Nerden başlasam nasıl anlatsam çook yanlızdım o zaman... Paris Parisssss... türküsünü söylemekteyim. İlk başlarda Yasserin gidişine alışana kadar günler geçmek bilmedi. Eve internette bağlanmamıştı. Durumum yeterince içler acısı değilmiş gibi Aşk ve Gururu seyredip seyredip kendimi iyiden iyiye dertli etmiştim. Ayrılığımızın haftasına çok şükür internet bağlandı. Skypelar açıldı kavuştuk kocamla. Havalarda biraz serinleyince keyfimde pek yerine gelmişti. Zavallı evladımın babasını 14 inch bir bilgisayar ekranı sanmasının haricinde keyifler süperdi ki.. Kader ağlarını örmeye başladı.
İlk hafta bakıcısında gayet idare eden Ahmet bey ikinci hafta ayrılık korkusuyla tanıştı ve beni de tanıştırdı. İnanılmaz bir ağlama krizi yaşadı. Beni de tabiri caizse doğduğuma pişman etti. Eve üzerinize afiyet 37 adet merdivenle çıkılıyor. Ben sabah Ahmedi giydirip mama sandalyesinde bırakıp önden pusetini indiriyorum arkadan onu. Fakat o puseti indirme kısmında Ahmet öyle bir ağlıyor ki karşı mahalleden duyulur. Neler yapmadım ki. Bir aynanın önüne oturttum çok seviyor diye. Yok. Her türlü oyuncağını koydum yok. Asla yapmam dediğim şeyi de yapıp eline cep telefonumu bile tutuşturdum. Ona da yok. Kıyamet kopuyor. Bi de nefret ederim çocuk ağlamasından, sinir kalmıyor bende. Bakıcısıyla çok iyi beni karşıdan geliyor görünce hadi tekrar başlıyor ağlamaya yatana kadar böyle. Tuvalete gitmeme izin yok. Yerdeyse emekleye emekleye kapısına yapışıyor. Bir hafta sonunda artık ben sinirden bitmiştim. Aradım kocamı dedim ben geliyorum Türkiyeye bırakıyorum bu çocuğu anneme olmadı beceremedim. Sütten gene kesiverelim. Yapamayacağım. Neyse ki araya haftasonu girdi. Cumartesi biraz gezdirdim ama evde iş yapılması lazım. Kendime olsa umrumda değil temizlik te bu çocuk heryerleri elliyor. Çok şükür babası internet üzerinden oğlumuza baktı da ben biraz iş yapabildim. Ve strateji değiştirmeye karar verdim. Madem ayrı kalmak istemiyor hiç ayrılmayayım gözünün önünden felsefesi ile artık zorda olsa hem onu hem puseti indiriyorum. Puseti sürüklüyorum desem yeri. Haşatı çıktı ama umrumda değil. Ahmet ağlamıyor ya kafi. Derken oğlan yavaştan düzeldi. Uykuları bir garipleşti yanlız. Kendi kendine uyuma dönemini kapattık. İlla kucakta uyuyacak. Uykusu derinleşse de nasıl anlarsa yatağa koyduğumu hemen oturuveriyor içinde başlıyor ağlamaya. Bir iki günde böyle geçti derken bir gün ağlasa da bıraktım. Çıktım odadan ki nefes alayım sinirlerimi zaptedeyim. Beş dakka etrafta gezeyim derken baktım ses kesildi. Uyumuş bizimki. O huyunu da kaptım. Artık ağlasa da bırakıyorum beş dakka ağlayıp benden medeti kesince uyuyor.
Tek sıkıntımız kaldı annemi nasıl getireceğiz buraya. Pazartesi sabahı belediyeye gittim davet mektubu almak için. İlla oturma izni istiyorlar. Eee bu meretin ne zaman çıkacağı belli değil. Dertlendim. Ofise gelip başladım en uzun schengen vizesi kaç aylık olur ki diye aramaya. Bir baktım ki bizim lacivert pasaportlar haricinde pasaportlarda var. Yeşil kırmızı gri derken... Jeton trink etti düştü. Annemler yıllarca devlete hizmetin karşılığında farklı pasaport almışlardı. Hemen aradım öğrendim ki yeşil ve Fransa 3 aya kadar kalımlarda vize istemiyor bu pasaporta. Şimdiye kadar akıl edemediğim için kendime bol bol salaksın sen İlknur desem de keyfim bir yerine geldi ki anlatmak mümkün değil. Bir de hafta başı ofisimi değiştirdiler ve yeni gıcır gıcır bir bilgisayar verdiler. Kocaman ekran insanın çalışası geliyor. Ne zamandır hissetmediğim kadar mutluyum içim içime sığmıyor.
Derken bana bu kadar mutluluğu fazla bulan ev sahibim çıktı ortaya. Bir gece önceden arayıp kirayi çekle ödemememi para olarak istediğini söyledi. Bankadan o kadar para çekemeyeceğimi söyleyince tamam dedi kapattı. Ben de üstünde durmadım. Ertesi gün geldi. Elektrik suyu illa para olarak ödeyecekmişim. Nasıl kanıtlayacağım ödediğimi diyorum. Cevap yok. İyi öde çekle ve çıkın gidin evden ay sonunda dedi. Sinirlendi elindeki anahtarları masaya vurdu falan. Neden diye sorunca da, efendim evi satacak diye boş göstermişmiş te banka çeki görünce ondan para keseceklermiş te falan filan yani vergi kaçıracak. O gece öyle kapandı ertesi gün elektrik suyu almaya gelecek ama kime çattığını da daha bilmiyor. Gittim iş yerinde sordum soruşturdum bi de bana bu insan müsfettesini bulan adamlara bir mail attım. Herkes ağız birliği yapmış gibi aynı şeyi söylüyor. Sakın para olarak ödeme nasıl kanıtlarsın. Ödediğine dair belge olmalı elinde. Ayrıca seni öyle evden çıkın demekle çıkaramaz. Kontratın olmasa bile kira ödemesen bile okul dönemi evden çıkarması kolay değil. Fransada yasalar kiracıdan yana. Ben de bunun üstüne kendisine bir mail attım herkesin dediğini söyledim. Adam çirkinleşmek için bunu beklermiş. Bir de o kadar ingilizcesi yok zor konuşuyor bana çok düzgün bir mail geldi. Kime yazdırmışsa artık. Çok hayal kırıklığına uğramış davranışlarımdan ötürü. Evi satacaklar emlakçıda anahtar var. Ben yokken eve girmelerini istemiyorum demiştim ayrıca. Vah efendim ev benim değilmiş. Gerizekalıya eve ben yokken gelmesinler dedim. (Çünkü evi temizledim ettim ve ayakkabı ile girmiyoruz. Ama bu aklı evveli her eve geldiğinde uyarmam gerekiyor. Bir önceki gelişinde çıkartması önemli değil bir sonrakinde illa ayakkabı ile girecek...) Ben kirayı ödedikten sonra onun parayı ne yapacağı benim problemim değilmiş. Ister bildirir ister bildirmezmiş. Falan filan bir sürü yazmış bana. Ha bir de uyarmış. Dikkat edeymişim evde hiçbir şey kırılmasınmış verdiğim depozitten kesecekmiş. Sonunda da seninle tanışmak güzeldi diye bitirmiş. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu. İlk anda okkalı bir cevap yazacaktım fakat efendilik bende kalsın. Yarın kapı gibi bu evi bulduğum insanlara göstereyim diye bıraktım. Yazıp ta muhattap olamayacağım kendisiyle. Millet deliye ben akıllıya muhtaç şekilde dolanıyorum şimdilik. Adam başıma bela oldu ama yabancı oluşumu kullanmasına izin vermeye niyetim yok. Medeniyetin beşiğindeyiz ya kim görmezse neyse hakkım söke söke alacağım. O daha kiminle uğraştığını bilmiyor. Şimdi yine yeni bir ev arayışına da girdim. Zaten taşınacaktık ama hızlandı bizim taşınma işimiz.
İşte bizim son günlerdeki vaziyetlerimiz bunlar. Şöyle güzel bir post yazayım dedim ama gene olmadı galiba :P


20 yorum:
Allah kolaylık versin. Yabanci bir ulkede, bebekle bir basina olmak hic kolay degil. Annen gelince her sey kolaylasir insallah.
bizde de yatağa koyunca ağlama modası başladı. yatağı park yatak, sünger oluşu rahatsız ediyor diye düşünüyorum. şimdi karyolası yapılıyor yataştan yatak alacağız, bakalım değişen bir şey olacak mı.
üst dişlerden şüpheleniyorum ben de, ahmet kadar olmasa da eskisinden huysuz bizimki.
kul sıkışmadan hızır yetişmez, annen 3 ay yanında kalınca çoook düzene girer hepsi.
çok öptük...
Sabah sabah öyle kızdım ki Avrupa insan hakları mahkemesine başvurasım geldi. Pis evsahibi. Belki ev sahiplerinin milleti yoktur. Bizimki de bankaya yatırdığınız için gelir vergisi ödedim diye çemkirmişti. Aman muhatap olma, canını da sıkma. Kocaman ekran vermişler sana yaaa ne güzelll. Anne de geldi miydii misss misss...
ee hayirli olsun ilknur, sende tanismissin ayrilik korkusuyla, neler cektim ben , senin gibi bende bebek aglamasina dayanamayan biiyim malesef :( cok zorlandim, odadan sinirle cikip esimi yolladigimi bilirim kizimin yanina, sükürki gecti..
Cikmakta olacak olan dislerde bu ayrilik korkusuyla birlesince kabus olabiliyor, ama ahmetcigide anlamak gerekli, tanimadigi bir yerde, hissediyordur yalniz oldugunuzu, senin yalnizliginida hissediyordur emin ol,zamanla yoluna girecektir sadece biraz sabir ve zaman..
Su ev sahibide bence seni yabanci gördü ondan bu sekilde davranislar, benimde sana tavsiyem sakin elden para verme, ispatlayamazsin ve senin para ödemedigini iddia edip sorun cikartabilir..Kolay gelsin, umarim biran önce herseyi yoluna koyarsin, sevgiler
anam anamm
İlknurcum anneciğinin bir an önce yanına gelmesi için dua edeceğim.Bu arada o anlayışsız ev sahibini de şiddetle kınıyorum.Tavrına hayran kaldım doğrusu.Kadınsın diye hafife almasın seni. Biz nelerin altından kalkarız nelerin.Biz Türk kadınıyız !! :) seni ve oğlunu Öpüyorum sevgiler.
http://minikyavrum.blogspot.com
of İlknu içim bir fena oldu.Hemen taşın sen o evden.Ben olsam çoktan paranoyalara girmiştim.Korktum adamdan.Zaten Fransızlara oldum olası gıcığımdır:(
Anne ve Bebisi cok tesekkur ederim. Annem gelince hem dertlesecek arkadas cikacak bana hem de Ahmeti hergun evden cikartmayacagim icin icim cok daha rahat edecek.
Saricizmeli bizde ust disler kabarik bile degil. Onlara yoramiyorum. Donem donem belki olacak bunlar. Mevsim gecisi mi boyle yapti bizim cocuklari boyle. Iki Elalar Arca benimki seninki derken bir seyden etkilendiler toptan..
Ozgurcum herhalde milleti yok ya. Bende ne guvenmistim burada boyle problemler asla olmaz diye. turkiyede ev sahibimiz baska sehirde yasadigi icin 6 yildir yuzunu gormedim bu evden cikmayacak biraksak.
Melek kokusu biliyorum canim senin cektiklerini de. Hatta Ahmet cok abarttigi donem senin yazini okuyarak sakinlesmistim. Her cocuk yapiyor bunu diye kendimi ikna etmeye calisiyordum. aman bitsin gitsin bir daha da kapimiza ugramasin.
İlknurcum, Allah yardımcın olsun dilerim. Çok zor ve zahmetli günler geçiriyorsun umarım anneciğin gelince bir nebze olsun rahat edersin. Ahmetciği de anlamak lazım o da kendini çok yalnız hissediyordur. Sıkıntılarının bitip bir an önce feraha kavuşman dileğiyle.
Iclal cok tesekkur ederim. Valla bana da bir deli cesareti geldi ama dur bakalim sonumuz hayir olsun.
birben caktirma benim de icim fena :) Kapiyi siki siki kilitleyip arkasina sandalye koyuyorum :) Evi bulayim zaten niyetim cikmak. Ta nerelerden bunlarla ugrasmaya gelmedim ki buraya. Haklarini yemeyeyim bir ayi gecti hicbir fransizla problemim olmadi bu adam haricinde. Cok yardimci oluyorlar yoksa. Bu tip cikti iste.
Zeynepcim cok tesekkur ederim. Amin... Insallah hepsi gececek. Iyi dusunuyorum. Umutluyum. Hersey daha guzel olacak. Alisma donemi biraz sancili gececek yapacak bir sey yok :(
ilknurcum canım, okudum okudukça üzüldüm, atlayıp uçağa gelesim var... kolay gelsin demekten başka bir çare gelmiyor ama elimden. kul sıkışmayınca hızır yetişmezmiş der annem, belki güzel bi şeyler olacak belli :) annen gelse, koca yanına gelse, ahmet uyku düzenini oturtsa ohhh mis gibi... olur olur bütn bunlar olur... en çok babasının ekran vasıtası ile ahmeti oyaladığı sahne canlandı gözümde... hem güzel, hem tuhaf...
ayrıca ev sahibini kınıyoruzzzzzzzz
ilknur okuyunca gercekten fena oldum.özellikle oglanı evde mama sandalyesinde bırakıp gidişin çok etkiledi.en kısa sürede babaya kavuşmanızı diliyorum.hoşçakal
üst dişler kabarık olmaya bilir sen yan köpek dişlere bak.bende hep öyle diyordum ama çok zor 1-2 haftanın sonunda koca bir köpek dişi gördüm.
bizim türk zihniyeti orayta da gelmiş demek.hep türkelr böyledir sanardım.
Tekir canim cok saol. Atlayip gelmeyi dusunmen bile cok ince.
Ilknurcum valla hic aklima gelmemisti bi kontrol edeyim bakayim yanlar ne alemde. Acarsa agzini tabi. O iki tane disiyle bile bir isirmasi var evlere senlik.
Zehracim vallahi Turk zihniyetini gidip opecegim Turkiyeye ilk geldigimde. Yazacak o kadar cok sey var ki buradaki abukluklarla ilgili ama gitti de bi begenemedi derler diye yazamiyorum inanki.
Merhaba. İşiniz zor ama ne de olsa hepsi düzelir:) ilk günler aynı semtte taşınsan bile zordur. Değilki başka bir ülkeye. Ama beni yanlış anlamazsanız bir tavsiyem olabilir mi? Çocuk ağlamasına ben de tahammül edemeyenlerdenim ama Ahmet bu aralar boşuna ağlamıyor bence. Biz büyükler bile bir yere adapte olmayla ilgili problem yaşıyorken Ahmet bebeğin yaşadığı çok normal. Aylardır alıştığı evinde değil, babası da artık yanında değil, bambaşka bir dil konuşan başka bir kadının yanına gitmek zorunda :( Bir de psikoloji eğitimi almış biri olarak bebeği ağladığında yalnız bırakmanızı kesinlikle tavsiye etmem kendine güvensiz birey olmanın birinci adımı budur. Çocuk ağlayarak yardım talep eder siz onu duymazdan gelirseniz, bir süre sonra yorulup çağırmayason verir kendini önemsiz,değersiz hissedip güven problemi yaşar. Bu aralar onun da en az sizin kadar desteğe ihtiyacı var. Ve o da en az sizin kadr tüm bu yeniliklere gögüs germeye çalışan bir cesur yürek. Ona bakın ve kendinizi görün. Ben kesinlikle başaracağınıza eminim:)Dualarım sizinle:)
Anne yazar cok tesekkur ederim hem yorumun hem de tavsiyen icin. Cocuga aglarken cevap vermemenin iyi olmadigini okumustum ben de ama sen simdi guvensizlik deyince aman Allah korusun diyorum. Isteyecegim son sey kendine guvensiz bir insan yetistirmek. Gunduz isini cozdum gibi. Hic aglamasina izin vermiyorum ama iste tuvalete gitmeme bile tahammulu yok. Peki sunu sorayim yatarken de mi aglatmayayim. Yani onu huy edindi. Agliyor ben giriyorum yanina kucakta uyuyor yataga yatirinca gene agliyor. Bir kac gun bunu bes on defa tekrarladik. Bir keresinde rastgele farkettim biraz aglayip sustugunu. Hic birakmayayim mi o durumda da?
canim ya gecmis olsun kiyamam ben damadima ayrica gurbet elde yalnizlik ki hele daha zor allah yardimcin olsun canim benim öptüm güler
Yorum Gönder