arzusuyla. Bu biraz iyi biraz kötü oldu. Gece onunla hiç vakit geçiremiyorum. Sabah beşte hortlayıveriyor.
Neyse dağıttım konuyu. Gelelim annelik sözlüğüne..
A Ahmet Ahmet Ahmetttt ve Aşk. Karşılıksız katıksız aşk.
B Blog, anne olmasaydım yazacak bu kadar şey bulurmuydum acep. Bu kadar çok anne ile tanışıp tecrübelerinden istifade edebilir miydim?
C Cee-e.
Ç Çalışma hayatı. Üzerine bol bol düşündüğüm mesele. Hala da düşünmüyor değilim. Bir yanım defet bırak herşeyi diyor. Sen doğurdun neden eller bakıp büyütsün diyor. Her sabah benim arkamdan akıttığı göz yaşlarına değer mi ki? Diğer yanım çalış sen seviyorsun bu işi bak itemedin elinin tersiyle diyor. Konu karışık ama diğer yanım önde şimdilik.
D Dede. Oğlumun yüzüne baka baka dedede diye tekrarlaması ve babamın yüzündeki tarif edilemez mutluluk.
Bir de Devran var. Doğum sonrası ebe hemşirem göbek adını koyayım mı dedi. Doğumdan yeni çıkmışım eşin doğmasını bekliyoruz. Bütün ağrılar (en azından çoğu diyeyim de gerçekçi olsun) bitmiş gitmiş. Yanda kuzucuğum ağlıyor. Senden kıymetli mi koy gitsin dedim. Devran olsun erkek arkadaşımın ismi dedi. Peki dedim.
E Evlilik. Bu konuda da kafam pek karışıktı. Ah çocuk oldu. Artık eskisi gibi zaman geçiremeyeceğiz. Aynı evde birbirimize yabancı olacağız ah vah falan diye derin korkularım vardı. Hiç te öyle değilmiş. Öyle olmak zorunda değilmiş. Ayrı bir güzelleşti evlilik. Artık boş zamanlarda dışarı çıkalım koşalım evde sıkılırız durumları yok. Ahmet var onunla oynamak var. Hep beraber gülmek eğlenmek var. (Tabi şu anda geçiçi bir süre askıya alındı o ayrı)
F Fransa. Annelikle ne ilgilisi var ama anneliğin yanında bana babalık misyonunu da yükleyen yer olarak tarih kitaplarında yerini alacak kendileri.
G Gaz meselesi. Mühim bir şey olduğunu Ahmet beyler sayesinde öğrendik. O gaz ya çıkacak ya çıkacak yoksa sonrası azap.
H Hamilelik. Kocamın eşsiz katkılarıyla hayatımın en güzel dönemlerinden biri. İnsanın 80 kiloyu aşmasına, kocaman karnına rağmen kendini acayip güzel bulabilmesi.
I Ilık kavramı. Ahmetin banyo suyu ılık mı? Muhallebisi yemeği ılık mı? Sorularında bolca kullanılan sıfat.
İ İlaçlar. 24 günlükken tanıştığımız çok şükür bir daha da yüzünü görmediğimiz, hiç te göresimiz olmayan, hiç bir annenin bebeğinin hastalığı ile imtihan edilmemesini dilediğimiz şeyler.
J Jel. Çocuğun dişi çıkacak sanarak 5 aydır ara ara çok huysuzlandığında sürdüğümüz arkasında da psikolojik olarak işte rahatladı bak dediğimiz şey. Bir kaç defadan sonra kullanmadım içime de sinmiyordu zaten.
K Kilolar kilolar......... Hamilelikte başarı ile sınırlar içinde kalan, doğum sonrası evde tatlı krizine girmem sayesinde üstüne tonlarca alınan kilolar. (İyi haber yanlız annelik bana yarıyor kilo veriyorum bir şekilde. Anlamadan diyet J)
L Lansinoh. Her derde deva kremimiz. Göğüs ucu çatlaklarına da pişiğe dönmeye çalışan kızarıklıklara da birebir.
M mamma mamma Ahmet beylerin bu aralar pek te sık söylediği şey.
N Nedense aklıma doğumu getiriyor. Her şey N ile başlıyordu. Hastane Nene hatun Hastanesi. Hamileliğimin ortasında tanıştığım Dr. Neslihan Şeker ve doğumumu yapan ömrüm boyunca ona duacı olduğum olacağım Dr. Neslihan Alan.
Bi de alınca sapıttığım Narkoz var tabi. Doğumdan çıkar çıkmaz annem nasıl olduğunu bilmezmiş gibi kocam da çok merak edermiş gibi tek tek doğumu anlatmak. Hiç susmamak.
O Organik besin. Ek gıdalarla hayatıma giren kavram. Kendi yediğine içtiğine hamileliğine kadar pek te dikkat etmeyen bünyenin çocukla beraber birden doğal yaşamcı olması.
Ö Özlem. Yanında da uyuyor olsa, gece uykusunda onu özlemek hem de çok özlemek. Oğlanı uyutup babasıyla başbaşa verip çekilmiş resimlerini seyretmek.
P Pırasa. Babasının oğlu çocuğumun yemediği tek yemek.
Paranoyaklık. Yanyana doğum yaptığım kendisini göremesem de sesini bol bol duduğum kızın bebeği ile benimkinin karışacağını sanmak. Kocamın merak etme karışacak gibi değillerdi bizimki onun iki katıydı demesine rağmen Ahmeti ilk görünce bana benzer taraflarını aramak. Çocuk uyumaz bir dert uyur ayrı dert. Nefes alıyor mu diye uykundan uyanıp kontrol etmek. Bakıcısı telefonun bir rakkamını yanlış yazdığı için bir bütün gün boyunca ulaşamayıp gittiğinde oğlumu orada bulacakmıyım diye dertlenmek.
R Raslantı (Sarı Çizmeliden kopya çektim) 25 Ekim günü doğarak annesi ile aynı gün babası ile aynı ayda doğmuş Ahmet beylerin bize hediyesi. İkimizin gönlünü de yaptı böylece.
S Sindrella sendromu. Lohusalık sonrası hele de sosyeteden annelerin doğum yapıp ertesi güne bikini ile gezdiğini görünce yaşanan sendrom. E ben hamileliğimde pek güzeldim şekerdim saçlarım harikaydı cildim ışıl ışıldı, nereden çıktı şimdi bu beden sendromu da denilebilir.
T Tracy Hogg tabiki. Bazıları kitapla çocuk mu büyütülürmüş diye burun kıvırsa da çok şey öğrendim ben oradan. Her çocuğa uymaz o ayrı ama bizimki pek bir istekli çıktı düzen konusunda. Ben biraz geç farkettim bu kitabı. O zamana kadar 2 aylık bebeğin sekiz saat nasıl uyanık durduğuna şaşıp kalırdım. Uyutulmayı beklermiş te haberim yokmuş. Yani bize pek uydu bu kitap çok faydalandım çok rahmet okuyorum kendilerine...
U Uyku. Derin uyuması ile bilinen annenin uyku ile sınavı. Annem sen nasıl uyuyorsun böyle çocuk olunca onun sesini nasıl duyacaksın diye hem içten hem dıştan yaşadığı tedirginlik ve benim mucizevi bir şekilde top patlasan bölünmeyen uykumun Ahmetin hık demesiyle açılması. Algıda seçiciliğin yeni boyutu.
Ü Üüürü...Ali Baba ve Çiftliğindeki horozun anne tarafından canlandırılması.
V Vak vak vak bu da. Baba söylediğinde Ahmetin sakinleştiği keşfedildikten sonra bin defa tekrarlanan sayesinde annenin öğrendiği yegane Arapça şarkıdaki “bit ul vak vak vak” şeklindeki söz dizisi.
Y Yaramazlık. Elin veletleri yapınca çık çık nasıl anne baba bunlar diye kınanan ama seninki kabloları terlikleri ısırmaya çalıştığında “ay büyüdün de yaramazlık ta mı yapıyorsun” şeklinde sevinen anne.
Z Zaman, zaman ne kıymetliymiş. Ahmetten önce ne çok zamanım varmış ve ben bu zamanı nasıl da boşu boşuna harcarmışım diye hayıflanmak.


8 yorum:
tebrik ederim yine dökdürmüşsünüz saat gecenin 2 si ve ben sizin yazılarınızı okumakdan hiç sıkılmıyorum mütişdi ..
Derinsu
sizinki daha da muhteşem rastlantı olmuş ama.
bir de annem de benim uykularımdan korkarmış, çocuk ağlıyor diye gelip uyandırmak zorunda kalacağını düşünürmüş:))
çok güzel olmuş alfaben.
Zor dönem ama alışılacak. Bence büyük bir iş yapıyorsun, yapmalısın da. Sabır, sabır. Ahmet'in keyfi yerinde, senin de olsun kuzucum... Babiş de gelsin tez zmaanda. Olumlu düşünelim, olumlu olsun inşallahhhh...
Derinsu cok tesekkur ederim. Vallahi yazdiklarin motive ediyor :)
Saricizmeli butun annelerin ortak kaygisi mi nedirbu uyku meselesi?
Ozgurcum insallah. valla olumlu dusunmeye calisiyorum ama bazen elimde patliyor sonucu da olumlu olmayinca:)
Sözlük çok güzel olmuş. Yapmaya çalıştığınız işleri görünce size hayran kalıyorum. Sanırım çok cesaretlisiniz. Tabi Ahmet'te size çok yardım ediyor. 2-3 sene sonra başardıklarınıza inanamayacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Hamarat benim yaptigima cahil cesati demek daha dogru :) Islerin bu noktaya gelecegini kestirememek dusunmemeye calismak cok ta akillica olmadi. Basariyor muyum neyi basariyorum hic bilmiyorum. Ici beni disi seni yakiyor tadinda :)
sözlük değil tefsir olmuş :))
cnm bayadır yoktun.bende merak edip geldim meğer yazılar yazmışsın.tembelliğim tuttu benim.neyse yazışmak dileğiyle
Yorum Gönder